Zeytin gözlüm!

Abone Ol

Zeytin gözlüm şarkısını liseli yıllarda arkadaş grubumuzda toplu halde yani koro şeklinde söylerdik. Muhakkak herkesin kendine göre zeytin gözlüsü vardı. Ki, bambaşka hazla söylerdik.
Ancak, şarkı sözü bizim düşündüğümüz olmadığını sonradan öğrendim.
Zeytin gözlüm şarkısı vefasız çocukları olanların şarkısıdır. Öyle aileler tanırım çocukları olmadıkları için ömür boyu çocuk özlemiyle yaşarlar.
Bunun yanında varlıkta yokluğu yaşayanlar vardır. Çoluk çocuğu olduğu halde belli yaştan sonra işini aşını dahası istikbalini hazırladıkları çocuklarını yuvadan uçurduktan sonra bir daha ana baba ocağına dönmeyenler vardır.
Anne ve babaları özlemle kapıya bakarlar. Kapılara baka baka gözleri şaşı olur. Vefasız çocuklar bir türlü kapıyı açıp içeri girmezler. Anne ve babalarını mübarek ellerini öpmezler.
Analar babalar evlat özlemi ile ahiret yurduna göçerler. Zeytin gözlüm şarkısı böylesi özlemin hikâyesi vardır. Biz liseli yıllarda bu şarkıyı bambaşka duygular içinde söyler veya dinlerdik.
Evet, bu şarkının hikâyesini bilmeyenler, şarkının zeytin gözlü bir sevgiliye hitap ettiğini sanır. Oysa ardında yürek burkan, gözyaşı döktüren bir hikâye vardır.
Hüceste Aksavrın iyi bir ailede yetişmiş, yüz akı kadınlarımızdan biridir. Edebiyata meraklıdır. Duygularını mısralara dökmeyi sever. Şairdir.
Hayata son derece bağlı Hüceste Hanım gün gelir, tüberküloza yakalanır. Tedavi için Heybeliada Sanatoryumuna yatar. Uzun sürer tedavi. Doktoru, Ömer Münif’tir. İki hisseden kalbin, iki duygu insanının, doktor-hasta ilişkisi zamanla aşka dönüşür. Ve aşk evlilikle sonuçlanır.
Çok mutludurlar. Mutluluk bir süre sonra, Mehmet’in doğumuyla taçlanır. Mehmet büyür ve aile onun geleceğini düşünmeye başlar. Her ana-baba gibi onlar da Mehmet’in iyi yetişmesini istemektedirler. İmkânları da vardır ve hasreti yüreklerinde saklamaya söz vererek, Mehmet’i Avrupa’ya gönderirler.
Mehmet, Avrupa’ya gider gitmesine de, hasretin bitmesini, Mehmet’in dönmesini bekleyen aile, hasretin yanına hayal kırıklığının da eklenmesiyle, derinden sarsılır. Mehmet Okulu bitirir ama dönmez anasına, babasına. İsviçre’ye yerleşir.
Şair ana, yüreği burkularak oğlu için bir şiir yazar:
Bu arada “Zeytin Gözlüm” şarkısının sözlerini yazan anne oğluna yazmış. Vefasız oğluna yazmıştır. Selahattin İçli ölümsüzleştirmek ister Hüceste Hanımı. Alır o sözleri ve Hüseyni Makamında seslenir, kalpleri olanlara. İnci Çayırlı ile birlikte katılırlar cenazeye. Bir ricası vardır, İnci Çayırlı’dan. ”Bunu, Hüceste’nin mezarı başında oku,” der..
Defin işlemleri tamamlanır, herkes dağılır, İnci Çayırlı oturur mezarın başında ve o anaya seslenir, okur…
**
Zeytin gözlüm sana meylim nedendir?
Bu sevmenin kabahati kimdedir?
Gül olmuşsun dikenlerin bendedir.
Zeytin gözlüm uzaklarda işin ne?
Şarkıları düşürürüm peşine?
Zeytin gözlüm özlem ektim yollara.
Rast gelirsen, halimi sor onlara.
Gül kurusu akşamlar senden yana.
Zeytin gözlüm uzaklarda işin ne?
Şarkıları düşürürüm peşine.
Ahmet Yıldız 30 Haziran 2026 ÇUMRA