Konya Ülkü Ocakları’nda üst düzey ziyaret: Mustafa Kalaycı gençlerle buluştu!
Konya Ülkü Ocakları’nda üst düzey ziyaret: Mustafa Kalaycı gençlerle buluştu!
İçeriği Görüntüle

Konya’da yaşamını sürdüren doksan altı yaşındaki Kore Gazisi İhsan Damdam, sadece kendi geçmişinin değil, aynı zamanda babasından devraldığı bağımsızlık mücadelesinin de canlı bir sembolü olarak zamana meydan okuyor. Ömrünün neredeyse bir asırlık dilimini geride bırakan bu asırlık çınar, bugün resmi törenlerde ve hayatın içinde gururla taşıdığı iki farklı madalyayla Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutuyor. Biri uzak topraklardaki fedakarlığının, diğeri ise bu toprakların kurtuluş mücadelesinin nişanesi olan madalyalar, Damdam’ın göğsünde adeta birer onur belgesi gibi parıldıyor.

Kurtuluş Savaşı döneminde vatan savunması için cepheden cepheye koşan bir babanın evladı olarak dünyaya gelen Damdam, çocukluk yıllarını kahramanlık hikayeleri dinleyerek geçirdi. Babasının cephe hatlarında yaşadığı zorlukları, ülkenin hangi şartlar altında düşman işgalinden kurtarıldığını zihnine kazıyan Konyalı gazi, yıllar sonra kendisi de benzer bir kaderi paylaşarak askeri görevini yerine getirmek üzere Kore Savaşı’na katıldı. Bugün dört çocuk babası olan Damdam, geçmişe olan bağlılığını ve silah arkadaşlarına duyduğu vefayı, özel günlerde özenle giydiği takım elbisesiyle şehitlikleri ve gazi kabirlerini ziyaret ederek göstermeye devam ediyor.

Cepheden cepheye aktarılan mukaddes bir mirasın hikayesi

Babasından kendisine intikal eden İstiklal Madalyası’nı hayatının en değerli varlığı ve en büyük manevi mirası olarak kabul eden İhsan Damdam, bu nişanların kendisi için maddiyatın çok ötesinde anlamlar taşıdığını belirtiyor. Göğsündeki madalyaların sadece metal birer parça olmadığını, her birinin ardında canını ortaya koyan bir milletin azmi ve gözyaşı bulunduğunu vurguluyor. Babası Sadrettin Bey'in tam yedi yıl boyunca askerlik yaptığını ve bu süreçte Anadolu'nun dört bir yanında düşmana karşı direndiğini dile getiren gazi, geçmişin zorlu izlerini hafızasında dün gibi koruyor.

A A 20260530 41530903 41530893 K O R E G A Z I S I B A B A S I N I N I S T I K L A L M A D A L Y A S I N I E N K I Y M E T L I M I R A S I O L A R A K G O R U Y O R

Babasının cephe anılarını anlatırken duygulanan Konyalı çınar, büyük zaferin ardından İzmir’de yaşanan çarpıcı bir hadiseyi paylaşıyor. İşgal güçlerinin geri çekilirken arkalarında bıraktığı yiyeceklerin, Türk askerinin zarar görmesi amacıyla zehirlendiğini ve komutanların askerleri korumak için nasıl havaya ateş açarak o yemekleri imha ettiğini babasından defalarca dinlediğini aktarıyor. Aynı zamanda babasının Mustafa Kemal Atatürk ile aynı ortamda bulunup sohbet etme şerefine nail olduğunu, yaşamı boyunca Atatürk’e büyük bir sevgi ve saygı beslediğini de sözlerine ekliyor.

İstiklal Yolu'nda yaşanan zorluklar ve tren kazanında yakılan umutlar

Anadolu topraklarının kurtuluşu için verilen mücadelenin ne denli büyük lojistik ve fiziki imkansızlıklar altında yürütüldüğünü anlatan İhsan Damdam, babasının savaş dönemindeki seyahatlerine dair çarpıcı detaylar veriyor. Doğudaki cephe görevini tamamladıktan sonra batı cephesine sevk edilen askerlerin, kara trenlerle yaptıkları yolculuklarda yakıt sıkıntısı çektiğini ifade ediyor. Trenin menzile ulaşabilmesi için güzergah üzerindeki istasyonlarda ve yollarda bulunan ahşap merdivenleri, sandalyeleri ve bulabildikleri her türlü tahta parçasını lokomotifin kazanına atarak ilerleyebildiklerini dile getiriyor.

Babasının çevresinde çok sevilen, sohbeti dinlenen ve gittiği her yerde büyük hürmet gören saygın bir figür olduğunu belirten Damdam, onun vatan sevgisini kendisine rehber edindiğini söylüyor. Doksan beş yaşında hayata gözlerini yuman babasının izinden giderek kendisinin de bir gazi olmasının, hayatı boyunca taşıyacağı en büyük gurur kaynağı olduğunu saklamıyor. İki neslin vatan hizmetini göğsünde birleştiren bu özel insan, geçmişin hatırasını geleceğe taşımak konusunda büyük bir sorumluluk hissediyor.

Ekran Görüntüsü 2026 05 30 142635

Uzak topraklardaki şehitlik ve yeni nesillere vatan sevgisi mesajı

Yıllar önce Türkiye’den binlerce kilometre uzaktaki Kore yarımadasına barışı tesis etmek ve devletin verdiği görevi yerine getirmek amacıyla giden İhsan Damdam, buradaki çetin muharebelerde pek çok silah arkadaşını kaybetmenin acısını hala yüreğinde taşıyor. Savaşın sona ermesinden sonraki süreçte iki kez Kore’ye gitme fırsatı bulduğunu belirten gazi, oradaki Türk şehitliğini ziyaret ettiğinde en yakın cephe arkadaşının mezar taşıyla karşılaşmasının kendisinde tarif edilemez duygular uyandırdığını ifade ediyor. Bu toprakların kolay kazanılmadığını, Türk milletinin doğasında vatanı için fedakarlık yapma duygusunun her zaman var olduğunu vurguluyor.

Eski dönemlerde annelerin, henüz çocuk yaştaki evlatlarını cepheye uğurlarken arkalarından sergiledikleri vakur duruşu anlatan Damdam, annelerin çocuklarını geri dönsünler diye değil, gerekirse bu topraklar uğruna canlarını feda etsinler diye cepheye gönderdiklerini hatırlatıyor. Dünyada yaşanan güncel gelişmelere ve çatışmalara bakarak genç nesillerin çok uyanık olması gerektiğine dikkat çeken asırlık gazi, bir insanın ailesine duyduğu sevgi ve bağlılığın aynısını vatanına karşı da hissetmesi gerektiğini, ülkeye sahip çıkmanın her Türk gencinin en asli vazifesi olduğunu ifade ediyor.

Kaynak: AA