Küresel piyasalarda yaşanan hareketlilik ve jeopolitik risklerin gölgesinde altın fiyatları yeni bir rotaya girerken, finans piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden biri olan İslam Memiş yatırımcıları heyecanlandıran ve bir o kadar da düşündüren yeni analizlerini kamuoyuyla paylaştı. Piyasalardaki mevcut durumu savaş tamtamları ile barış umutları arasındaki ince çizgide değerlendiren Memiş, özellikle gram altın yatırımcıları için orta ve uzun vadeli yol haritasını netleştirdi. Son dönemde emtia piyasalarında gözlemlenen dalgalanmaların rastlantısal olmadığını vurgulayan analist, küresel ölçekteki manipülasyon dalgasına karşı vatandaşların sermayelerini nasıl koruması gerektiği konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu.
Nisan ayının ortalarına gelindiğinde piyasalarda oluşan sisli havanın dağılması için belirli şartların olgunlaşması gerektiğini ifade eden ünlü ekonomist, yatırım araçlarının performansını doğrudan etkileyen bölgesel çatışmaların ekonomik maliyetine de dikkat çekti. Altın fiyatlarının tarihsel zirvelerini test etme potansiyelinin her zaman masada olduğunu belirten Memiş, ancak bu yükselişin gerçekleşmesi için küresel aktörlerin atacağı adımların hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Küresel Savaş Geriliminin Ekonomi Üzerindeki Ağır Tahribatı
Piyasalarda son birkaç aydır hakim olan istikrarsızlığın temel kaynağını askeri hareketliliklere ve sınır ötesi gerilimlere bağlayan İslam Memiş, finansal sistemin ciddi bir bilgi kirliliğiyle karşı karşıya olduğunu savundu. Yatırımcıların her sabah farklı bir senaryoya uyandığını belirten uzman, bir gün ateşkes haberleriyle yumuşayan piyasaların hemen ertesi gün yeni bir çatışma tehdidiyle sarsıldığını hatırlattı. Bu durumun fiyatlar üzerinde suni bir baskı oluşturduğunu ve gerçek değerlerin oluşmasını engellediğini vurgulayan Memiş, "Piyasa şu an bir yön tayin etmekte zorlanıyor çünkü veriler rasyonel ekonomik göstergelerden ziyade savaş sahasından gelen anlık haberlerle şekilleniyor" değerlendirmesinde bulundu.
Küresel ekonominin bu istikrarsızlıktan aldığı yaranın tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu ifade eden analist, son iki aylık süreçte yaşanan karmaşanın dünyaya maliyetinin 4 ile 5 trilyon dolar arasında bir rakama ulaştığını öne sürdü. Bu devasa kaybın önümüzdeki dönemde enflasyonist baskıları daha da artıracağını öngören Memiş, enerji maliyetlerindeki artışın ve lojistik hatlardaki aksamaların tüm ülkelerin refah seviyesinden bir miktar götüreceğini belirtti. Özellikle stratejik öneme sahip geçiş noktalarındaki belirsizliklerin, ticaretin akışını değiştirebileceği ve yeni bir ekonomik düzenin kapılarını aralayabileceği öngörülüyor.
Emtia Piyasalarında Ons ve Gram Altın Dengesi
Altın fiyatlarının seyrini belirleyen ana unsur olan ons altın cephesinde yaşanan sert hareketleri yorumlayan İslam Memiş, güvenli liman arayışının devam ettiğini ancak fiyatların bir süre daha geniş bir bant aralığında hareket edebileceğini söyledi. Ons altının 4 bin dolar seviyelerine kadar çekilmesinin ardından tekrar toparlanma eğilimine girdiğini ifade eden uzman, barış müzakerelerinden gelecek somut adımların fiyatları hızla 5 bin dolar sınırının üzerine taşıyabileceğini iddia etti. Gram altın tarafında ise Türk lirasının seyri ve ons desteğiyle birlikte yeni rekorların kaçınılmaz olduğunu, ancak yatırımcıların panik işlemlerinden kaçınması gerektiğini hatırlattı.
Altın yatırımcısının sabırlı olması gereken bir dönemden geçildiğini belirten Memiş, yıl sonuna kadar piyasalarda "hikaye tabanlı" fiyatlamaların süreceğini ifade etti. Bu durum, her ay yeni bir gelişmenin ya da krizin fiyatlar üzerinde etkili olacağı anlamına geliyor. Yatırımcıların sadece bugünkü rakamlara odaklanarak karar vermesinin hata olacağını savunan ekonomist, sepet bazlı yatırım stratejisinin önemine bir kez daha vurgu yaptı. Altının yanı sıra gümüş ve diğer kıymetli madenlerin de portföylerde yer alması gerektiğini, bu sayede olası sert geri çekilmelerin etkisinin minimize edilebileceğini paylaştı.
Enerji Koridorları ve Alternatif Ödeme Sistemlerinin Geleceği
Küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı ve benzeri stratejik bölgelerdeki gerginliklerin sadece askeri bir mesele olmadığını, aynı zamanda büyük bir finansal savaşın parçası olduğunu belirten İslam Memiş, bu bölgelerdeki trafiğin geleceği hakkında önemli sorular sordu. Çin yuanı ile yapılacak ödemelerin yaygınlaşması ve enerji transferlerinde kullanılacak para birimlerinin değişmesi gibi konuların, doların küresel hakimiyeti üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceğini belirtti. Bu tür değişimlerin doğrudan enflasyon rakamlarına yansıdığını ve dünya genelinde yaşam maliyetlerini artırdığını dile getirdi.
Türkiye ekonomisine dair yıl sonu beklentilerini de güncelleyen Memiş, enflasyon ve döviz kuru üzerinden bir projeksiyon sundu. Yıl sonunda dolar kurunun 50 lira seviyelerini görmesinin sürpriz olmayacağını, enflasyonun ise yüzde 27 seviyelerinde dengelenme çabasında olacağını öngördü. Ancak bu tahminlerin gerçekleşme payının büyük ölçüde dış politikadaki gelişmelere ve enerji fiyatlarındaki durulmaya bağlı olduğunun altını çizdi. Yatırımcıların döviz bürolarından ziyade sermaye piyasalarını ve uzun vadeli yatırım araçlarını değerlendirmesinin daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını ifade etti.
Yatırım Stratejileri ve Manipülasyonlara Karşı Korunma Yolları
Finansal piyasalarda işlem yapanların en büyük düşmanının belirsizlik ve beraberinde gelen manipülasyonlar olduğunu söyleyen İslam Memiş, dijital dünyada hızla yayılan asılsız haberlerin piyasa oyuncularını yanlış yönlendirdiğini savundu. "Savaş bitti" ya da "kriz derinleşiyor" gibi keskin ifadelerin yatırımcıyı hatalı kararlara sürükleyebileceğini belirten analist, her zaman orta yolu bulmanın ve kademeli alım-satım yapmanın en güvenli liman olduğunu dile getirdi. Yıl sonuna kadar sürecek olan dalgalı denizde ayakta kalmanın yolunun duygusal kararlardan uzak durmaktan geçtiğini vurguladı.
Kripto paralar ve borsa tarafında da dikkatli olunması gereken bir sürece girildiğini ifade eden uzman, riskli varlıklardan elde edilen karların belirli bir kısmının fiziksel varlıklara veya emtialara dönüştürülmesinin bir nevi sigorta görevi göreceğini belirtti. Gelecek aylarda piyasalarda yeni fırsat pencerelerinin açılacağını ancak bu kapılardan sadece stratejik düşünenlerin geçebileceğini söyleyen Memiş, finansal okuryazarlığın bu dönemde altın kadar değerli olduğunun önemini hatırlatarak sözlerini tamamladı. Yatırımcıların büyük resmi görmesi ve anlık dalgalanmalar yerine küresel konjonktürü okumaya çalışması, önümüzdeki dönemde kazanç sağlamanın anahtarı olarak görünüyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım



