EKRANLARDAKİ SÖYLEM EĞİTİM CAMİASINI DERİNDEN ÜZDÜ
Kanal D ekranlarında yayınlanan bir sabah kuşağı programında Prof. Dr. Canan Karatay tarafından sarf edilen “Gıda mühendisliği diye bir şey olmaz…” ifadeleri, gıda sektörünün tüm bileşenlerini ayağa kaldırdı. En az yarım asırdır Türkiye’de bu alanda eğitim veren üniversitelerin gıda mühendisliği bölümleri ve mesleği temsil eden kamu kurumu niteliğindeki Meslek Odası, ortak bir bildiri yayımladı. Akademisyenler ve sahada aktif olarak görev yapan mühendisler, multidisipliner bir bilim dalının bu denli hafife alınmasının ve gıda güvenliğinin teminatı olan profesyonellerin töhmet altında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
İŞLENMİŞ GIDA VE GÜVENLİ ÜRETİMİN GERÇEKLERİ
Ortak açıklamada gıda biliminin temel doğrularına dikkat çekilerek, toplumda "doğal" olarak adlandırılan her ürünün mutlak surette sağlıklı anlamına gelmediği hatırlatıldı. Doğada son derece faydalı besinlerin yanı sıra toksik riskler barındıran ve ancak endüstriyel olarak işlendikten sonra güvenli hale gelebilen pek çok gıdanın varlığına değinildi. Çiğ tüketilen meyve ve sebzeler hariç tutulduğunda, fırından çıkan ekmekten değirmendeki una kadar neredeyse tüketilen her şeyin teknik olarak "işlenmiş gıda" sınıfına girdiğine işaret eden uzmanlar, gıda mühendislerinin besin ögelerini en üst düzeyde koruyarak sağlığa uygun üretim zincirleri kurduğunu belirtti. Bilimsel veriler ve yasal mevzuatlar çerçevesinde üretilen işlenmiş gıdaların, insan sağlığı açısından hiçbir risk barındırmadan güvenle tüketilebileceğinin altı çizildi.
ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER VE TOPLUM İÇİN HAYATİ MİSYON
Gıda mühendisliğinin sadece sıradan bir üretim süreci yönetmediği, aynı zamanda hayati bir koruyucu hekimlik görevi üstlendiği vurgulandı. Hastalar, yaşlılar, bebekler ile çölyak veya laktoz intoleransı gibi özel beslenme gereksinimleri olan bireylerin ihtiyaç duyduğu özel amaçlı gıdaların güvenilir ve erişilebilir şekilde üretilmesi, tamamen bu alandaki gıda profesyonellerinin uzmanlığı sayesinde mümkün olmaktadır. Ürünlerin üretildikleri zaman diliminin dışına taşınarak, tazeliğini ve güvenilirliğini kaybetmeden farklı coğrafyalardaki tüketicilere ulaştırılması da yine bu mühendislik dalının sunduğu teknolojik olanaklarla sağlanmaktadır.
BİLGİ KİRLİLİĞİ TOPLUMU MERDİVEN ALTINA İTİYOR
Son dönemde yetkin olmayan kişilerin gıda konusunda yaptığı bilimsel dayanaktan yoksun açıklamaların tüketicilerin risk algısını sarstığına dikkat çekildi. Gerçek dışı iddialarla yaratılan panik havasının insanları beslenme hatalarına sürüklediği ve daha da tehlikelisi, denetimsiz merdiven altı üretime yönlendirdiği ifade edildi. İletişim kanalları kullanılarak yayılan bu bilgi kirliliğinin günümüzün en büyük gıda güvenliği problemlerinden biri haline geldiğini söyleyen akademik kurullar, uzmanlığı bulunmayan kişilerin haddini aşan yorumlarıyla mesleğin sorgulanmasını kesin bir dille reddettiklerini ve bilimin, aklın, halk sağlığının yanında durmaya kararlılıkla devam edeceklerini ilan etti.