İran askeri stratejisinin ve bölgesel dengelerin en önemli unsurlarından biri olan Devrim Muhafızları Ordusu, ülke gündemini ve uluslararası ilişkileri yakından ilgilendiren çok kritik bir açıklama yaptı. "24 Mayıs Hürremşehr Kurtuluş Günü" münasebetiyle yayımlanan resmi bildiride, özellikle ABD ile yürütülen müzakere süreçlerine ve ülkenin savunma hattına yönelik hayati mesajlar paylaşıldı. Bildiride, basiretli İran milletinin tıpkı meydanlarda olduğu gibi müzakere masasında ve bu koşullar altında da düşmanın oyunlarını bozacak güçte olduğu kararlılıkla vurgulandı.
Hibrit Savaş Senaryoları Halkın Desteğiyle Engellendi
Yayımlanan resmi bildirinin satır aralarında, yakın dönemde yaşanan askeri hareketliliklere ve saldırılara geniş yer verildi. ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihi itibarıyla İran'a yönelik başlattığı askeri hamleler ve saldırılar, bildiride doğrudan bir "hibrit savaş" olarak nitelendirildi. Ancak bu karmaşık ve kapsamlı saldırı stratejisinin amacına ulaşamadığı aktarıldı. İran halkının orduya verdiği güçlü destek ve İran Silahlı Kuvvetleri'nin kararlı duruşu sayesinde, düşman unsurlarının stratejik hedeflerine ulaşmasının kesin bir şekilde engellendiği ifade edildi.
Füze ve Nükleer İlerleme Dengeleri Değiştirdi
İran’ın askeri teknolojide ulaştığı son nokta ve savunma sanayisindeki atılımları, bildiride düşmana gözdağı veren en önemli unsurlar olarak öne çıktı. Ülkenin füze teknolojisi ve nükleer alanlarda kaydettiği istikrarlı ilerlemenin, başta ABD ve İsrail olmak üzere tüm karşı güçleri yeniden hesap yapmaya zorladığı belirtildi. Yaşanan bu küresel ve bölgesel gelişmeler karşısında, İran'ın tüm askeri unsurlarının ve savunma birimlerinin her an en yüksek hazırlık seviyesinde bulunmaya devam ettiği açıkça kaydedildi.
Olası Yeni Saldırılar İçin Yıkıcı Sonuç Uyarısı
Bildirinin son bölümünde ise uluslararası kamuoyuna ve muhataplara çok sert bir uyarı tonuyla seslenildi. İran topraklarına veya çıkarlarına yönelik gerçekleştirilebilecek olası yeni saldırı girişimlerinin sonuçsuz kalmayacağı aktarıldı. Bu tür saldırgan eylemlerin sınırları aşarak bölge dışına taşacağı ve saldırganlar için son derece yıkıcı sonuçlar doğuracağı açık bir dille ifade edildi.