CHP'deki Kurultay Kararı ve Siyasal İstikrar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38'nci Olağan Kurultayı'na yönelik verdiği "mutlak butlan" kararı sonrası yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Mahkemenin kurultay öncesi duruma dönülmesi yönündeki hükmünün parti içinde ve dışında büyük tartışmalara yol açtığını anımsatan Bahçeli, sürecin işleyiş biçimine yönelik eleştirilerde bulundu. Kararın ardından ortaya çıkan tablonun demokrasiye yakışmadığını ifade eden MHP lideri, "Beklentimiz, demokrasimizi temsil etmeyen bu görüntünün giderilmesi ve CHP'nin kurumsal kimliğiyle ileriye taşınmasını mümkün kılacak sağlıklı adımların atılmasıdır." değerlendirmesini yaptı. Bahçeli, MHP'nin ana muhalefet partisinden ne beklediğini ise net bir dille ortaya koyarak, "MHP'nin beklentisi bölünmüş değil; Türkiye ve Türk milletine hizmet eden CHP'dir." ifadelerini kullandı.

Asil ile vekil arasındaki uçurum derinleşiyor: Cenaze yardımında 28 katlık dev fark!
Asil ile vekil arasındaki uçurum derinleşiyor: Cenaze yardımında 28 katlık dev fark!
İçeriği Görüntüle

"Biz Bu Tür Fitne ve Ayak Oyunlarını Yakından Tanırız"

Başka bir siyasi partinin iç işlerine müdahale etmek gibi bir niyetlerinin asla olamayacağını dile getiren Devlet Bahçeli, sergiledikleri hassasiyetin Türk siyasetinin geleceğine ve köklü tecrübelere dayandığını aktardı. MHP’nin 57 yılı aşan geçmişinde benzer kongre süreçlerinden ve siyasi badirelerden geçtiğini hatırlatan Bahçeli, geçmişte CHP’den hiçbir demokratik destek görmediklerini de sözlerine ekledi. Bu birikimle konuştuklarını belirten Bahçeli, "Bu tür fitne ve ayak oyunlarını biz yakından tanır, önceden sezer ve nasıl bertaraf edileceğini herkesten iyi biliriz. Bu tecrübeye dayanarak, CHP'nin benzer bir duruma düşmesine engel olunması gerektiğini belirtmek de bizim için Türk milletine karşı bir sorumluluktur." dedi. Siyasetteki çözümün parlamento dışında aranmasının kontrolsüz sokak hareketlerine zemin hazırlayacağı uyarısında bulunan Bahçeli, "İç cepheyi tahkim etmeye çalıştığımız bu süreçte CHP üzerinden Türk siyasetinin istikrarsızlığa sürüklenmesi kabul edilemeyecek bir durumdur." şeklinde konuştu.

Yeniden İnşa İçin Dört Aşamalı Reçete

Mahkeme kararının ardından mevcut durumda Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olduğunu belirten Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun "CHP'yi kuruluşundaki kodlara kavuşturacağız" sözlerine atıfta bulunarak bunun bir ilkeden uzaklaşma ikrarı olduğunu savundu. MHP lideri, bu süreçten sonra yapılması gereken idari, hukuki ve mali kontrollerin ardından atılması gereken adımları sıraladı. İlk olarak partideki dilin değişmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "İlk olarak CHP'de siyasi atmosferi zehirleyen, CHP'nin parti aidiyetine ve kurumsal kimliğine zarar veren nefret dilinin ivedilikle terk edilmesi gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı. İkinci adım olarak bir "arınma ve durulma" sürecinin işletilmesini; üçüncü aşamada ise yolsuzluğa, usulsüzlüğe bulaşmış isimlerin temizlenmesi için üye yapısının yenilenmesini önerdi. Dördüncü adımda ise bu yenilenen yapıyla sağlıklı bir kongre sürecinin başlatılabileceğini belirten Bahçeli, büyük kongre için de partinin kuruluş tarihi olan 9 Eylül'ü işaret etti.

"İki CHP'den Söz Etmek Bölünmeye Heves Anlamına Gelir"

Parti içi muhalefetin ve liderlik yarışının ofislerden yönetilemeyeceğine ve bölünmenin getireceği tarihi sorumluluğa dikkat çeken Devlet Bahçeli, "İki CHP'den söz etmek ise bölünmeye heves anlamına gelecek, Türk siyasetindeki ufalanmış istikrarsız yapılara yeni bir ekleme olacaktır. Ayrıca Cumhuriyetle yaşıt bir partinin bölünmesine sebebiyet vermenin yükü ağır olacaktır." sözleriyle uyardı. Türkiye'nin içinden geçtiği hassas dönemeçte tüm aktörleri sağduyuya davet eden MHP lideri, ülkenin içinde bulunduğu dinamik süreçlerin ortak bir akıl gerektirdiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Terörsüz Türkiye sürecinden geçerken, yaşanan bölgesel gelişmeler, ekonomik meseleler ve milli güvenlikle ilgili riskler, Türkiye'nin ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu göstermektedir."

Kaynak: AA