KONYA’DA 2026 BEREKET YILI OLDU
Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası, son yılların en kurak dönemlerini geride bırakarak derin bir nefes aldı. Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, kentin su kaynaklarında yaşanan bu tarihi değişimi çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. Arslan, 2025 yılında alınan toplam yağış miktarı ile karşılaştırıldığında, 2026 yılının sadece ilk 5 ayında düşen yağışların neredeyse iki katına ulaştığını müjdeledi. Yaşanan bu olağanüstü yağış rejimi, ovadaki ekolojik dengeleri ve tarımsal sulama takvimini tamamen olumlu yönde değiştirdi.
CAN ÇEKİŞEN GÖLLER YENİDEN SU TUTUYOR
Hızlı ve yoğun gelen yağışlar, kuruma noktasına gelen ve bölge ekosistemi için hayati önem taşıyan sulak alanlara adeta can suyu oldu. Geçtiğimiz dönemlerde su seviyesi eksi 1 milyar metreküplere kadar gerileyen Beyşehir Gölü, bu bereketli dönem sayesinde neredeyse eski kotlarına yeniden kavuştu. Benzer şekilde, kuraklığın pençesinde tamamen kuruyan Akşehir, Eber ve Çavuşçu gölleri de uzun bir aradan sonra yeniden su tutmaya başlayarak eski canlı günlerine dönme sinyali verdi.
YER ALTI SULARI ÜZERİNDEKİ BASKI AZALDI
Doğanın sunduğu bu yağış bereketi, Konya’da yer altı su rezervlerinin korunması adına da altın değerinde bir fırsat yarattı. Geçtiğimiz yıl sulama yapabilmek adına henüz şubat ayında kuyularını açmak ve elektrik almak zorunda kalan Konyalı çiftçiler, bu yıl haziran ayına gelinmesine rağmen kuyularını daha yeni yeni çalıştırmaya başladı. Yer altı su kaynaklarının kullanımının geçen yıla oranla tam 4 ay boyunca ötelenmesi, rezervlerin sağlıklı ve kontrollü tüketilmesi yolunda bugüne kadar atılmış en büyük doğal adımlardan biri oldu.
BARAJLARDAKİ DOLULUK ORANLARI YÜZDE 3’TEN ZİRVEYE ÇIKTI
Yüzey sularındaki bu büyük artış, kentin içme ve sulama ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranlarına da doğrudan yansıdı. 2025 yılında adeta kuruma noktasına gelerek doluluk oranı yüzde 3’lere kadar gerileyen Apa Barajı, 22-23 milyon metreküp su hacmine ulaşarak yüzde 60 doluluk barajını aşmayı başardı. Şehrin bir diğer önemli su kaynağı olan Bağbaşı Barajı'nda da su miktarı 40 milyon metreküpün üzerine çıktı. Kritik seviyelerden bu noktalara gelinmesi sevinç yaratırken, yetkililer barajların önümüzdeki süreçte de beslenmeye devam edeceğini öngörüyor.
REHAVETE KAPILMAMALIYIZ: KURAKLIK TEHLİKESİ GEÇMEDİ
Yaşanan bu sevindirici tablonun yanı sıra geleceğe yönelik çok kritik uyarılarda bulunan Başkan Şükrü Arslan, mevcut durumun kimseyi bir rehavete sürüklememesi gerektiğini vurguladı. Bilimsel olarak kuraklığın tanımında, uzun yıllar süren kurak periyotların ardından ani ve çok hızlı gelişen yağış rejimlerinin yer aldığını belirten Arslan, şu an yaşanan durumun tam olarak bu döngüye uyduğunu ifade etti. Ağır geçen 2024 ve 2025 kuraklığının ardından çok hızlı yağış alan bir 2026 sezonu yaşandığını hatırlatan Arslan, sonraki yıllarda yeniden kurak bir döneme girme ihtimaline karşı yüzey ve yer altı sularının çok dikkatli, temkinli ve gelecek nesilleri düşünecek şekilde israf edilmeden kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
YAĞIŞLAR DERİNDEKİ YER ALTI SULARINI HENÜZ ETKİLEMEDİ
Halk arasında oluşan yanlış bir algıyı da düzelten Arslan, mevcut yağışların şu aşamada derin yer altı su kaynaklarını beslemesinin imkansız olduğunu açıkladı. Konya Kapalı Havzası'ndaki yer altı sularının aşırı kullanım nedeniyle ikinci ve hatta üçüncü akifer seviyelerine kadar düştüğünü belirten Arslan, çiftçilerin suyu artık 200 ila 300 metre derinliklerden çekebildiğini söyledi. Yüzeye düşen yağmurların bu kadar derin katmanlara bir anda ulaşmasının mümkün olmadığını ifade eden Başkan Arslan, bu suların şimdilik sadece barajlar, göller ve nehirler gibi yüzey sularını doldurduğunu, yer altı rezervlerine doğrudan bir katkısının henüz söz konusu olmadığını belirterek sözlerini tamamladı.




