Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, vatandaşların ev ve araç sahibi olmak amacıyla birikimlerini emanet ettiği tasarruf finansman şirketlerinin çalışma esaslarını baştan aşağı değiştiren kritik kararlara imza attı. Sektörde faaliyet gösteren tanınmış kurumları da doğrudan ilgilendiren bu hamle, sistemdeki sermaye yapısını korumayı ve biriken fonların güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığına iletilen yeni resmi talimat doğrultusunda, müşterilerin oluşturduğu tasarruf havuzlarının hangi finansal araçlarda işletilebileceği son derece katı kurallara bağlandı. Böylece yüksek risk taşıyan yatırım enstrümanları tamamen devre dışı bırakılırken, vatandaşların birikimlerinin anında nakde çevrilebilecek güvenceli limanlarda tutulması zorunlu kılındı.

Atılan bu stratejik adımla birlikte, tasarruf fon havuzlarında ve şirketlerin kendi bünyesindeki hesaplarda toplanan kaynaklar artık yalnızca katılım bankalarındaki Türk lirası cinsi cari veya katılma hesaplarında tutulabilecek. Bunun yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan ve altına dayalı olmayan Türk lirası bazlı yurt içi kira sertifikaları ile risk derecesi 1 veya 2 seviyesinde bulunan düşük riskli katılım yatırım fonları tercih edilebilecek. Yapılan bu köklü düzenleme sayesinde finansal sistemdeki olası dalgalanmaların tasarruf sahiplerini etkilemesinin önüne geçilmesi ve katılım esaslı finans sisteminin çok daha dirençli bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.

Getirisiz Bakiyelere Sınır Getirilirken Limiti Yüksek Sözleşmeler Yenilendi

Sistemde biriken fonların nemalandırılmadan atıl şekilde beklemesini engellemek amacıyla da son derece dikkat çekici bir mekanizma devreye sokuldu. Yeni düzenlemeye göre gün içinde getirisiz şekilde kalan bakiye miktarının, şirketin bir önceki ay sonunda ulaştığı toplam tasarruf fon havuzu büyüklüğünün %0,2 oranını aşmaması kararlaştırıldı. Gün içinde gerçekleşen para transferlerinde aksama yaşanmaması adına Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesindeki EFT sisteminin kapanış saatinden sonra havuza aktarılan meblağların bir sonraki günün hesaplama tablosuna dahil edileceği kaydedildi. Bu adımla birlikte şirketlerin atıl fon yönetimi konusundaki sorumlulukları artırılarak birikimlerin verimliliği teminat altına alındı.

Piyasa koşulları ve ekonomik parametreler dikkate alınarak yüksek tutarlı sözleşme kategorisindeki eşik değerlerde de çok ciddi artışlara gidildi. Bir sözleşmenin yüksek tutarlı sayılabilmesi için aranan alt sınır 2.509.800 liradan 5.000.000 liraya yükseltilirken, konut veya gayrimenkul finansmanı sözleşmelerinde ise bu sınır 6.274.500 liradan 12.500.000 liraya çıkarıldı. Şirketlerin alacağı riskleri dengede tutmak amacıyla bu tür yüksek tutarlı sözleşmelerin toplam portföy içindeki payı %5 ile sınırlandırıldı. Ancak sektöre yeni giren oyuncuları korumak adına 1 Ocak 2025 tarihinden sonra faaliyete geçen şirketlere kademeli bir adaptasyon süreci tanındı. Bu yeni kurumlar için bahsi geçen oran 30 Haziran 2027 tarihine kadar %15, 1 Temmuz 2027 ile 31 Aralık 2027 tarihleri arasında ise %10 olarak uygulanacak.

Tek Kişiye Verilecek Finansman Miktarında Risk Yoğunlaşması Engellendi

BDDK tarafından alınan kararların en önemli ayaklarından birini de olası risk yoğunlaşmalarının önüne geçilmesi oluşturuyor. Bir gerçek ya da tüzel kişinin veya aynı risk grubunda yer alan tarafların tek bir şirket üzerinden açabileceği sözleşme sayısı net ifadelerle kısıtlandı. Buna göre bir müşteri, aynı tasarruf finansman şirketi çatısı altında en fazla 1 adet araç finansmanı ve 1 adet konut finansmanı olmak üzere toplamda sadece 2 sözleşmeye imza atabilecek. Böylece tek bir sermaye grubunun veya kişinin sistemdeki kaynakları baskılaması ya da olası bir temerrüt durumunda tüm havuzu riske atması tamamen engellenmiş oldu.

Söz konusu sınırlamalarla eş zamanlı olarak kişi ve risk grubu bazında tavan finansman tutarları güncel ekonomik şartlara uygun şekilde baştan tanımlandı. Yapılan güncellemeyle birlikte bir kişi ya da risk grubunun yararlanabileceği araç finansmanındaki üst limit 6.250.000 liraya, konut veya çatılı iş yeri finansmanındaki azami tutar ise 62.500.000 liraya taşındı. Aynı zamanda bir kişinin veya aynı risk grubunun sahip olduğu tüm aktif sözleşmelerin toplam parasal büyüklüğünün de 62.500.000 lirayı aşamayacağı hüküm altına alındı. Bu sayede büyük tutarlı finansman taleplerinde sistemik risklerin önüne geçilmesi ve kaynakların daha geniş kitlelere adil şekilde dağıtılması hedeflendi.

Vergi, SGK ve MTV Borcu Olanlara Müjde: İndirimli Ödeme Fırsatı!
Vergi, SGK ve MTV Borcu Olanlara Müjde: İndirimli Ödeme Fırsatı!
İçeriği Görüntüle

Şirketlerin Yeni Döneme Uyum Sağlaması İçin Takvim Belirlendi

BDDK düzenleme kapsamındaki kuralların sektöre getireceği yükü ve operasyonel süreçleri göz önünde bulundurarak finansman şirketlerine bir geçiş takvimi sundu. Şirketlerin iç denetim mekanizmalarını, yazılımsal altyapılarını ve risk yönetim modellerini bu kararlara uyumlu hale getirmeleri için makul bir hazırlık dönemi tanındı. Sektör temsilcilerinin yeni iş modellerini revize etmelerine imkan sağlayan bu sürecin ardından tüm kuralların 1 Ekim tarihi itibarıyla istisnasız ve eksiksiz bir şekilde yürürlüğe gireceği açıklandı.

Sektör uzmanları ve ekonomi analistleri, yürürlüğe girecek olan bu mevzuatın tasarruf finansman sektörünü çok daha şeffaf, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacağını vurguluyor. Vatandaşların sisteme duyduğu güveni artırmayı amaçlayan bu kararlar sayesinde, olası finansal darboğazların ve usulsüz fon kullanımlarının önüne geçilmesi bekleniyor. 1 Ekim tarihi itibarıyla başlayacak olan yeni dönemle birlikte, tasarruf finansman şirketlerinin denetim standartları bankacılık sektörünün disiplinli yapısına bir adım daha yaklaşmış olacak.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım