Hayatın insan karşısına çıkardığı zorluklar, bazı bireyler için pes etme gerekçesi olurken bazıları için ise daha güçlü ayağa kalkmanın bir vesilesi haline gelir. Sağlık sektöründe yıllarını geçirmiş ve hastaların şifa bulması için fedakârca çalışmış olan ruhlar, kimi zaman kendileri de aynı çetin sınavın öznesi olabiliyor. Konya’da acil serviste görev yapan tecrübeli bir hemşire, hem genetik risklerle mücadele ederek hem de kendi koyduğu erken teşhis sayesinde hayata tutunmayı başardı. Yaşadığı zorlu sürece rağmen mesleğinden ve insanlara yardım etme tutkusundan kopmayan bu cesur sağlık çalışanı, hem meslektaşlarına hem de benzer yollardan geçen binlerce kadına ilham veren bir yaşam öyküsünün kahramanı olarak öne çıkıyor.

ERKEN TEŞHİSİN HAYATİ ÖNEMİ: KENDİ KENDİNE MUAYENE NASIL HAYAT KURTARDI?

Konya’daki o hastanede değişim başladı: Sadece bina yenilenmiyor
Konya’daki o hastanede değişim başladı: Sadece bina yenilenmiyor
İçeriği Görüntüle

Ailesindeki sağlık geçmişi nedeniyle meme kanseri konusunda yüksek bir bilinç ve hassasiyete sahip olan 50 yaşındaki hemşire Durgül Çolak, rutin kontrollerini hiçbir zaman aksatmayan bir isim olarak biliniyordu. Annesinin de geçmişte benzer bir rahatsızlıkla mücadele etmiş olması, Çolak’ın vücudundaki değişimlere karşı her daim uyanık kalmasını sağladı. İki yıl önce gerçekleştirdiği rutin elle muayene sırasında göğsünde fark ettiği şüpheli sertlik, her şeyin dönüm noktası oldu. Hızlı bir şekilde hastaneye başvurarak gerekli tetkiklerin yapılmasını sağlayan deneyimli hemşireye, yapılan incelemeler sonucunda meme kanseri teşhisi konuldu. Sürecin hızla ilerlemesiyle birlikte sol göğsü ameliyatla alınan Çolak, ardından radyoterapi sürecini tamamladı. Erken teşhisin hayat kurtarıcı gücünü kendi yaşamında bizzat deneyimleyen Çolak, kadınların vücutlarını tanımasının ve düzenli kontrollerini yapmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Aa 20261011 42720762 42720759 Meme Kanseri Tedavisi Goren Hemsire Cok Sevdigi Mesleginden Kopamadi (1)

BEYAZ ÖNLÜĞE DÖNÜŞ: HASTA PSİKOLOJİSİNİ EN DERİNDEN HİSSEDEN BİR SAĞLIKÇI

Ameliyatın ardından doktorlarının evde dinlenmesi yönündeki tavsiyelerine rağmen mesleğine duyduğu derin bağ sayesinde kısa sürede görevine geri dönen Durgül Çolak, acil servisin yoğun temposunda yeniden hastalarla buluştu. Tedavi süreci devam ederken aktif çalışma hayatından kopmamanın kendisine çok iyi geldiğini belirten tecrübeli sağlıkçı, sosyal hayatın içerisinde aktif rol almanın insanı hasta olma psikolojisinden uzaklaştırdığını vurguluyor. Yıllardır acil servis kürsüsünde hayat kurtaran 30 yıllık sağlık çalışanı, geçirdiği bu deneyim sonrasında hastalarla kurduğu bağın çok daha farklı bir boyut kazandığını ifade ediyor. Kanser teşhisi alan hastaların hastaneye geldiğindeki korku ve endişelerini kendi yüreğinde hisseden Çolak, onlara yaklaşırken çok daha derin bir empati kurduğunu ve bu süreçte sarf ettiği sözlerin hastalar için bir umut ışığı olduğunu dile getiriyor.

A A 20261011 42720762 42720756 M E M E K A N S E R I T E D A V I S I G O R E N H E M S I R E C O K S E V D I G I M E S L E G I N D E N K O P A M A D I

KADINLARA KRİTİK ÇAĞRI: DÜZENLİ TARAMALARI VE KONTROLLERİ İHMAL ETMEYİN

Yaşadığı tüm bu zorlu tecrübeleri toplumsal bir farkındalık çağrısına dönüştüren Durgül Çolak, özellikle kadınların sağlıkları konusunda daha cesur ve bilinçli olması gerektiğinin altını çiziyor. Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Kanser Erken Tanı, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı yaşam merkezlerinin sunduğu imkânların son derece gelişmiş durumda olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle belirli yaş aralığındaki kadınların iki yılda bir mamografi çektirmesinin ve her ay düzenli olarak elle muayene yapmasının hayati bir sorumluluk olduğunu belirtiyor. Hastaneye gitmekten veya olası bir sonuçtan çekinilmemesi gerektiğini ifade eden Çolak, erken teşhisin atılacak en güçlü adım olduğunu ve hayatın ertelenemeyecek kadar değerli olduğunu savunuyor.

Kaynak: AA