Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalı çalışanların vefat etmesi durumunda geride kalan aile fertlerini güvence altına alan ve pek çok kişinin varlığından haberdar olmadığı önemli mali programlar yürütüyor. Kurumun sunduğu bu kritik yardımlar, zor günlerde aile bütçelerine can suyu olurken, başvuru yapılmadığı için her yıl milyonlarca liralık hak ise ne yazık ki kasada kalıyor. Ölüm sigortası sistemi çatısı altında sunulan bu özel paketler; geride kalanlara bağlanan düzenli gelirlerden, tek seferlik toplu ödemelere ve evlilik çağındaki yetim genç kızlara uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Altın alacaklar ve satacaklar dikkat! Konya’da haftanın son kapanış rakamları nasıl?
Altın alacaklar ve satacaklar dikkat! Konya’da haftanın son kapanış rakamları nasıl?
İçeriği Görüntüle

Vefat eden sigortalının yakınlarına sunulan bu imkanlar arasında düzenli olarak ödenen maaşların yanı sıra evlenme ödeneği olarak bilinen çeyiz parası ve defin işlemlerini kolaylaştıran cenaze desteği gibi hayati kalemler yer alıyor. Uzmanlar, vatandaşların büyük bir kısmının haklarını tam olarak bilmediğini ve bu durumun ciddi bir mali kayba yol açtığını sıklıkla dile getiriyor. Sosyal devlet anlayışının en somut örneklerinden biri olan bu ödenekler, geride kalan aile bireylerinin yaşam standartlarını korumayı ve onları beklenmedik kriz anlarında kimseye muhtaç etmemeyi temel vizyon olarak benimsiyor.

Geride Kalan Aile Bireylerine Bağlanan Ölüm Aylığının Temel Şartları

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan ölüm aylığına hak kazanabilmek için, hayatını kaybeden sigortalı bireyin belirli bir süre boyunca prim ödemiş olması ve sistemde kalması şartı aranıyor. Mevzuattaki genel çerçeve incelendiğinde, vefat eden kişinin en az 1800 gün boyunca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi yatırmış olması, hak sahiplerinin bu düzenli maaş için başvuru yapabilmesinin önünü açıyor. Bu prim gün sayısını dolduran kişilerin aileleri, kuruma yazılı olarak müracaat ettikleri takdirde yasal olarak belirlenen oranlarda aylık almaya hak kazanıyor.

SSK kapsamında işçi olarak çalışan sigortalılar için ise sistem daha farklı ve esnek bir kolaylık sunarak en az 5 yıllık sigortalılık süresi ile birlikte 900 gün prim şartını yeterli buluyor. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken çok kritik bir hukuki detay bulunuyor; askerlik, doğum ya da yurtdışı borçlanması gibi yöntemlerle sonradan satın alınan prim günleri bu 900 günlük asgari sınırın hesaplanmasında kesinlikle dikkate alınmıyor. Dolayısıyla borçlanma haricinde fiili olarak 900 günlük çalışmanın tamamlanmış olması, geride kalanların mağdur olmaması adına en temel yasal zorunluluk olarak öne çıkıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumunun Sunduğu Maddi Ödeneklerden Faydalanabilecek Kişiler

Vefat sigortasından doğan maaş ve toplu para yardımlarından öncelikli olarak hayatını kaybeden sigortalının resmi nikahlı eşi ile yasal olarak bakmakla yükümlü olduğu çocukları faydalanabiliyor. Eşlerin maaş alabilmesi için vefat tarihinde yasal evlilik bağının bulunması yeterli olurken, erkek çocuklara öğrenim durumlarına göre belirli yaş sınırlarına kadar, kız çocuklarına ise evlenmedikleri sürece düzenli gelir aktarımı yapılıyor. Belirli gelir kriterlerinin altında kalan ve muhtaçlığı kanıtlanan anne ile babalar da yasal hiyerarşide kendilerine yer bulabiliyor.

Kurum, düzenli maaş ödemelerinin haricinde aile birliğini korumak ve gençlerin yuva kurmasını desteklemek amacıyla yetim aylığı alan kız çocuklarına evlendikleri dönemde tek seferlik evlenme ödeneği hakkı da tanıyor. Kamuoyunda çeyiz parası olarak adlandırılan bu destek, kız çocuklarının aldıkları son maaşın 24 katına kadar ulaşan toplu bir miktarı kapsıyor. Aynı zamanda vefat eden sigortalının defin masraflarının hafifletilmesi amacıyla, cenaze işlemlerini üstlenen birinci derece yakınına ya da faturayı ibraz eden kişilere de tek seferlik cenaze ödeneği aktarılıyor.

Yasal Düzenlemeler Doğrultusunda Destek Programlarının Tamamen Kapsam Dışı Bıraktığı Kişiler

Sosyal güvenlik mevzuatı, haksız kazanç elde edilmesinin ve hukuka aykırı durumların önüne geçebilmek adına belirli şartlarda bazı kişilerin bu ödeneklerden yararlanmasını tamamen engelliyor. Türk Ceza Kanunu kapsamında, sigortalı bireyi kasten öldürdüğü mahkeme kararıyla sabit olan veya bu suça teşebbüs eden kişilere kesinlikle ölüm aylığı ya da toplu ödeme yapılmıyor. Devlet, kendi fiiliyle hak doğurmaya çalışan suçluları sistemin tamamen dışına iterek adaletin sosyal güvenlik alanında da tecelli etmesini sağlıyor.

Benzer şekilde, ağır bir suç veya kusur nedeniyle mahkemeler tarafından mirasçılıktan çıkarılanlar ya da aile hukukundan doğan temel yükümlülüklerini yerine getirmediği için miras hakkını kaybeden kişiler de bu yardımlardan mahrum bırakılıyor. Uzmanlar, aile içi şiddet veya hukuki ihlaller nedeniyle haklarını kaybeden bu kişilerin dışında kalan temiz sicilli vatandaşların ise hiçbir şekilde hak kaybı yaşamaması gerektiğinin altını çiziyor. Bu bağlamda, hak sahiplerinin e-Devlet kapısı üzerinden veya en yakın merkez müdürlüğüne giderek sosyal güvenlik haklarını titizlikle sorgulamaları tavsiye ediliyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım