Kıbrıs'ta görülmesi gereken yerlerin başında ise Mavi Köşk geliyor. İtalyan asıllı rum silah kaçakçısı Paolides'in evi olan Mavi Köşk, o dönemde kan üzerinden zengin olan silah kaçakçılarının şatafatlı hayatını göstermesi açısından ibretlik bir mekan olarak ziyaretçilere gezdiriliyor
Kıbrıs Barış Harekatından önce yani 1963-1974 yıllarında adada acılar yaşanırken bu yaşanan acılardan zengin olanlar da vardır. Kıbrıslı Türklere katliam yapmaları için Rum çetelerine silah temin eden silah tüccarları, kan üzerinden lüks bir hayat sürmüşlerdir. Bu silah tücarlarından biri de İtalyan asıllı rum olan Paulo Paolides'dir. 1956 yılında adaya gelen Paolides, dönemin en görkemli köşklerinden birini de yaptırmış. Mavi Köşk ismini verdiği bu köşk, Kuzey Kıbrıs'ın en dikkat çeken yerlerinden birini oluşturuyor. ODTÜ Kuzey Kıbrıs kampüsü Kurumsal İletişim Müdürlüğüyle yetkilileriyle birlikte köşke gittik. Köşke gittiğimiz de gördüğümüz manzara karşısında oldukça şaşırdık. Çünkü köşke değil sanki saraya gelmiştik...
KÖŞK YILDIRIM KIŞLASI'NDA
Kuzey Kıbrıs'ın çok fazla bilinmeyen yerlerin başında gelen Köşk, Güzelyurt'tan Girne'ye giderken Beşparmak Dağları'nın bittiği yerde bulunan Yıldırım Kışlası içinde yer alıyor. Mavi Köşk'e girmek için sıkı bir kimlik kontrolünden geçiyorsunuz. Kontrolün ardından sağlı sollu ağaçlarla kaplı yolu aştıktan sonra Mavi Köşk'e ulaşılıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından korunan köşkün, rehberliğini de askerler yapıyor. Köşkü en ince detaylarına kadar anlatan askerler, köşkteki temizliğe de dikkat ediyorlar. Bu açıdan köşkü gezerken galoş giymek mecburi. Fakat ilgimi çeken fotoğrafın yasak olması. Yasak olmasının anlamı ne bilmiyorum. Flaş ışığı eşyalara zarar veriyor deniyorsa, flaşsız fotoğraf çektirilebilir. Askeri koruma altında bulunan tüm yerlerde bu sorun var; “Fotoğraf çekemezsin.” Gezdiğimiz yer kışlanın karargahı değil ki. Ziyaretçilere açılmış bir yer. Bu açıdan Genelkurmay Başkanlığı ya turistik alanlarda “yasak” kelimesini kaldırmalı ya da bu alanları sivil memurlara devretmelidir.
MAKARİOS'UN AVUKATLIĞINI YAPMIŞ
Paolides ise İtalyan asıllı rum. Aynı zamanda avukat. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios'un avukatlığını yapmıştır. Avukatlık mesleğini ise silah kaçakçılığı kimliğinin gizlemek için seçmiş. Makariosla yakın ilişkiler kuran Paolides, böylece adada rahat hareket edebilme imkanına kavuşmuş ve Rum çetelerine de çok kolay silah satmış.
Paulo Paolides, Mavi Köşk'ü öyle bir noktaya inşa etmiştir ki dönemin mühendislik dehası olan bir yapı diyebiliriz. Beşparmak Dağları'na gizlenmiş olan Köşk, denize hakim bir konumda olmasına rağmen köşkten bakınca kıyı şeridi görünürken, kıyıdan bakınca köşk gözükmemektedir. Böylece köşkün yerinin bilinmemesinin önüne geçilmiştir. Silah kaçakçıları kıyıya geldiklerin de Paulo Paolides'e fener işaretleriyle geldiklerini bildirmişlerdir. Köşke'ten fener ışıklarını gören Paolides, silahları köşke taşıttırırmış. Silahları köşkte mahzenlere gizlemiş ve anlaştığı Rum çetelerine de silahları satıyormuş.
ZEVKİNE DÜŞKÜN BİRİ
Paolides, silah kaçakçısı olmasının yanında zevkine düşkün biri. Bu anlamda köşkü de sanat eserleriyle süslemiş. İki kat üzerine 13 oda olarak inşa edilen köşk, 20. yüzyıl modern doğu ve batı mimari teknikleri ile yapılmış olmasına karşın İtalyan ve Akdeniz bölgesi mimari özellikleri de taşıyor. Bir anlamda dünya kültür ve sanat anlayışını köşkte buluşturmuş diyebiliriz. Köşkün içinde çok sayıda sanat eseri mevcuttur. Paha biçilmez tablolar, biblolar, içki dolapları, halılar bugün dahi sergileniyor. Bu nedenle oda da bulunan her sanat eserinin ayrı bir anlamı vardır. Örneğin köşke misafir geldiğinde çocuklar sarı masada, yetişkinler mavi masada ve mafya ve silah kaçakçıları ise kırmızı masada yemek yemektedir. Böylece servislerin karışması önlenmiştir. Aynı zamanda Westinghouse marka merkezi klima sistemini de yaptırmış. Böylece adanın bunaltıcı sıcaklığında evin içinin serin kalmasını sağlamıştır. Kuş tüyü yastıklı stres koltukları, piyanolar, mevsime göre renk değiştiren bukalemun derisinden içki dolabı, kristal şarap bardakları, italyan el işi yer döşemeleri, 24 saat şarap akan aslanlı çeşmesi, özel sirtaki taverna bölümü, deprem uyarı cihazı gibi düzenlemeleriyle Köşk, savaşın ortasında bir saray konumuna getirilmiştir...
KÖŞKTE SÜT HAVUZU DA VAR
Paolides, aynı zamanda kadınlara düşkün de biri. Bayan misafirleri için köşke süt havuzu da yaptırmış. Süt havuzu müzik odasının hemen yanında yaptırılmış. Bayan misafirleri süt banyosu yaparken bir yandanda müzik dinleyerek rahatlaması sağlanmış. Dönemin ünlü aktristlerinden Sophia Loren'nde köşke gelerek süt banyosu yaptığı söylenmektedir. Aynı şekilde bahçedeki dönemin en modern yapılarından olan havuzda Paolides'in kadınlara düşkünlüğünün bir göstergesi. Anlatılanlara göre Paolides, havuzda kadınlar yüzürken balkona çıkar ve elindeki elmanın yarısını yedikten sonra havuza atarmış. Elmayı havuzda ilk önce kim kaparsa geceyi onunla geçiriyormuş...
SİLAH KAÇAKÇISI AMA KORKULARI VAR
Köşkü gezerken Paolides'in korkularını da görebiliyorsunuz. Bu korkuları nedeniyle köşkü hakim bir konuma yaptırmış. Korkularının başında ise bir saldırıya uğramak ya da öldürülmek gelirmiş. Tipik mafya babası korkuları diyebiliriz. Bu nedenle dua dahi ederken arkasını koruma altına almak için Uzakdoğu'dan odanın her tarafını görebilecek dokuz boyutlu güvenlik aynası getirmiş. Bahçe güvenliğinin sağlamak için de kıyı şeridinden gelebilecek saldırılara karşı makineli tüfek mevzileri yaptırmış. Kıbrıs Barış Harekatında da bu mevzilerden açılan ateş sonucu çok sayıda şehit verilmiş. Bir saldırı anında kaçmak için yatağının hemen arkasında çıkış kapısı olan bir tünel de yaptırmış. Nitekim yine Kıbrıs Barış Harekatı'nda da bu tünelden kaçmış.
İNCE RUHLU BİR YAPIYA DA SAHİP
Paolides, avukat, silah kaçakçısı ve mafya babası olmasının yanında bakımına da özen gösteren bir yapıda olduğunu da yatak odasından görebiliyorsunuz. Kendisine ait makyaj dolabı bulunan Paolides'in banyodaki pembe bornozuyla ne kadar ince ruhlu olduğunu da fark ediyorsunuz. Demek ki o dönem bembe bornoz giymek mafyacılığın inceliklerindenmiş! Paolides, hiç evlenmemesine rağmen çocukları çok seven bir yönü de var. Bu yönü nedeniyle köşkten ayrı inşa edilen ve depreme dayanıklı bir çocuk odası yaptırmış. Olası bir deprem de binanın tamamı çökse bile çocuk odasının ayakta durması hesaplanmış.
KÖŞK BİRÇOK SIRRI BARINDIRIYOR
Köşk bugün dahi birçok sırrı içinde barındırıyor. En önemli sır ise Paolides'in özel kasasında bulunan anahtar. Anahtar köşkte tüm kapılara denendiği halde hiçbir kapıya uyumlu olmamış. Anahtarın nereyi açtığı bugün dahi bilinmiyor. Anahtar Genelkurmay Başkanlığı tarafından saklanmaya devam ediyor. Anahtar Paolides'in giderken patlattığı silah mahzenlerindeki bir deponun da anahtarı olabilir. Öğrenmek için köşkte Arkeoloji uzmanlarıyla birlikte kazı yapılmalıdır. Ayrıca patlattığı tünellerde bugünün teknolojiyle yeniden açılabilir. Sonuçta tünellerin belli bir bölümünün sağlam olduğu söyleniyor. Üstelik silah mahzenleri ve tünelin açılması daha çok insanın köşke gelmesini sağlayacaktır. Köşkü çok iyi bir şekilde inşa eden Paolides'in kasasından çıkan bu anahtar köşkte muhakkak bir kilidi açıyordur. Belki de köşkün içinde gizli olan bir kasanın anahtarıdır. Önemli olan araştırıp anahtarın kilidini bulmaktır.
BARIŞ HAREKATINDA KÖŞKÜ TERK EDİYOR
Paolides, Doğu ve Batı sanatını buluşturarak yaptırdığı köşkü 1974 barış harekatı sırasında arkasında bırakarak İtalya'ya kaçmak zorunda kalmıştır. Kaçarken yatak odasında bulunan ve İngiliz köyüne doğru giden kendi yaptırdığı gizli tünelleri kullanmış. Tünelleri kaçarken patlattığı için tam olarak nereye açıldığı bilinmemektedir. Paolides köşke bir gün dönerim umudunu ise hiçbir zaman kaybetmemiştir. Bu nedenle köşkün ihtiyaçlarını düzenli olarak hizmetçilerine göndermiştir. Fakat bir türlü köşke dönme fırsatını yakalayamamıştır. Paolides'in sonu ise tüm mafya babaları gibi olmuştur. 1986 yılında İtalya'da katıldığı bir mafya toplantısında öldürülmüştür.
MÜZE OLARAK HİZMET VERİYOR
Bugün Mavi Köşk, bir ibret müzesi olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin himayesinde ziyaretçilere açılmıştır. O dönemde kan üzerinden para kazananların savaşın içinde nasıl lüks bir hayat sürdüklerini göstermek açısından Mavi Köşk'ün görülmesi önemlidir. Bu gün Kıbrıslı Rumlar ve Türkler dahi köşkü görerek, kendileri aç ve sefalet içinde acı çekerken, silah tüccarının şatafatlı hayatını üzülerek görmektedir.
İzlenimlerin devamı yarın...





