KÜLTÜR SANAT

Bir sergiden fazlası: Gençlerin iç dünyası tuvalde

Çumra Atatürk Anadolu Lisesi öğrencileri, görsel sanatlar dersi kapsamında hazırladıkları muhteşem karma resim sergisine imza attı. Farklı sınıf kademelerinden öğrencilerin el emeği göz nuru eserlerinden oluşan ve "Spectrum" adı verilen sergi, önce Çumra’da; ardından Kule Site Alışveriş Merkezi’nde ziyaretçilerine kapılarını açtı.

Abone Ol

Sergiyle ilgili bilgi veren Görsel Sanatlar Öğretmeni Zeynep Ak, sergiye neden "Spectrum" ismini verdiklerini şu sözlerle aktardı: "Spectrum, farklı renklerin ve farklı tonların bütünlüğünü temsil eder. Burada da farklı öğrencilerin farklı bakış açıları, farklı emekleri biraraya gelerek bütün oluşturduğu için bu ismi uygun gördük. 9. sınıf kademesinden başlayıp 12. sınıfa kadar her öğrencimizin burada resmi var." Ak, sergi içeriğini zümre arkadaşı Görsel Sanatlar Öğretmeni Aşkın Can Dalgıç ile birlikte büyük bir titizlikle hazırladıklarını belirterek, sergide kendisini en çok etkileyen eserlerden birinin Kezban Nisa Kartal adlı öğrencinin teknik ve anatomik açıdan sanat duygusu taşıyan "Güllü Kadın" adlı resmi olduğunu ifade etti.

"SANATLA İNSANA DOKUNMAYI AMAÇLADIK"

Serginin koordinatörlüğünü üstlenen bir diğer Görsel Sanatlar Öğretmeni Aşkın Can Dalgıç ise sanatın, insanın duygu ve düşüncelerini yansıtmasındaki gücüne vurgu yaptı: "Resim ve sanat aslında insanın duygu ve düşüncelerini, izlenimlerini yansıtmak için kullandıkları çok özel bir alandır. Biz bu resimlerde aslında bir insana dokunmanın, onun kendi varlığını sanatla göstermesinin bir yolunu bulmaya çalıştık. Özellikle bazı resimlerde, çocuklarımız kendilerini ifade etmekte zorluk çektiklerinde onlara güç olabilmeyi, yön verebilmeyi ve geleceğe adım atmalarını sağlamayı hedefledik."

‘KENDİNİ İFADE ETMEKTE ZORLANAN ÇOCUKLARIMIZIN, SANATLA DUVARLARI AŞTIĞINI GÖRDÜM’

Ayrıca Dalgıç, sergide kendisinde farklı duygular uyandıran eserlerin ardındaki derin anlamı şu sözlerle aktardı: "Öğrencilerimizle baş başa çalışarak ortaya çıkardığımız bu eserler, aslında onların sanata olan ilgilerinin ve yoğunlaşmalarının çok ötesinde bir anlam taşıyor. Bu resimler, bizim için bir nevi mevsimlerin değişimi gibi; çocuklarımızın yıl içindeki büyüme ve olgunlaşma süreçlerinin en somut göstergesi oldu. Bir öğretmen olarak, özellikle seçtiğim bazı çalışmalarda çok daha farklı duygular hissettim çünkü zaman zaman özgüven problemi yaşayan ya da kendisini ifade etmekte zorlanan çocuklarımızın, sanat sayesinde bu duvarları aştığını gördüm. Onlara bu yolculukta güç olabilmek, yön verebilmek ve geleceğe cesur adımlarla ilerlemelerini sağlamak, benim için kelimelerle tarif edilemez bir duygu." Dalgıç, sergiye yönelik Konya ve Çumra halkından, meslektaşlarından ve alışveriş merkezindeki ziyaretçilerden gelen ilgiden son derece memnun olduklarını da sözlerine ekledi.

TUVALLERE YANSIYAN GENÇ DÜNYALAR!

Sergide eserleri yer alan öğrencilerin duyguları ise görülmeye değerdi. Kedisini resmettiği çalışmasıyla ilgili Mihriban Yaz, "Kedimi bebekken sahiplenmiştim ve onunla derin bir bağımız var. Onu çizerken çok mutlu ve rahat hissettim, benim için çok anlamlı bir çalışma oldu," diyerek duygularını paylaştı.

‘Anadolu'nun İncisi’ isimli resmin sadece görsel zenginliğiyle değil, barındırdığı derin felsefeyi de barındırdığını aktaran öğrenci Aleyna Köse, tuvale yansıttığı hikayeyi şu etkileyici sözlerle aktarıyor: "Eserim, Anadolu'nun bir köyünde yaşayan, herkes tarafından çok sevilen ve hayranlık duyulan güzel bir kadının hikayesini anlatıyor. Ancak bu kadın, dış güzelliği ya da kıyafetleriyle değil; adalete duyduğu derin saygı, dürüstlüğü ve insan sevgisiyle tanınmak istemiş bir karakterdir. Tıpkı bir incinin yılların sabrıyla istiridyenin içinde olgunlaşması gibi, bu kadının da adalete ve doğruluğa olan inancı yıllar içinde yoğrulmuş; bu yüzden adı 'Anadolu'nun İncisi' olarak yayılmıştır. Resimde kadının başında gördüğümüz renkli çiçekler ve elbisesindeki tonlar, Anadolu'nun köklü ve zengin kültüründen izler taşıyor. Takılarındaki inciler ise saraylara layık asil bir zarafeti simgeliyor. Adaleti ve asil ruhuyla öne çıkan bu karakter, aynı zamanda Anadolu kadınının köklü ve sarsılmaz gücünü tasvir ediyor. Onun zamana meydan okuyan şu sözü, aslında tüm eserin de özeti niteliğindedir: 'Gerçek asalet başında taşınan taçta değil, kalpte barınan adalette gizlidir."

BAKIŞLAR UMUDU, KIYAFETLER İSE FEDAKARLIĞI TEMSİL ETTİ

‘Zümrüt Kraliçesi’ tamamen genç ressamın zihninde kurguladığı fantastik bir hikayenin başkahramanını tuvale taşıyor. Eser sahibi Aliye Köse, tablosunun ardındaki derin mitolojiyi şu sözlerle özetliyor: "Bu eser, tamamen kendi kafamda kurduğum bir hikayeden ve o hikayenin ana karakterinden esinlenerek ortaya çıktı. Resmettiğim figür, Zümrüt Vadisi'nin kraliçesidir. Kendisi, halkı ve krallığı çok karanlık, çok kötü zamanlardan geçmesine rağmen, sahip olduğu bilgelik ve sarsılmaz cesaret sayesinde ülkesini ayakta tutmayı başarmış güçlü bir liderdir. Kraliçenin boynunu ve küpelerini süsleyen zümrütler, yalnızca birer takı değil; krallığın köklü geçmişini ve anılarını geleceğe taşıyan kutsal mücevherlerdir. Tablodaki her bir detay farklı bir sembolizmi barındırıyor: Kraliçenin bakışları umudu, yeşil gözleri gücü, üzerindeki kıyafeti ise halkı için yaptığı fedakarlıkları temsil ediyor. Umarım izleyenlerin iç dünyasında da güzel bir iz bırakır."

‘LOŞ IŞIK, İÇİMİZDE HER ZAMAN BİR HUZURUN VAR OLDUĞUNU SİMGELİYOR’

‘Sessiz Sıcak Bir Gece’ bir üniversite adayının iç dünyasını, verdiği mücadeleyi ve geleceğe olan inancını tuale yansıtıyor. Eser sahibi Songül Baş, çalışmasının ardındaki derin ve anlamlı süreci şu sözlerle ifade ediyor: "Ben bir 12. sınıf öğrencisiyim. Bu zorlu hazırlık yolunda, bir yıl boyunca notlar, sınavlar ve gelecek kaygısı derken zaman zaman çok fazla karanlığa düştüğüm, umudumu kaybettiğim anlar oldu. Eserimde yer alan ve odayı aydınlatan o loş ışık; aslında ne olursa olsun içimizde her zaman bir huzurun var olduğunu, o umudun bir gün mutlaka geri döneceğini ve verdiğimiz tüm emeklerin karşılığını en güzel şekilde alacağımızı simgeliyor. Kenarda duran kitaplar ise okuduğumuz her bir satırın, öğrendiğimiz her yeni bilginin zihnimizde yeni bir fidanı temsil ettiğini anlatıyor; tıpkı saksıda sessizce açan yeni bir çiçek gibi... Bu tual aslında benim her gece sabırla ders çalıştığım o masayı, geleceğe umutla baktığım odamı ve o sessiz, sıcak gecelerde odamı aydınlatarak bana yoldaşlık eden o güzel lambayı, yani benim hikayemi anlatıyor."

GELECEĞİN İNCİLERİ KARANLIĞI SANATLA AYDINLATIYOR

Çumra Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin fırçalarından dökülen bu sıra dışı eserler, sadece birer lise çalışması olmanın çok ötesinde; gençliğin sarsılmaz adalet inancını, sığınacak bir liman olan derin bağlarını ve en karanlık gecelerde bile sönmeyen umut ışığını gözler önüne seriyor. Kule Site AVM’den geçen binlerce Konyalının adeta durup nefes aldığı bir kültür vahasına dönüşen Spectrum Resim Sergisi, sanata verilen emeğin ve gençlerin iç dünyasındaki o saf gücün doğru yönlendirildiğinde nasıl birer şahesere dönüşebileceğinin en somut kanıtı olarak hafızalardaki yerini alıyor. Gençlerin tuale bıraktığı her fırça darbesi, Konya'da sanatsal bir köprü kurarken geleceğe dair umutları da yeniden yeşertiyor.