Doğal yaşam alanlarının korunması ve yaklaşan yaz mevsimi öncesinde orman yangınlarının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan büyük çevre hareketi, İç Anadolu Bölgesi'nde ses getiren bir koordinasyonla hayata geçirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde, Orman Genel Müdürlüğü’nün sevk ve idaresinde ülke genelinde eş zamanlı olarak başlatılan "Orman Benim" kampanyası, bölgedeki üç kritik ilde büyük bir çevre temizliğine sahne oldu. Konya, Afyonkarahisar ve Aksaray illerinde eş zamanlı yürütülen çalışmalar kapsamında, yeşil alanlara gelişi güzel bırakılan ve sıcak havalarda adeta birer pime dönüşen tonlarca atık başarıyla ortadan kaldırıldı. Doğaya duyarlı yüzlerce gönüllünün katıldığı bu toplumsal seferberlik, hem çevre bilincinin aşılanması hem de olası felaketlerin önüne geçilmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
Konya Akyokuş mevkisinde geniş katılımlı yeşil seferberlik
Projenin Konya ayağında adeta bir insan seli yaşandı. Şehrin en önemli akciğerlerinden biri olan Akyokuş mevkisinde bir araya gelen her yaştan yüzlerce vatandaş, doğayı korumak adına kolları sıvadı. Sivil toplum kuruluşları, öğrenciler, kamu görevlileri ve yerel halkın yoğun ilgi gösterdiği temizlik mesaisinde, ağaçlık alanlar köşe bucak tarandı. Katılımcılar, güneş ışınlarını bir büyüteç gibi odaklayarak kuru otları tutuşturma riski yüksek olan cam kırıklarını, doğada yüzyıllarca yok olmayan plastik şişeleri ve çevre kirliliğine yol açan kimyasal içerikli çeşitli çöpleri tek tek topladı. Hummalı bir çalışmanın yürütüldüğü bölgede, sadece Konya sınırlarında değil, komşu iller Afyonkarahisar ve Aksaray’da da benzer manzaralar yaşandı. Üç ilin toplamında günün sonunda doğadan arındırılan atık miktarının 15 ton gibi devasa bir rakama ulaşması, tehlikenin boyutunu gözler önüne sererken, toplanan çöpler geri dönüşüm ve bertaraf merkezlerine taşındı.

Küresel İklim Krizi ve artan orman yangını riskine karşı kritik uyarı
Etkinlik alanında basına ve katılımcılara yönelik önemli değerlendirmelerde bulunan Konya Orman Bölge Müdürü Mustafa Yalçın, orman ekosisteminin korunmasının hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Yeşil mirasın gelecek kuşaklara eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde aktarılmasının anayasal ve insani bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Yalçın, özellikle kavurucu sıcakların etkisini hissettirmeye başladığı yaz döneminde vatandaşların her zamankinden çok daha hassas davranması gerektiğinin altını çizdi. Dünyanın en büyük ortak sorunlarından biri haline gelen küresel ısınma ve iklim değişikliği süreçlerinin Türkiye üzerindeki etkilerine de değinen Bölge Müdürü, bu olumsuz gidişatın kuraklığı tetiklediğini ve ormanlık alanları yangınlara karşı çok daha savunmasız hale getirdiğini belirtti.
Toplumsal duyarlılık ve ortak gelecek vurgusu
Saha çalışmalarının ardından yapılan açıklamalarda, yeşil alanlardaki yangın riskini sıfıra indirmek için sadece kurumsal tedbirlerin yeterli olmayacağı, toplumsal bilincin de en üst seviyeye çıkarılması gerektiği aktarıldı. Orman yangınlarının çok büyük bir yüzdesinin insan ihmali ve dikkatsizliğinden kaynaklandığı gerçeğinden yola çıkan yetkililer, piknik ve mesire alanlarını kullanan vatandaşların arkalarında hiçbir iz bırakmaması gerektiğini yineledi. Doğaya fırlatılan tek bir cam şişenin ya da söndürülmeden bırakılan küçük bir çöpün binlerce hektarlık bir alanı küle çevirebileceği gerçeği, bölgede gerçekleştirilen bu 15 tonluk temizlik operasyonuyla bir kez daha somut olarak kanıtlanmış oldu. Bölge genelinde bu tür farkındalık etkinliklerinin ve denetimlerin yaz sezonu boyunca kesintisiz şekilde devam edeceği öğrenildi.






