ULUSLARARASI PLATFORMDA MADALYA VE KUPA YAĞMURU
Türk mutfağının zenginliğini ve köklü geçmişini küresel ölçekte sergilemek amacıyla yürütülen çalışmalar, uluslararası yarışmalarda büyük başarıları beraberinde getiriyor. Türkiye Gastronomi Federasyonu (TUGAFED) bünyesinde faaliyet gösteren Aşçılık Milli Takımı, son olarak Cezayir'de 16-18 Nisan tarihlerinde düzenlenen "Uluslararası Mutfak ve Kültürel Miras Festivali"ne katıldı. Festival kapsamında 18-35 yaş grubunda girilen tüm kategorilerden ödüllerle dönen milli takım, sergilediği performansla Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattı. Organizasyon genelinde Türkiye; 7 altın, 4 gümüş, 3 bronz madalya ve 6 kupa kazanarak zirveye adını yazdırdı. Sektörün gelişmesi ve medyanın etkisiyle gençlerin gastronomi ve aşçılığa ilgisinin arttığı günümüzde elde edilen bu başarı, federasyon bünyesinde büyük bir coşku yarattı.

"YARIŞAN 17 ÜLKE ARASINDA BİRİNCİLİK KUPASINI ALMAK BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİYDİ"
Elde edilen uluslararası başarıya ve federasyonun hedeflerine dair önemli açıklamalarda bulunan TUGAFED Başkanı Doç. Dr. Yılmaz Seçim, 10 binden fazla üyesi olan federasyona bağlı 14 dernekle ulusal ve uluslararası organizasyonlara katıldıklarını belirtti. Milli takım oluşturmalarındaki temel nedenin Türk mutfağının dünyaya tanıtılması olduğunu ve Türk mutfağının önemli olduğunu herkese anlatmak istediklerini dile getiren Seçim, Cezayir'deki büyük zaferi şu sözlerle aktardı: "Yarışan 17 ülke arasında birincilik kupasını almak bizim için çok kıymetliydi. Onu da aldık. İstiklal Marşı'mızı birçok defa dinlettik."
"TÜRK YEMEĞİNİ TÜRK İSMİYLE SÖYLEMEK LAZIM"
Türk mutfağının küresel ölçekteki tanıtım stratejisinde yapılan bazı hatalardan zamanla dönüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Yılmaz Seçim, özellikle yerel lezzetlerin yabancı isimlerle nitelendirilmesine karşı durduklarını vurguladı. Turist çekmek amacıyla geçmişte etli ekmek ya da lahmacuna "Turkish pizza" dendiğini anımsatan Seçim, "Türkiye'de yapılan pek Molecules çok yemek çeşidini hala dünyaya tam anlatamadık. Bu yanlışlardan yavaş yavaş dönülmeye başlandı. 'Türk yemeğini Türk ismiyle söylemek lazım.' sloganlarımızdan biri. Gittiğimiz yerlerde hiçbir zaman yabancı bir isimle yemeğimizi nitelendirmedik. Aslında Türk mutfağının gelişimine en büyük katkının bu şekilde olacağı düşüncesindeyim. İnsanlar, Türk mutfağını, kendi ismiyle bildiği zaman daha fazla tanımak istiyor. Gelenleri mutlaka o alana çekebilmemiz lazım." diyerek özgün isimlendirmenin önemine vurgu yaptı.

ÇATALHÖYÜK'TEN BAŞLAYAN KÖKLÜ MİRAS İNGİLTERE VE LETONYA YOLCUSU
Anadolu topraklarının gastronomi alanındaki benzersiz geçmişine de değinen TUGAFED Başkanı Doç. Dr. Yılmaz Seçim, mutfak kültürümüzün derin bir tarihsel bağa sahip olduğunu ifade etti. Anadolu mutfağının, dünyanın ilk yerleşimi Çatalhöyük'ten başlayarak Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleriyle zenginleştiğini aktaran Seçim, kazanılan başarıların ardından hız kesmeden yeni hedeflere odaklandıklarını belirtti. Aşçılık Milli Takımı olarak, zengin Türk mutfağını dünyaya en doğru şekilde tanıtma vizyonu doğrultusunda, yakın zamanda İngiltere ve Letonya'da düzenlenecek olan yemek yarışmalarının hazırlıklarına da başladıklarını söyledi.





