2011 yılından bu yana evli olduklarını ve iki çocukları bulunduğunu belirten acılı eş, yardımsever bir insan olarak tanımladığı hayat arkadaşının, trajik bir ihmal ve şiddet sarmalında hayatını kaybettiğini dile getirdi.

KAVGA BİR STOP LAMBASI YÜZÜNDEN BAŞLADI
Olay günü yaşananları anlatan Emel Keskin, tartışmanın araçtaki bir stop lambasının yanıp yanmadığı üzerine çıktığını ifade etti. Keskin’in anlatımına göre; muayene sırasında lambanın yanmadığı söylenince, polis memuru bir başka vatandaştan yardım isteyerek lambanın yandığını ispat etti. Ancak görevlilerin "Kameranın önünde yanmadı, git yarın gel" şeklindeki alaycı tavırları gerginliği tırmandırdı. Yetkiliyle görüşmek isteyen polis memuruna, iddiaya göre 20-30 kişilik bir grup saldırdı. İlk saldırıdan uzaklaşıp yardım çağırmaya çalışan Keskin'in, ikinci kez darbedildiği ve bu esnada ayağının üzerinden bir araç geçtiği belirtildi.
BEYİN KANAMASI VE AMELİYAT SÜRECİ
Kendi imkanlarıyla gittiği hastanede beyin kanaması geçirdiği saptanan Melih Okan Keskin, Gazi Hastanesi’ne sevk edilerek acil ameliyata alındı. Ameliyat sonrası yoğun bakımda entübe edilen ve günlerce yaşam savaşı veren Keskin, perşembe akşamı hayata gözlerini yumdu. Eşinin ismini sayıklayarak su istediği o zorlu süreci anlatan Emel Keskin, "İki çocuğum babasız kaldı, yarım gitti" diyerek sorumluların en ağır cezayı almasını istedi.

HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlanan polis memurunun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan iki şüpheliden biri tutuklanırken diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aile, olay anına ait görüntülerde çok daha fazla kişinin olduğunu savunarak tüm sorumluların yargı önüne çıkarılmasını bekliyor.




