Ortaya çıkan veriler, Türk yükseköğretim sisteminin son yıllarda geçirdiği niteliksel dönüşümü ve küresel istihdam piyasalarındaki yükselen grafiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle mezunların iş dünyasındaki karşılığını ölçen parametrelerde gelen veriler, küresel şirketlerin rotayı Türkiye'deki kampüslere çevirdiğini kanıtlıyor. Yayınlanan raporda, akademinin yanı sıra iş dünyasının eğilimleri de geniş yer buldu. Akademik itibar, öğretim üyesi başına düşen atıf oranları, uluslararasılaşma düzeyleri ve sürdürülebilirlik gibi çok yönlü kriterlerin değerlendirildiği endekste, Türkiye’deki üniversitelerin elde ettiği sonuçlar memnuniyet yarattı. Küresel devlerin insan kaynakları yöneticileri tarafından yapılan değerlendirmeler, Türk mezunlarının dünya genelinde rekabet gücü en yüksek profesyoneller arasında yer aldığını gösteriyor.

ÜÇ DEV İSİM DÜNYANIN İLK 100 LİSTESİNDE: İŞ DÜNYASINDAN TAM NOT
Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds tarafından ilan edilen 2027 Dünya Üniversiteleri Sıralaması, Türk eğitim kurumlarının iş dünyasındaki prestijini tescilledi. Küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin ve işverenlerin anketleriyle şekillenen "İşveren İtibarı" kategorisinde, Türkiye’den üç köklü üniversite dünyanın en seçkin 100 kurumu arasına girmeyi başardı. Ortaya çıkan tabloda Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş dünyasının gözünde 63'üncü sıraya yerleşerek Türkiye’nin bu alandaki en yüksek puanlı kurumu oldu. Onu hemen ardından 73'üncü sırada yer alan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve 75'inci sırada kendine yer bulan Boğaziçi Üniversitesi takip etti.

İstihdam edilebilirlik oranlarında da çarpıcı sonuçlar elde edildi. Mezun istihdam başarısı kriteri incelendiğinde, Boğaziçi Üniversitesi dünyada 93'üncü sıraya yerleşerek küresel arenada mezunları en hızlı ve en nitelikli şekilde iş bulan ilk 100 üniversiteden biri olma unvanını kazandı. Eğitim stratejilerinin iş dünyasının dinamik ihtiyaçlarıyla ne kadar uyumlu olduğunu gösteren bu veriler, Türk üniversitelerinin sadece teorik bilgi üretmediğini, aynı zamanda küresel piyasada doğrudan karşılığı olan nitelikli insan kaynağı yetiştirdiğini de belgeliyor.
KÜRESEL ARENADA BÜYÜK YARIŞ: İLK 500 VE İLK 1000 BANDINDAKİ TÜRK ÜNİVERSİTELERİ
Dünya genelinde 106 farklı ülke ve bölgeden 1504 üniversitenin titizlikle incelendiği bu devasa sıralamaya Türkiye toplamda 25 üniversitesiyle adını yazdırmayı başardı. Genel sıralama sonuçlarına bakıldığında, ilk 500 içerisine 6, ilk 1000 içerisine ise 11 Türk üniversitesi girmeyi başardı. Listenin Türkiye ayağında zirve değişti; İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) büyük bir ivme yakalayarak 279. sıraya yükseldi ve ülkenin en üst sıradaki temsilcisi oldu. Listenin devamında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 305'inci, Koç Üniversitesi 329'uncu, Boğaziçi Üniversitesi 345'inci, Sabancı Üniversitesi 357'nci ve Bilkent Üniversitesi 454'üncü sırada yer alarak dünyanın en seçkin ilk 500 üniversitesi arasındaki yerlerini sağlamlaştırdı.
İlk 1000 içerisindeki rekabette de Türkiye'nin güçlü temsilcileri yer aldı. Hacettepe Üniversitesi 570'inci sırada kendine yer bulurken, İstanbul Üniversitesi 629'uncu, Yıldız Teknik Üniversitesi 634'üncü, Ankara Üniversitesi 731-740 bandında ve Gebze Teknik Üniversitesi ise 851-900 bandında sıralamaya dahil olarak ilk 1000 kulübünü tamamladı. Bu elit grubun hemen ardından gelen ve 1000-1500 bandında listelenen diğer başarılı kurumlar ise şu şekilde sıralandı: Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Özyeğin Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi.

YÖK BAŞKANI ÖZVAR: MEZUNLARIMIZIN KÜRESEL ÖLÇEKTE TERCİH EDİLMESİ EN BÜYÜK KAZANIMIMIZ
Elde edilen tarihi başarıların ardından yükseköğretimin yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, son yıllarda yürütülen stratejik çalışmaların meyvelerini topladıklarını belirtti. Yükseköğretim Kurulu tarafından kararlılıkla uygulanan kalite odaklı eğitim politikalarının, üniversitelerin araştırma altyapılarını güçlendirmeye yönelik teşviklerin ve sanayi-üniversite iş birliklerinin bu başarıda kilit rol oynadığını vurgulayan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, uluslararasılaşma stratejilerinin küresel endekslerdeki yükselişi hızlandırdığını ifade etti.
Ortaya çıkan somut sonuçların Türk yükseköğretim sisteminin doğru yolda ilerlediğini açıkça teyit ettiğini aktaran Özvar, mezunların sadece yerel pazarda değil, küresel ölçekte de aranan, rekabet gücü yüksek profesyoneller olarak öne çıktığını dile getirdi. Dünyanın en büyük işverenlerinin Türk üniversitelerinden mezun olan gençlere duyduğu güvenin artmasının stratejik bir kazanım olduğuna dikkat çeken Özvar, elde edilen bu başarıların rastlantısal olmadığını, planlı adımların bir sonucu olduğunu ve Türk üniversitelerinin küresel rekabet gücünü artırmaya kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi.




