KONYA HABER

Burada etler kuş başı değil, kaz başı!

Konya’nın Karatay ilçesine bağlı Fevzi Çakmak Mahallesi Büsan Organize Sanayi Sitesi’nde bulunan Sena Izgara açıldı! Mönüsünde kuzu etini ön planda tutan işletme, kaz başı etleriyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Daha önce Konya Altınsan 1 Sanayi Sitesi’nde bulunan işletmenin sahibi Sami Avseren, yeni konumuyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Abone Ol

Sena Izgara ’da 28 Yıllık Kasaplık Tecrübesi Misafirlerini Ağırlamaya Devam Ediyor

Konya’da 28 senedir kasaplık yapan Sami Avseren, Büsan Organize Sanayi Sitesi’nde “Sena Izgara” adlı işletmesiyle ziyaretçilerini bekliyor. 40 yaşındaki Avseren, kasaplık mesleğiyle başladığı hayat serüveninden, restoran işletmeciliğine geçişini anlattı. Kaz başı büyüklüğündeki kuzu eti servisiyle ün kazanan Avseren, daha önce Altınsan 1 Sanayi Sitesi’nde ağırladığı misafirlerini artık Büsan Organize Sanayi Sitesi’nde ağırlamaya devam ediyor. Yaklaşık 4 senedir restoran işletmeciliği yapan Avseren verdiği röportajda şunlara değindi: “İsmim Sami Avseren. Asıl mesleğim kasaplık. 40 yaşındayım. Yaklaşık 28 senedir kasaplık yapıyorum. Bir gün babamla mezbahaya gittik. Mezbahada hayvanların kesilme işlemlerine şahit oldum ve kesim çok hoşuma gitti. Mezbahadan çıkınca ben kasap olmaya karar verdim. İki gün sonra bir kasap dükkanında iş buldum ve o günden beri bu işi severek yapmaya devam ediyorum. Yaşım ilerledikten sonra da kendi kasap dükkanımı açtım. Yaklaşık 4 senedir de restoran işletiyorum. Elhamdülillah daha gelen misafirlerimizden ‘Etin güzel değilmiş, kötüymüş veya beğenmedik diyen olmadı. Lezzet konusunda oldukça iddialıyız.”

Mönülerde Kuzu Eti Ön Plana Çıkıyor: Gramdan Çok Kiloyla Satılıyor!

Konya’daki birçok restoran işletmesinin yanında Sena Izgara ’daki mönülerde kuzu etinin daha ön planda olduğuna dikkat çeken Avseren, ziyaretçilerin ekonomik olarak zorlanmamasına da işaret ederek, porsiyon usulünden çok kiloyla satış yapıldığının altını çizdi. Ayrıca ete çok baharat atılmaması gerektiğini savunan Sena Izgara işletmecisi Avseren, her insanın damak tadının farklı olduğunu belirtti. Avseren: “Mönümüzde kuzuya dair aradığınız her şey bulunuyor. Pirzola, kelebek, beyti, kuşbaşı, kaburga, et sarma, küşleme, külbastı. Zengin mönü çeşitliliğimizle misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlamayı ödev edindik. Çok hoşuma giden yağlı antrikotlar olursa ondan da mönü çeşitlerimize koymaya çalışıyoruz. Dediğim gibi antrikot yapıyorum veya dallas yapıyorum. Ama o kadar kaliteli et de binde bir denk geldiği için genelde mönümüz kuzu eti ağırlıklı. Birkaç ay önce porsiyon usulüyle ziyaretçilerimizi ağırlıyorduk fakat şimdi kilo usulüyle ağırlıyoruz. Eskiden tezgahımıza tavuk koymuyorduk ama talep olunca artık tavuk çeşitlerini de koyduk. Baharatlarımız da genelde servilerimizin yanında duruyor. Çünkü herkesin damak tadı farklıdır, baharatını kendi damak zevkine göre atmasını daha uygun buluyoruz. Porsiyon usulüyle satış yaptığımız zaman, insanlar ekonomik açıdan zorlanabiliyordu. Dört sene önce kuzunun kilosunu 77 Lira ile 89 Lira aralığında alıyorduk. Şu anda kilosu 800 Lira olmuş durumda. Her esnaf kendi kafasına göre fiyat belirliyor. Hal böyle olunca biz de dedik ki kendimizden fedakârlık yapalım. Yine isteyen misafirlerimize elbette porsiyon tabaklarımızdan hazırlıyoruz.” İfadelerini kullandı.

Sena Izgara İşletmecisi Sami Avseren: “Etleri Sinirlerinden Titizlikle Ayırıp Servis Ediyoruz”

Avseren ailesinin işletmesi olan Sena Izgara, hijyen konusunda da oldukça iddialı olduklarını dile getirdi. Avseren, aynı anda 100 misafire hizmet verme kapasitesine sahip olan işletmenin açık hava kısmında da misafirlerini ağırlayabileceklerini söyledi. Yaz sıcağının etkisinde kalmadan kuzu etinin en lezzetli halini deneyimleyebileceklerinden bahseden Avseren: “Sena Izgarayı ben eşimle birlikte işletiyorum. Burası bir aile işletmesi. Hijyen konusunda kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın ki zaten Sağlık Bakanlığı tarafından denetlemeler de yapılıyor. Toplamda 100 misafiri aynı anda ağırlayacak kapasitemiz var. Dışarıda bahçemiz de var misafirlerimizi açık havada da ağırlama imkanına sahibiz. Bahsettiğim gibi kuzuları pişirme işini eşim yapıyor. Ben de etleri sinirlerinden ayırıyorum ki bu konuya özellikle dikkat çekmek isterim. Hem kendi tabağımda hem de ziyaretçilerimizin tabağında sinir olmamasına özen gösteriyorum. Oldukça hassasiyetim var bu mevzuda. Kendim de sevmem o yüzden bir başkasının da aynı tatsızlığı yaşamasını asla istemem. Bu arada benim dışımdaki kasaplar da bilirler etten sinir ayıklamak ince işçilik ister. Ben işimi severek yapıyorum fakat ne kadar zor bir işlem olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Ziyaretçilerimizin bu konuda da içlerinin rahat olmasını gönülden söyleyebilirim. Şimdiye kadar da kimsenin şikâyeti olmadı Allah'a şükür.” diye sözlerine devam etti.

Avseren: “Etlerimiz Kuş başı Değil Kaz başı”

Sena Izgara işletmecisi Sami Avseren, şişe dizdiği etlerin büyüklüğünden de söz etti. Birçok işletmenin aksine ziyaretçilerin gözünü değil karnını doyurduğunu vurgulayan Avseren, dizdiği etlerin kuş başı büyüklüğünde değil, kaz başı büyüklüğünde olduğunu beyan etti. Avseren: “Genelde dikkat ediyorum, kuşbaşını ızgaracı arkadaşlarımız böyle küp şekerden biraz daha büyük doğuruyorlar. İki şiş yapıyorlar, üç şiş yapıyorlar. Ben kuşbaşı servis yapmıyorum. Kaz başı büyüklüğünde bir şişin yarısına kadar gelecek şekilde doğruyorum. Misafire servis ettiğimizde belki az görünebilir fakat etin sululuğunu ve lezzetini ön planda tutmak bence daha önemli. Ayrıca gramaj açısından benim etlerim asla 200 gramın altına düşmez. Yaz aylarında 240-250 gramı buluyor. Kış aylarında kuzular biraz daha iri olduğu için 300-320 gramı buluyor.” dedi.