Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde hayata geçirilen son yasal düzenlemeler çerçevesinde kamu borcu olan emeklilerin gelirlerine yönelik kapsamlı bir tahsilat mekanizması devreye alındı. Radyo Sputnik platformunda yayınlanan Çalışma Hayatım programına konuk olan SGK Uzmanı Melis Elmen, vatandaşlar arasında ciddi merak uyandıran borç tahsili sürecinin ayrıntılarını değerlendirdi. Yeni yasal çerçeve ile birlikte kurumun alacaklarını tahsil etme gücü artırılırken sigortalıların haklarını korumaya dönük belli standartlar da mevzuata dâhil edildi.
Kurumun alacak takip süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen bu adımlar, geçmiş dönem sigorta prim borçları olan milyonlarca kişiyi doğrudan etkileyen bir boyuta ulaştı. Yasal mevzuatta yapılan değişiklikler sonucunda SGK, birikmiş alacaklarını daha hızlı ve kesintisiz biçimde tahsil edebilmek amacıyla yeni yönetim modellerini uygulamaya koydu. Bu durum emekli vatandaşların aylık ödeme planlarında ve gelir dengelerinde yeni bir dönemin kapılarını araladı.
İcra Takibi Ve Muvafakat Koşulu Olmadan Kesinti Dönemi
Yeni yürürlüğe giren hukuki altyapı sayesinde Sosyal Güvenlik Kurumu, alacaklarını tahsil ederken uzun süren icra takibi süreçlerini veya hak sahiplerinden yazılı muvafakatname alma zorunluluğunu tamamen ortadan kaldırdı. Sistem dâhilinde kuruma borcu bulunan kişilerin emekli aylıklarından herhangi bir adli işlem başlatılmaksızın doğrudan kesinti yapılmasına imkân sağlandı. Bu uygulama ile birlikte bürokratik engellerin aşılması ve kamu alacaklarının zaman kaybetmeden tahsil edilmesi amaçlandı.
Söz konusu mevzuat değişikliği, kurum alacaklarının tahsilat oranını artırmayı hedeflerken borçlu emekliler için de herhangi bir mahkeme süreci yaşanmadan borcun tasfiye edilmesini beraberinde getiriyor. Kurum yetkilileri, otomatik tahsilat sürecinin sistem üzerinden dijital entegrasyonla yürütüleceğini ve işlemlerin şeffaf bir biçimde takip edilebileceğini ifade ediyor. Böylece borç ödeme süreçleri standart bir prosedüre bağlanmış oldu.
Kesinti Kapsamına Giren Borç Türleri Ve Muaf Tutulan Kalemler
Otomatik tahsilat mekanizması yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu kaynaklı kamusal borçları kapsayacak şekilde sınırlandırıldı. Bu doğrultuda Bağ-Kur prim borçları, Genel Sağlık Sigortası prim birikimleri, tarım sigortası eksik ödemeleri ve Emekli Sandığı kapsamındaki kurumsal borçlar doğrudan maaşlardan kesilebilecek. Buna karşın vatandaşların özel bankalardan çektiği krediler ile elektrik, su veya doğalgaz gibi fatura borçları bu otomatik kesinti sisteminin dışında tutuldu.
Uygulamanın kapsamı oldukça geniş bir hak sahibi kitlesini etkileyecek biçimde tasarlandı. Yaşlılık aylığı alanların yanı sıra malullük aylığı bağlananlar ile iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında sürekli iş göremezlik geliri elde eden tüm bireyler bu düzenlemeden etkilenecek. Özel borçların sisteme dâhil edilmemesi, emeklilerin ticari bankalarla olan hukuki ilişkilerinin bu süreçten bağımsız yürümesini sağladı.
Tahsilat Sürecinde Borçların Öncelik Sıralaması
Maaşlardan yapılacak kesintilerde rastgele bir tutar çekimi yerine belirli bir öncelik hiyerarşisi uygulanacak. Yapılan teknik planlamaya göre öncelik hakkı tamamen hak sahibinin kendi şahsi Genel Sağlık Sigortası prim borçlarına verilecek. Bu borcun tamamen tasfiye edilmesinin ardından kişilerin geçmiş dönemlere ait diğer sigortalılık borçları, iş yeri kaynaklı yükümlülükleri ve Bağ-Kur borçları sırasıyla tahsilat listesine alınacak.
Sıralı tahsilat modeli sayesinde borçların karmaşıklaşmasının önüne geçilmesi ve öncelikli kamu alacaklarının kapatılması hedefleniyor. Melis Elmen, kişinin öncelikle sağlık güvencesiyle doğrudan ilgili olan GSS borçlarının kapatılacağını, ardından geçmişe dönük diğer tüm kurumsal borçların kademeli olarak tahsil edileceğini dile getirdi. Bu aşamalı yapı, borç takibinin sistematik yürütülmesini kolaylaştırıyor.
Maaş Kesinti Oranları Ve Uygulama Tavanı
Yasal mevzuatta öngörülen azami kesinti tavanı %25,00 olarak belirlenmiş olsa da emekli maaşlarının mevcut sosyoekonomik seviyesi dikkate alınarak standart uygulamanın %10,00 oranında yürütülmesi kararlaştırıldı. Maaş seviyelerinin düşük olması nedeniyle vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına oranın makul bir düzeyde tutulması öngörüldü. Bu yaklaşım ile hem kamu alacağının tahsili hem de emeklinin temel yaşam standartlarının korunması arasında bir denge gözetildi.
Mevzuattaki üst sınır olan %25,00 oranı istisnai durumlarda uygulanabilecek bir imkân olarak tutulurken, genel uygulamanın %10,00 seviyesinde sabitlenmesi hedeflendi. Melis Elmen, emekli aylıklarının genel durumu göz önünde bulundurularak kesinti oranının %10,00 seviyesinde uygulanmasının planlandığını vurguladı. Yapılan bu oran düzenlemesiyle birlikte emeklilerin aylık bütçelerinde büyük bir sarsıntı yaşanmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım





