İsrail ordusu, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda sivillerin yanı sıra gazetecileri ve ailelerini hedef almaya devam ediyor.

Savvaf'ın dayısının oğlu Hasan Ismameh, Anadolu Ajansı (AA),muhabirine yaptığı açıklamada, "Kameraman Muntasır es-Savvaf, kardeşi Mervan ve bazı akrabaları Gazze Şeridi'nin güneyindeki ed-Durc mahallesinde İsrail bombardımanında şehit oldu." dedi.

Gazzeliler sığındıkları binalarda yaşam mücadelesi veriyor Gazzeliler sığındıkları binalarda yaşam mücadelesi veriyor

Muntasır'ın bombardımanda ağır yaralandığını ve yaklaşık yarım saat ambulans ve sağlık ekiplerini beklediklerini ancak gelmemesi üzerine şahsi bir araçla Baptist Hastanesi'ne nakledildiğini ifade eden Ismameh, doktorların, Muntasır'ın durumunun ağır olduğunu ve çok kan kaybettiğini belirterek tıbbi yetersizlikten dolayı müdahale edemediklerini söyledi.

Ismameh, Muntasır'ın kardeşi ve akrabalarıyla birlikte kentteki el-Batş mezarlığına defnedildiklerini kaydetti.

AA Genel Müdürü Karagöz'den taziye mesajı

AA Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Karagöz, Muntasır'ın İsrail saldırılarında hayatını kaybetmesinin ardından taziye mesajı yayımladı.

Karagöz mesajında, "Savaşın başından itibaren 71 gazeteci meslektaşımızı İsrail yönetiminin Gazze’deki saldırılarında kaybetmiştik. Bugün de Ajansımızın çalışanı Muntasır es-Savvaf bu saldırılarda maalesef hayatını kaybetti. Anadolu Ajansı olarak Gazze’de çok zor koşullarda görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren meslektaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması için mücadele ediyoruz. Hem Muntasır es-Savvaf hem de Gazze’de İsrail yönetiminin saldırılarında hayatını kaybeden tüm meslektaşlarımız adına bu saldırıları gerçekleştirenlerin uluslararası hukuk önünde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çalışma arkadaşımıza ve Gazze’de hayatını kaybeden tüm arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum." ifadelerini kullandı.

Karagöz mesajında, şöyle devam etti:

"Bugün İsrail yönetiminin Filistin'e attığı bombalar yalnızca Filistinli çocuklara, hastanelere, okullara, camilere ve kiliselere düşmüyor; aynı zamanda Batı değerlerine, uluslararası hukuka, insan haklarına ve iyilik adına ne varsa onun üzerine de düşüyor, bu değerleri de paramparça ediyor. Gazze'de esas kaybedenlerden birisi de bu değerler ve bu değerlerin içini boşaltan uluslararası toplumdur."