Şiddet vakalarının kökünden engellenmesi, kitlelerin bilinç düzeyinin yukarı taşınması ve yürütülecek mücadelede somut yol haritalarının belirlenmesi hedeflenen organizasyonda, topyekun bir kararlılık sergilenmesi gerektiğinin altı çizildi. Katılımcıların salonu hıncahınç doldurduğu zirvede, bu can yakıcı meseleye karşı artık seyirci kalınamayacağı yönünde ortak bir irade beyan edildi.
Etkinliğin resmi açılış kürsüsünde söz alan Birlikte Güvendeyiz Derneği Genel Başkanı Sezai Erkan, konunun medyada ele alınış biçiminden toplumsal algıya kadar radikal bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kadınların ve geleceğimizin teminatı olan çocukların maruz kaldığı suiistimallerin toplumun bütününde derin yaralar açtığını ifade eden Sezai Erkan, bu krizin sıradan bir adli vakaymış gibi gazete sayfalarında ya da televizyon ekranlarında sadece birer haber unsuru olarak tüketilmemesi gerektiğini hatırlattı. Genel Başkan, meselenin acilen çözüme kavuşturulması gereken kronik bir sosyal problem olarak masaya yatırılması durumunda gerçek bir başarı sağlanabileceğini dile getirdi.
Mücadelenin kurumsal duvarların arasına sıkıştırılamayacak kadar büyük ve hayati olduğunu savunan Birlikte Güvendeyiz Derneği Genel Sekreteri Reyhan Uzun ise sorumluluk paylaşımının önemine değindi. Mağduriyetlerin önüne geçilmesinde resmi makamların çabalarının tek başına yeterli olamayacağını, her bireyin elini taşın altına koyması gerektiğini aktaran Reyhan Uzun, dernek olarak asıl gayelerinin toplumsal bir kenetlenme ortamı yaratmak olduğunu paylaştı. Her bir kadının ve her bir çocuğun korkudan uzak, güvenli ve insan onuruna yaraşır bir hayata gözlerini açmasının en temel evrensel hak olduğunu belirten Genel Sekreter, bu hakkı savunmak ve hatırlatmak adına alanlarda kalmaya devam edeceklerini duyurdu.
TEHLİKE ANINDA HAYAT KURTARAN TEKNOLOJİLER VE KADES UYGULAMASI
Etkinliğin en çok dikkat çeken bölümlerinden birinde, emniyet teşkilatının aile içi şiddetle mücadele birimlerinde aktif görev yapan uzman bir yetkili söz aldı. Kolluk kuvvetlerinin teknolojik altyapıyı kullanarak geliştirdiği acil destek mekanizmalarını detaylandıran yetkili, özellikle kadın acil destek uygulaması KADES üzerinde durdu. Olası bir tehdit veya kriz anında akıllı telefonlar üzerinden tek bir dokunuşla emniyet güçlerini harekete geçiren bu sistemin teknik işleyişi hakkında katılımcılara rehberlik edildi. Uygulamanın yaygınlaştırılmasının önemine değinilirken, kriz anlarında saniyelerin bile kritik önem taşıdığı ve kolluk kuvvetlerinin olay yerine yapacağı erken müdahalenin ne denli hayati sonuçlar doğurduğu somut örneklerle gözler önüne serildi.
ŞİDDET MAĞDURLARININ YASAL GÜVENCELERİ VE ADLİ HAK ARAMA YOLLARI
Şiddetin hukuki boyutu ve adalet saraylarında izlenmesi gereken yasal prosedürler, konunun uzmanı Av. Sena Mercan tarafından masaya yatırıldı. Hak arama arayışında olan bireylerin yasal mevzuatı tam olarak bilmemesinin büyük hak kayıplarına yol açtığını belirten Av. Sena Mercan, devletin mağdur durumdaki kadınlara tanıdığı koruma kalkanlarını tek tek anlattı. Özellikle yıpratıcı geçen boşanma davaları sürecinde kadınların en çok kaygı duyduğu konuların başında gelen nafaka talepleri, çocukların velayet hakları, 6284 sayılı kanun kapsamında alınabilecek ivedi koruma ve uzaklaştırma kararları adli mekanizmanın tüm detaylarıyla paylaşıldı. Hukuki farkındalığın, mağduriyet sonrası süreçte bireylerin hayata tutunması için en güçlü dayanak olduğu ifade edildi.
EVLİLİK MÜESSESESİNDE SAĞLIKLI İLETİŞİM KANALLARI VE EMPATİ KÜLTÜRÜ
Toplumun en kutsal ve temel çekirdeği olan aile yapısının korunması konusunu ele alan Sosyolog ve Aile Danışmanı Filiz Akman, sunumunda modern dünyanın getirdiği iletişim kopukluklarına değindi. Sağlam temeller üzerine inşa edilmiş bir aile modelinin, huzurlu bir toplumun da değişmez anahtarı olduğunu söyleyen Filiz Akman, eşlerin birbirleriyle kurdukları diyalog tarzının hayati bir öneme sahip olduğunu aktardı. Evlilik birliği içerisinde karşılıklı saygının kaybolmaması, sorunların bağırarak ya da baskı uygulayarak değil, empati yeteneğini geliştirerek çözülmesi gerektiği anlatıldı. Eşlerin birbirini dinlemeyi öğrenmesinin, aile içi gerilimlerin şiddete evrilmesini engelleyen en güçlü set olduğu vurgulandı.
Bireysel Davranış Kalıplarının Şekillenmesinde Çekirdek Ailenin Rolü
Şiddet eğiliminin psikolojik kökenlerine inen Psikolojik Danışman Hatice Didem Uzunhelvacı, bu yıkıcı davranış biçiminin genellikle genetik değil, sonradan öğrenilen bir tutum olduğuna işaret etti. Bireyin çocukluk döneminde kendi anne ve babasından gördüğü muamelenin, yetişkinlik hayatındaki karakterini doğrudan inşa ettiğini belirten Hatice Didem Uzunhelvacı, anne ve babaların çocuk yetiştirirken takındığı tavırların geleceğin toplumunu belirlediğini söyledi. Ev ortamında sevgiye aç, güvensiz ve sürekli bir çatışma ikliminde büyüyen çocukların ilerleyen yaşlarda şiddet uygulamaya son derece yatkın hale gelebildiği, bu yüzden evlerin acilen huzur, güven ve nitelikli iletişim alanlarına dönüştürülmesi gerektiği aktarıldı.
SİVİL TOPLUMUN KARARLILIĞI VE GELECEĞE YÖNELİK BİLİNÇLENDİRME FAALİYETLERİ
Konferansın son bölümünde yapılan değerlendirmelerde, kadına ve çocuğa uzanan kötü niyetli ellerin kırılmasının ancak ve ancak devlet, sivil toplum örgütleri ve vatandaş üçgenindeki güçlü iş birliğiyle mümkün olabileceği sonucuna varıldı. Problemler büyümeden önce devreye girecek olan koruyucu tedbirler, eğitimler yoluyla tabana yayılacak bilinçli yaklaşımlar ve mahalle düzeyine kadar indirgenecek toplumsal dayanışma ağlarının, bu mücadelenin en tesirli silahları olduğu ilan edildi.
Salondaki dinleyicilerin akıllarındaki soruları uzman konuklara yöneltmesiyle interaktif bir havada tamamlanan panele, özellikle genç neslin ve yeni evli çiftlerin gösterdiği ilgi geleceğe dair umutları artırdı. Toplumun bu tür bilgilendirme çalışmalarına ne kadar büyük bir açlık duyduğunu kanıtlayan bu yoğun katılım karşısında memnuniyetlerini gizlemeyen Birlikte Güvendeyiz Derneği yöneticileri, benzer panellerin, seminerlerin ve farkındalık kampanyalarının hız kesmeden ülkenin dört bir yanında periyodik olarak devam ettirileceğinin müjdesini verdi. Organizasyon, toplumun tüm katmanlarının aynı hedef doğrultusunda tek bir ses olması halinde aşamayacağı hiçbir engel bulunmadığını bir kez daha kanıtlamış oldu.