Bölgedeki doğal yaşamı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını doğrudan etkileyecek maden arama ihalesi sonrasında harekete geçen Karapınar Karacadağ’ı Koruma Platformu, düzenlediği basın açıklamasıyla duruma sert tepki gösterdi. Platform üyeleriyle birlikte kamuoyunun karşısına geçen Platform Basın Sözcüsü Mehmet Suvatçı, UNESCO Jeopark başvuru sürecinin yürütüldüğü bir dönemde bölgenin madencilik faaliyetleriyle karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Logo-2

KARACADAĞ SADECE BİR DAĞ DEĞİL BÖLGENİN GELECEĞİDİR

Konya'nın Karapınar, Ereğli ve Emirgazi ilçe sınırları dâhilinde yer alan devasa kütlenin sadece coğrafi bir yükseltiden ibaret olmadığını belirten Mehmet Suvatçı, alanın milyonlarca yıllık jeolojik geçmişine ve zengin biyoçeşitliliğine dikkat çekti. Tarih boyunca onlarca medeniyete kucak açan Karacadağ'ın bölge insanı için su, toprak, mera ve aş anlamına geldiğini ifade eden Suvatçı, özellikle Yeşilyurt ve Akören Mahalleleri sınırlarındaki Ovacık mevkiinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Dağlık ve kırsal yapısıyla bölgenin en önemli açık hava yaşam alanlarından biri olan bu havzada yürütülecek madencilik çalışmalarının, bölgedeki yaşamı ve ekolojik dengeyi tamamen bitirme noktasına getireceği kaydedildi.

Destek Çağrısı Afiş

UNESCO JEOPARK SÜRECİ VE MADENCİLİK FAALİYETLERİNDEKİ ÇELİŞKİ

Konya’da o üründe üretim azaldı! İşte nedeni…
Konya’da o üründe üretim azaldı! İşte nedeni…
İçeriği Görüntüle

Ağustos ayında gerçekleştirilen ihale ile başlayan sürecin kamuoyunda büyük soru işaretleri yarattığını dile getiren platform yetkilileri, UNESCO Karapınar Jeopark adaylığı ile maden arama izinlerinin aynı döneme denk gelmesini sert bir dille eleştirdi. Hem uluslararası ölçekte korunması gereken bir jeolojik miras ilanı için adım atılması hem de aynı coğrafyada doğayı tahrip edecek girişimlere yol açılması arasındaki çelişkiye vurgu yapıldı. Arama faaliyetlerinin sadece birkaç sondaj çalışmasından ibaret görülemeyeceğini belirten Mehmet Suvatçı; açılacak ulaşım yolları, gürültü, ağır araç trafiği, toz ve atıkların daha ilk aşamada bile çevreye telafisi imkânsız zararlar vereceğini bildirdi.

OLASI BİR MADEN İŞLETMESİNİN ÇEVREYE VE YAŞAMA ETKİLERİ

Meselenin "henüz sadece arama yapılıyor" denilerek hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Mehmet Suvatçı, ekonomik bir rezerv bulunması halinde karşılaşılacak tablonun ağır sonuçlarına odaklanılması gerektiğini belirtti. Olası bir işletme kurulumunda ağır tonajlı araçların, kırma-eleme tesislerinin ve devasa pasa depolama alanlarının gündeme geleceğini ifade eden platform sözcüsü, sürecin cevapsız sorularla dolu olduğunu söyledi. Bölgedeki kıt su kaynaklarının maden için harcanması, tarım ve hayvancılığın darbe alması, insan sağlığının riske atılması ve faaliyet bitiminde ortaya çıkacak devasa tahribatın sorumluluğunu kimin üstleneceği konularında yetkililerden şeffaf ve açık yanıtlar bekleniyor.

YEREL HALKIN VE ÇEVRE PLATFORMUNUN YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRISI

Anadolu köylüsünün asırlık tecrübesi ve bölgede yaşayan akademisyen ile aydınların ortak kararlılığıyla mücadele edeceklerini ilan eden Karapınar Karacadağ’ı Koruma Platformu, bölge geleceğinin maden şirketlerinin ticari hesaplarına kurban edilmeyeceğini belirtti. Karacadağ’ın toprağının, suyunun ve merasının pazarlık konusu yapılamayacağını söyleyen Mehmet Suvatçı, bölge sakini olarak maden arama ve işletme faaliyetlerine kesin bir dille "HAYIR" dediklerini tekrarladı. Karar alıcı makamlara ve yetkililere seslenen platform; halkın iradesine sahip çıkılması, bölge insanının yanında durulması ve Karacadağ'ın özgün yapısını koruyacak kararların bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ