COP31 sürecinde temiz enerji, dirençli şehirler ve teknoloji transferi gibi somut başlıklara odaklanacaklarını belirten Kurum, fosil yakıtlardan uzaklaşmanın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
ANTALYA DEKLARASYONU İLE SOMUT ADIMLAR ATILACAK
Türkiye'nin dirençli şehirler ve enerji yönetimi konusundaki tecrübelerini dünya ile paylaşacağını ifade eden Bakan Kurum, forum kapsamında bir "Antalya Deklarasyonu" yayınlayacaklarını duyurdu. İklim değişikliği nedeniyle yaşanan can kayıplarına ve ekonomik zararlara dikkat çeken Kurum, çözüm için her kesimin elini taşın altına koyması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bu süreçte dış politikadaki gücüyle öncü bir rol üstleneceğini kaydetti.

KENDİ KENDİNE YETEN ÜLKELER VE TEMİZ ENERJİ
Çoklu krizlerin yaşandığı günümüzde ülkelerin gıda ve enerji alanında kendi kendine yetebilmesinin önemine değinen Kurum, her coğrafyanın kendi potansiyeline uygun temiz enerji kaynaklarına yönelmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin rüzgar ve güneş enerjisi projeleriyle bu konuda örnek bir model sergilediğini hatırlatan Bakan Kurum, temiz enerjiyi COP31’in en güçlü gündem maddelerinden biri haline getireceklerini ifade etti.
TEKNOLOJİ TRANSFERİ VE KÜRESEL İŞ BİRLİĞİ
Yeşil dönüşümün sadece gelişmiş ülkelerin tekelinde kalmaması gerektiğini savunan Bakan Kurum, gelişmiş devletlerin sahip oldukları teknolojiyi gelişmekte olan ülkelere aktarması gerektiğini vurguladı. Özellikle Afrika gibi farklı öncelikleri olan bölgelerin bu transferlerle desteklenmesinin önemine işaret eden Kurum, adaletsizliğin giderilmesi için teknoloji paylaşımının şart olduğunu dile getirdi.
ULUSLARARASI TOPLUMDAN TÜRKİYE’YE DESTEK
Panelde söz alan eski Fransa Başbakanı Laurent Fabius ve Azerbaycan Özel Temsilcisi Muhtar Babayev gibi isimler, iklim mücadelesinin güvenlik ve bağımsızlık meseleleriyle iç içe geçtiğini belirtti. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’in, dünya gündeminde gerilere düşen iklim eylemini yeniden zirveye taşımak için eşsiz bir şans sunduğu konusunda fikir birliğine varıldı. Katılımcılar, artık sadece kararlar almanın yetmediğini, uygulama aşamasında küresel bir seferberliğe ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.




