İstanbul genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları barınma sektöründe daha önce benzeri görülmemiş bir hareketliliğe yol açıyor. Güvenli konut arzını artırmayı hedefleyen yenileme projeleri, kiralık daire bulmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Megakentin merkezi ilçelerinde eski binaların yıkılarak yeniden yapılması süreci, binlerce aileyi aynı anda kiralık konut arayışına sevk ediyor. Bu durum, piyasadaki mevcut dengeleri tamamen altüst ederken, kiralık evlerin adeta karaborsaya düşmesine neden oluyor.
Avrupa yakasında Bakırköy, Bahçelievler, Zeytinburnu, Bağcılar, Beşiktaş, Florya ve Yeşilyurt gibi lokasyonlarda gayrimenkul bulmak imkansız seviyeye ulaştı. Anadolu yakasında ise Kadıköy ve Bağdat Caddesi güzergahında benzer bir tablo gözlemleniyor. Yapılan piyasa analizleri, bahsi geçen popüler bölgelerdeki kira bedellerinin sadece son birkaç aylık zaman diliminde %5,0 ile %10,0 oranında ani bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri, bütçesi yeterli olan vatandaşların bile mülk sahipleri tarafından belirlenen yeni ve katı kriterler nedeniyle eli boş döndüğünü vurguluyor.
Konut Sektöründe Dijital İlan Dönemi Sona Eriyor
Gayrimenkul sahiplerinin son dönemde benimsediği yeni pazarlama stratejileri, geleneksel internet ilanlarının arka plana itilmesine yol açıyor. Evlerini kiraya vermek isteyen mülk sahipleri, emlak ofislerine verdikleri talimatlarda dijital platformlarda kesinlikle paylaşım yapılmamasını şart koşuyor. İnternet sitelerindeki ilan takibinden kaçınma eğilimi, kiralık konut piyasasının tamamen yeraltına çekilmesine ve fısıltı gazetesiyle yönetilmesine zemin hazırlıyor.
Bu gizlilik politikasının arkasında ev sahiplerinin iki temel stratejik amacı yer alıyor. Birinci gerekçe olarak, talep edilen yüksek bedellerin dijital ortamlarda kalıcı bir iz bırakmasının ve resmi kayıtlara girmesinin istenmemesi gösteriliyor. İkinci olarak ise ilana çıkan gayrimenkuller için gelen yüzlerce telefon trafiğiyle uğraşmak yerine, sürecin daha kapalı ve kontrollü yürütülmesi hedefleniyor. Ev arayan vatandaşlar artık internet başında vakit geçirmek yerine, mahalle mahalle gezerek fiziki emlakçıları ziyaret etmek zorunda kalıyor.
Kiralık Konut Arayışında Kentsel Dönüşüm Önceliği
Emlak ofislerine başvuran vatandaşlar, son aylarda daha önce hiç karşılaşmadıkları yeni bir eleme sistemiyle karşı karşıya kalıyor. Telefonu açan veya müşteriyi karşılayan gayrimenkul danışmanları, bütçe analizinden önce kişinin mevcut durumunu sorgulamaya başlıyor. Sektörde adeta bir parola haline gelen "Kentselci misiniz?" sorusu, kiralık daire kiralamak isteyenlerin önündeki en büyük barajı oluşturuyor.
Mülk sahipleri arasında hızla yayılan bu sosyal önceliklendirme yaklaşımı, evi kentsel dönüşüme giren ve inşaat süresince geçici olarak barınacak yer arayan kişileri ilk sıraya taşıyor. Kentsel dönüşüm mağduru olmayan, sadece ev değiştirmek isteyen normal vatandaşlar ise bu yeni sıralamada doğrudan devre dışı bırakılıyor. Ev sahiplerinin bu profili seçmesindeki en büyük etken, dönüşüm kiracılarının projeleri bittiğinde evden çıkma ihtimallerinin daha yüksek görülmesi olarak değerlendiriliyor.
Fırsatçılık İddiaları Piyasayı Karıştırmaya Devam Ediyor
Kentsel yenilenme sürecinin yarattığı arz yetersizliği, emlak piyasasında fırsatçılık iddialarını da beraberinde getiriyor. Bölgesel olarak yaşanan yoğun talep patlamasını kazanca çevirmek isteyen bazı çevreler, fiyat mekanizmasını manipüle ederek suni bir pahalılık yaratıyor. Bu durum, acil barınma ihtiyacı olan ve evini boşaltmak zorunda kalan ailelerin mağduriyetini katlayarak artırıyor.
Sektör uzmanları, denetim mekanizmalarının dijital mecralardan fiziki emlak ofislerine kaydırılması gerektiğine dikkat çekiyor. İnternette yer almayan gizli portföyler üzerinden yürütülen kayıt dışı kiralama faaliyetleri, piyasadaki gerçek fiyat endeksinin tespit edilmesini de zorlaştırıyor. Yaşanan bu tıkanıklığın çözülmesi amacıyla yetkililerin yakın zamanda emlak ofislerine yönelik saha incelemelerini sıklaştıracağı belirtiliyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




