AÇIK ALANLARDA İMECE KÜLTÜRÜ YAŞATILMAYA DEVAM EDİYOR
Beyşehir kültürünün ayrılmaz bir parçası olan tarhana yapımı, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve komşuluk ilişkilerini canlı tutan bir imece faaliyetine dönüşüyor. Açık havada kurulan büyük kazanlarda ilk olarak yoğurt ezilerek ateşte ayrana dönüştürülüyor. Ardından kazan içerisine ideal ölçülerde tuz, yarma bulguru ve tereyağı ilave edilerek tarhana bulamacı elde ediliyor. Pişirme işleminin ardından dinlenmeye bırakılan sıcak bulamaçtan tabaklara ayrılan bir kısım, üzerine tereyağı gezdirilerek yapım sürecine emek veren komşu ve akrabalara ikram ediliyor.

HASIR ÇİTLERDE İKİ GÜNLÜK ZORLU GÜNEŞ NÖBETİ
Kıvamını alan ve dinlendirilen tarhana hamuru, ustalıkla elde beze haline getiriliyor. Özel biçimlendirme makineleri yardımıyla yuvarlak form verilen hamurlar, kurutma işleminin yapılacağı geleneksel hasır çitlerin üzerine özenle diziliyor. Yaklaşık iki gün boyunca dik güneş ışığı altında kurumaya bırakılan ürünlerin başında aile fertleri tarafından nöbet tutuluyor. Sokak hayvanları ile kuşların zarar vermesini engellemek adına tutulan bu nöbet; evlerin önlerinden bahçelere, tarhana damlarından çatılara, okul bahçelerinden yol kenarlarına kadar geniş bir alanda görsel bir şölen sunuyor.

CEVİZ VE BADEM EŞLİĞİNDE SOFRALARA TAŞINIYOR
Güneş altında ideal kuruluğa ulaşan ürünler tek tek toplanarak kış aylarında tüketilmek üzere özel muhafaza kaplarına alınıyor. Soğuk kış günlerinde pişirilerek veya kuru şekilde tüketilen Beyşehir tarhanası, bölge kültürüne uygun olarak ceviz ve badem gibi kuruyemiş türleriyle birlikte hane halkına ve misafirlere sunuluyor.

ARTAN ÜRÜN MALİYETLERİ ÇİT SAYILARINA YANSIDI
İlçede asırlık gelenek her şeye rağmen yaşatılmaya çalışılsa da tarhana yapımında kullanılan ana malzemelerin maliyetlerinde yaşanan artışlar sahaya da olumsuz yansıdı. Üretim giderlerinin yükselmesi sebebiyle Beyşehir'de yaz aylarında görmeye alışık olunan ve güneş altına sıralanan tarhana çitlerinin sayısında hissedilir bir azalma meydana geldi. İlçedeki açık alanlarda kurutma yapılan noktaların geçmiş yıllara kıyasla daha kısıtlı alanlarda kaldığı gözlemlendi.






