Ziyaretlerin getirisi olur mu?

Abone Ol

Uzun yıllardır beraber olduğum Çumra’da mesleğinde Ahilik Kültürünü yaşatan yol arkadaşım Çumra’mızın bilinen mahfillerinden 50 yıldır aynı işyerinde çalışan Berber Himmet Tömtöm’ün kulakları çınlasın!
Ahiliğin temel ilkelerinde; İyiliksever, ahde vefalı, cömert olmak, verilen sözü tutmak, çalışkan olmak gibi ilkeler vardır değil mi?
Selçuklu döneminde ortaya çıkan bazılarını Türklerden sanatkâr, esnaf, tüccar çıkmaz demelerine karşılık Ahilik Teşkilatı kurulmuştur. Ahilik Kültürü ile oluşturulan girişimcilik ve yapılacak olan işin faydaları yapılabilirliği araştırılarak Anadolu Türk insanına aldatmadan hizmet edebilmektir.
Evet, böylesi ahilik kültürüyle yetişen esnaf, sanatkâr hem kendi rızkını temin ederken hem de halkının gereksinimlerini karşılamaktadır.
Allah razı olsun Himmet Kardeşim belli zamanlarda dostlarımızı ziyarete vesile oluyor.
*
Hafta sonu davetleri de ayarlıyor. Bizden önce yaşayan akça kocalarımız çağrılan yere erinme, çağrılmadığın yere görünme! Demişler ya.
Elzem olmadığın yerde olmayacak ve lüzumsuz konuma düşmeyeceksin. Çörekçi, börekçi gibi …
Elzem veya lazım değilsen gitme lazımlık olma!
*
Bir zaman bir milletvekilimizi aradım. Cevap vermemişti sonrasında defalarca aradım yine cevap yok şimdiki tabirle dönmedi de.
Sonrasında ben de mesaj attım ve dedim ki; Saygıdeğer Vekilim, elbette bugün ulaşılmaz olabilirsiniz, ancak aşılmaz olamazsınız.
“Kurban olduğum Allah’a günde beş vakit ulaşılabiliyorken, kendini ulaşılmaz sananlara selam olsun!” Demiş ya Necip Fazıl…. Ben de öyle diyorum…

Ancak, bunun yanında gelmeyene gitmek ayrı değerlendirmek durumundayız. Nazı niyazı görmek durumundayız değil mi?
Sözü uzatmadan kısadan öze girelim.
Fakat bunu yanlış mecralara çekmemeliyiz.
Öyle gidilmeyecek kanı beş para etmez adamlar vardır. Onları bu manada değerlendiremeyiz. Onlara asla gitmeyiz gidemeyiz.
Öyle ya dün Hasbelkader bizlerle beraber bugün menfaati noktasında ayrılmış olanları bazen görüyoruz ve hiç tanımazda geliyoruz. Dün sizin yanınızda idi niye görmezden geliyorsunuz? Diye soranlara cevabımız olmaz olur mu? Elbette olur;
--- Bu amcalar menfaati noktasında zaplayıp zıplayınca bizde Taşağıl Köylü hemşerilerimizin atlarını Karadağ’a saldıkları menfaat çukuruna salıverdik bize ve herkese yabanlaştılar yılkı atları gibi oldular. Dün salıverdiğimizi bugün niye görelim ki, biz gök görmedik miyiz?
Notunu düştükten sonra biz görülecek olanı görür gidilecek olana gideriz. Piri faniler yani büyükler gelmese bile biz muhakkak onlara gitmeliyiz. Kadir kıymet bilmeliyiz. Ziyaretlerimizi yaparken gurura kibire kapılmamalıyız. Yaptığını Allah rızası için ve hiçbir beklenti olmaksızın yaparsak mesele olmaz.
Ki, o zaman sevincimiz ve üzüntümüz Allah için olacağına göre beklentimiz ona göre değer bulur.
Bitmez tükenmez işlerinize ufacık ara vererek dünyaya vesilesi anamızı, babamızı, piri fani büyüklerimizi ziyaret ederek dualarını alabiliriz değil mi? Sevenin sevdiğine verdiği değerdir dua!
Bardakçı Mahallesinde Evladı Fatiha’n Çumralı ifadesi göçmen piri fani ninemizin bir işine yardımcı olmuştum. Bana;
--- Hacı Ahmet evladım Allah gökten yağdırsın yerden topla Cenabı Allah işini gücünü rast getirsin! Diye dua ettikten sonra devam etti,
Unutma, “Evi ayakta tutan sıva ile cila, insanları, devletleri ayakta tutan ise duadır.”
Unutmayacağız anacığım unutmayacağız.