POLİTİKA

CHP yönetiminde deprem etkisi yaratan karar: Görevden almalar ve ihraç talepleri peş peşe geldi

CHP’de gerçekleştirilen kritik MYK toplantısının ardından parti yönetiminde taşlar yerinden oynadı. Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı; 8 il başkanının görevden alındığını, boşalan yerlere 7 yeni atama yapıldığını ve 2 il başkanının kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildiğini açıklarken, parti içi kurultay tartışmalarına ve asgari ücret taleplerine dair çok sert mesajlar verdi.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi, siyaset gündemine bomba gibi düşen bir Merkez Yönetim Kurulu toplantısına ev sahipliği yaptı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu idaresinde bir araya gelen üst yönetim, kritik başlıkları karara bağlamak üzere yaklaşık iki saat boyunca basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, örgüt yapısında köklü değişikliklere gidildiğini ilan ederek parti içi dengeleri sarsacak kararları kamuoyuyla paylaştı.

Cumhuriyet Halk Partisi Örgütlerinde Görevden Alma ve Atama Dalgası

Parti yönetiminin gerçekleştirdiği haftalık olağanüstü değerlendirmelerin odağında, yerel teşkilatlardaki uyum ve disiplin sorunları yer aldı. Toplantıda alınan kararlar doğrultusunda sekiz kentin il başkanı, il yönetim kurulu üyeleri ve disiplin kurullarıyla birlikte bütünüyle görevden el çektirildi. Radikal kararın uygulandığı kentler Edirne, Isparta, Kastamonu, Konya, Tokat, Zonguldak, Yalova ve Rize olarak açıklandı. Sözcü Müslim Sarı, partinin vizyonuyla uyuşmayan yönetimlerle yolların ayrıldığını net bir dille ifade etti.

Gözlerin çevrildiği boşalan koltuklara ise vakit kaybetmeden yeni isimlerin görevlendirmesi yapıldı. Bu kapsamda yedi şehre yeni il başkanı ataması gerçekleştirildi. Yapılan yeni düzenlemeye göre Düzce il başkanlığına Kenan Akın, Edirne’ye Özlem Becan, Hakkari’ye Nazım Demir, Isparta’ya Ahmet Tunçbilek, Konya’ya Refik Serttaş, Samsun’ye Mehmet Pank ve Yalova’ya Mesut Tutuğ getirildi. Siyasi kulislerde bu hamle, genel merkezin yerel teşkilatlar üzerindeki denetimini artırma stratejisi olarak yorumlandı.

İki İl Başkanı İçin Kesin İhraç İstemiyle Disiplin Süreci Başlatıldı

Örgütlerdeki tasfiye süreci yalnızca görevden almalarla sınırlı kalmadı. Parti hukukuna ve genel merkez politikalarına aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle iki il başkanı hakkında en ağır disiplin cezası talebinde bulunuldu. Konya İl Başkanı Nail Türktaş ile Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, tedbirli olarak ve kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi.

Açıklamalarında parti içi bütünlüğe vurgu yapan Müslim Sarı, Özgür Özel ile hareket eden bazı isimlerin parti tabanında çift başlı bir yönetim algısı oluşturmaya çalıştığını öne sürdü. Bu tür yaklaşımların Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde ayrışmalara zemin hazırladığını savunan Sarı, partiyi bölmeye yönelik hamlelerin yalnızca mevcut iktidarın elini güçlendireceğini belirterek tüm parti mensuplarını sağduyuya davet etti.

Kurultay Tartışmaları ve Hukuki Süreç Hakkında Sert Eleştiriler

Parti içindeki muhalif grupların kurultay çağrılarına ve mahkeme süreçlerine de değinen Sözcü Sarı, geçmişte yapılan olağanüstü kongre girişimlerinin hukuki açıdan geçersizlikle sonuçlandığını hatırlattı. Mahkemenin verdiği kararları yok saymanın ya da tanımamanın hukukun doğasına aykırı olduğunu belirten Sarı, yasal olarak imkansız olduğunu bildikleri halde bazı kesimlerin ısrarla kurultay siyaseti yürüttüğünü iddia etti.

Partiye kayyum atanması yönündeki taleplerin meclis kürsülerine kadar taşınmasını sert bir dille eleştiren Sarı, genel merkezin formülünü açıkladı. Yargıtay’ın vereceği nihai kararı elleri kolları bağlı beklemek yerine örgütü harekete geçirmeyi seçtiklerini ifade eden parti sözcüsü, eylül ayının ilk günlerinden itibaren kongre takviminin başlatılacağını duyurdu. Demokrasinin gereği olarak kongre meydanlarında yarışılması gerektiğini belirten Sarı, hukuki süreç tamamlandığında büyük kurultayın da önünün açılacağını sözlerine ekledi.

Mali Tablolar ve Ofis Giderleri Tartışmasına Net Yanıt

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Müslim Sarı, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu haline gelen iki finansal başlığa açıklık getirdi. İlk olarak, geçmiş dönemlerde düzenlenen çok sayıda mitingin organizasyonunda görev alan Nafer Çapar isimli personele yapılan ödemeler hakkında bilgi verdi. Söz konusu ismin yüzü bulan kitlesel organizasyonlarda sorumluluk üstlendiğini doğrulayan Sarı, bu çalışmalar karşılığında kendisine toplamda 145 milyon liralık bir bütçe aktarıldığını doğruladı.

Bir diğer tartışma konusu olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevden ayrıldıktan sonra çalışmalarını yürüttüğü ofisin masraflarına dair iddialara ise sert yanıt verildi. Ofisin son derece sade ve mütevazı bir çalışma alanı olduğunu vurgulayan Sarı, orada görev yapan güvenlik personelinin resmi devlet görevlisi olduğunu ve maaşlarının devlet kanalıyla ödendiğini açıkladı. Ofisin geri kalan tüm işletme ve genel giderlerinin ise tamamen dayanışma ruhuyla, imece yöntemiyle karşılandığını belirten Sözcü Sarı, asılsız iddiaları ortaya atanlar hakkında yakın zamanda adli makamlara suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

Ekonomik Talepler: Asgari Ücret ve Emekli Aylığı İçin Net Rakamlar Verildi

Ülke gündeminin en önemli maddesi olan ekonomik kriz ve geçim sıkıntısı da MYK toplantısının temel başlıklarından biri oldu. Halkın alım gücünün ciddi şekilde eridiğini gözlemlediklerini belirten parti sözcüsü, ekonomi yönetimine acil çağrılarda bulundu. En düşük emekli maaşı için belirlenen mevcut seviyelerin kabul edilemez olduğunu dile getiren Sarı, bu rakamın açlık sınırının altında kalmaması gerektiğini savundu ve taban ücretin 35 bin liranın altında olamayacağını vurguladı.

Benzer şekilde milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücret konusunda da temmuz ayı itibarıyla bir ara zam yapılmasının zorunlu hale geldiği ifade edildi. Genel merkezin önerisi doğrultusunda asgari ücrete en az yüzde 60 oranında bir artış yapılması gerektiği, böylelikle çalışanların eline geçecek net tutarın 45 bin lira seviyesine ulaştırılmasının piyasalardaki yangını bir nebze olsun söndüreceği dile getirildi.