Açıklanan son resmi verilere göre, geride bıraktığımız mayıs ayı içerisinde ülkemizde tam 159 bin 623 adet yeni taşıtın emniyet tescili gerçekleştirilerek trafiğe dahil edildi. Sisteme kazandırılan bu araçların detay analizleri incelendiğinde aslan payının otomobillerde olduğu görülüyor. Mayıs ayı tescillerinin yüzde 47,5'lik kısmını binek otomobiller göğüslerken, şehir içi mobilitenin yükselen yıldızı motosikletler yüzde 37,2 ile ikinci sıraya yerleşti. Lojistik ve ticaret dünyasının yükünü çeken kamyonetler yüzde 11,0 ile bu dağılımı izlerken, listenin kalan bölümlerini yüzde 1,7 ile traktörler, yüzde 1,6 ile kamyonlar oluşturdu. Şehir içi ve şehirler arası yolcu taşımacılığında kullanılan minibüsler yüzde 0,5, otobüsler yüzde 0,4 ve özel amaçlı tasarlanan endüstriyel taşıtlar ise yüzde 0,1'lik paylarla tescil listelerinde kendilerine yer bulabildi.
SATIŞ GRAFİKLERİNDE SERT DÜŞÜŞ: HEM AYLIK HEM YILLIK BAZDA GERİLEME YAŞANDI
Piyasadaki dönemsel talep daralması, hem kısa vadeli aylık karşılaştırmalarda hem de uzun vadeli yıllık trendlerde net bir biçimde hissediliyor. Mayıs ayında sisteme giren yeni araç sayısı, bir önceki ay olan nisan dönemiyle kıyaslandığında yüzde 12,3 oranında kayda değer bir düşüş gösterdi. Sektör bazlı gerileme oranları incelendiğinde, nisan ayına göre en sert daralma yüzde 38,3 ile özel amaçlı taşıtlarda yaşandı. Bu grubu yüzde 27,2 ile minibüs tescillerindeki azalma takip ederken, ticari kamyon ve toplu taşıma otobüs tescillerinde de yüzde 23,9'luk eş zamanlı bir düşüş grafiği kayıtlara geçti. Tarım sektörünün demirbaşı traktörlerde yüzde 21,6, hafif ticari kulvarındaki kamyonetlerde yüzde 16,8 oranında hacim kaybı gözlendi. İki tekerlekli dünyaya hitap eden motosikletlerde yüzde 15,2, genel toplamın omurgasını oluşturan binek otomobillerde ise yüzde 7,4'lük bir tescil azalışı meydana geldi.
Tehlike çanlarının çaldığı asıl nokta ise geçen yılın aynı dönemiyle yapılan kıyaslamalarda saklı. Mayıs ayında, bir önceki yılın mayıs ayına göre toplam tescil adedi yüzde 24,1 gibi çok ciddi bir oranda geriledi. Yıllık bazda en büyük kan kaybı yüzde 50,9 ile tarımsal üretimin simgesi olan traktör pazarında yaşandı. Toplu taşıma ve servis taşımacılığında kullanılan minibüs tescilleri yıllık yüzde 42,4 erirken, son yılların popüler trendi motosiklet kayıtlarında yüzde 37,0'lık bir gerileme göze çarptı. Ağır ticari kamyonlarda yüzde 22,6, binek otomobil segmentinde yüzde 12,9 oranında düşüş yaşanırken, otobüs tescilleri yüzde 3,9, özel amaçlı araçlar yüzde 3,8 ve kamyonet tescilleri yüzde 2,0'lik sınırlı azalışlarla yılı kapattı.
TÜRKİYE YOLLARINDAKİ TOPLAM ARAÇ HACMİ 34 MİLYON SINIRINI DEVİRDİ
Yaşanan dönemsel tescil düşüşlerine rağmen, geçmişten gelen birikimle birlikte Türkiye'nin toplam araç parkı büyümeye devam ediyor. Mayıs ayı sonu itibarıyla ülkemizde trafiğe kayıtlı bulunan toplam taşıt sayısı 34 milyon 361 bin 85 adet gibi devasa bir seviyeye ulaştı. Yollardaki bu devasa filonun yapısal dağılımına bakıldığında, ülkedeki her iki araçtan birinin otomobil olduğu gerçeği değişmedi. Toplam havuzun yüzde 51,8'ini binek otomobiller oluştururken, yoğun şehir trafiğinin alternatifi motosikletler yüzde 21,4'lük payla ikinci büyük güç konumunda. Hafif ticari kamyonetler toplam parkın yüzde 14,5'ini kaplarken, kırsal kesimin gücü traktörler yüzde 6,8'lik bir hacme sahip. Ağır vasıta kamyonlar yüzde 3,0, minibüsler yüzde 1,6, otobüsler yüzde 0,6 ve özel amaçlı endüstriyel araçlar yüzde 0,3'lük oranlarla Türkiye yollarındaki genel dağılımı tamamlıyor.
Sıfır tescillerdeki yavaşlamaya tezat olarak, ikinci el piyasasındaki el değiştirme ve mülkiyet devir işlemleri oldukça hareketli bir dönem geçiriyor. Yalnızca mayıs ayı içerisinde ülke genelinde tam 752 bin 150 adet taşıtın noterler üzerinden devir işlemi resmi olarak tamamlandı. İkinci el pazarında dönen bu devir hacminin yüzde 66,9 gibi ezici bir çoğunluğunu binek otomobiller oluşturdu. Ticari hayatta sıklıkla el değiştiren kamyonetler yüzde 14,5 ile ikinci sırada yer alırken, yaz aylarının gelmesiyle hareketlenen motosiklet piyasası yüzde 11,6'lık devir payı elde etti. Tarım araçları yüzde 3,0, kamyonlar yüzde 1,9, minibüsler yüzde 1,5, otobüsler yüzde 0,4 ve özel amaçlı araçlar yüzde 0,2'lik oranlarla ikinci el devir pastasından pay aldı.
MARKALARIN REKABET YARIŞI: MAYIS AYINDA EN ÇOK TERCİH EDİLEN OTOMOBİL ÜRETİCİLERİ
Mayıs ayında tescili yapılan 75 bin 851 adet binek otomobilin marka bazlı dağılımı, pazar liderliği için üreticiler arasında kıyasıya bir mücadelenin yaşandığını gösteriyor. Fransız otomotiv devi Renault, yüzde 16,4'lük pazar payıyla mayıs ayında da liderlik koltuğunu kimseye kaptırmadı. Alman üretici Volkswagen yüzde 10,3 ile ikinci sırada yer alırken, Güney Koreli Hyundai yüzde 7,5'lik pay ile pazarın üst sıralarında kendine yer buldu. Japonya temsilcisi Toyota yüzde 6,7, bir diğer Fransız Peugeot ise yüzde 5,7 ile listeyi takip etti. Türkiye'nin yerli ve milli elektrikli otomobil markası TOGG, yüzde 5,2'lik tescil payı elde ederek dev rakiplerinin birçoğunu geride bırakmayı başardı. Listenin devamında yüzde 4,9 ile Skoda, yüzde 4,8 ile Fiat, yüzde 3,9 ile Opel ve yüzde 3,8 ile Citroen yer aldı. Premium segmentte Mercedes-Benz yüzde 3,2, BMW ise yüzde 3,0 pay alırken, Uzak Doğulu Kia yüzde 3,1, Chery yüzde 2,8 ve Nissan yüzde 2,3'lük oranlarla sıralandı. Alman Audi yüzde 2,0, ikonik Mini yüzde 1,6, İsveçli Volvo yüzde 1,5, bütçe dostu Dacia ile Amerikan Ford ise yüzde 1,4'er pay elde etti. Geriye kalan yüzde 8,8'lik dilim ise diğer alternatif markaların tescillerinden oluştu.
Yılın ilk beş aylık periyodu konsolide edildiğinde ise makro tablodaki dengelenme süreci daha net okunabiliyor. Ocak-Mayıs döneminde, bir önceki yılın aynı zaman aralığına kıyasla trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 14,7'lik bir düşüşle 767 bin 999 adet seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık, ekonomik ömrünü tamamlayan ya da hurdaya ayrılan ve trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 19,5 oranında dikkate değer bir artış göstererek 22 bin 837 adede ulaştı. Tüm bu giriş ve çıkışlar neticesinde, beş aylık süreçte Türkiye trafiğindeki net araç artışı 745 bin 162 adet olarak hesaplandı.
YENİ NESİL TEKNOLOJİLER YÜKSELİŞTE: HİBRİT VE ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN PAZARDAKİ GÜCÜ
Otomotiv sektöründeki küresel elektrifikasyon ve çevre dostu dönüşüm dalgası, Türkiye'deki yeni araç tescillerinde de radikal bir yakıt kırılımı yaratıyor. Yılın ilk beş ayında trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet binek otomobilin enerji besleme türleri incelendiğinde, benzinli motorların yüzde 40,7 ile halen zirvede olduğu görülüyor. Ancak asıl çarpıcı gelişme, geleneksel içten yanmalı motorların tahtını sallayan alternatif teknolojilerde yaşanıyor. Yeni tescil edilen otomobillerin yüzde 32,2'sini çevreci hibrit modeller oluştururken, tamamen bataryalı elektrikli otomobiller yüzde 18,4'lük devasa bir oranla üçüncü sıraya yerleşti. Bir dönemin vazgeçilmezi olan dizel motorlar yüzde 7,8'e kadar gerilerken, ekonomik yakıt alternatifi LPG ise yüzde 0,9 ile listenin en sonunda kaldı.
Buna karşın, geçmiş yılların birikimini yansıtan ve mayıs ayı sonu itibarıyla yollarda olan toplam 17 milyon 786 bin 370 adetlik kayıtlı otomobil parkının genel yapısı ise çok daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. Toplam otomobil havuzunda geçmiş dönemin alışkanlıklarının bir sonucu olarak dizel araçlar yüzde 32,2 ile hala ilk sırada yer alıyor. Benzinli otomobiller yüzde 31,0 ile dizeli yakından takip ederken, uzun yıllar iç piyasayı domine eden gaz dönüşümlü LPG'li araçlar yüzde 29,5 ile çok büyük bir hacmi kaplıyor. Yeni nesil teknolojilerin toplam havuzdaki payı ise henüz yolun başında olunduğunu gösteriyor; mevcut kayıtlı otomobillerin sadece yüzde 4,6'sı hibrit, yüzde 2,5'i ise tam elektrikli motor altyapısına sahip. Yakıt türü resmi kayıtlarda tam olarak netleştirilemeyen araçların oranı ise yüzde 0,2 seviyesinde bulunuyor.
SÜRÜCÜLERİN MOTOR HACMİ VE RENK TERCİHLERİNDE "GRİ" EGEMENLİĞİ SÜRÜYOR
Ocak-Mayıs dönemini kapsayan beş aylık süreçte trafiğe tescil edilen 382 bin 385 adet otomobilin motor silindir hacimlerine göre yapılan analizler, vergi avantajı sağlayan düşük hacimli motorlara olan yoğun ilgiyi tescilliyor. Türk tüketicisinin satın alma kararlarında yakıt ekonomisi ve vergilendirme dilimleri başrolü oynuyor. Bu doğrultuda, yeni kayıt yapılan otomobillerin yüzde 32,7'lik en büyük kısmı 1300 ve altındaki küçük motor hacmine sahip araçlardan oluştu. Performans ve konfor dengesi sunan 1401-1500 santimetreküp hacimli motorlar yüzde 16,1 ile ikinci sırada yer alırken, geleneksel 1501-1600 segmenti yüzde 13,3'lük bir tescil oranı yakaladı. Şehir içi kullanıma uygun olan 1301-1400 hacmindeki motorlar yüzde 9,9 pay alırken, nispeten yüksek hacimli sayılan 1601-2000 aralığındaki araçlar yüzde 8,7 oranında tercih edildi. Lüks ve yüksek performans sınıfına giren 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip araçların payı ise yüzde 0,9'da kaldı.
Otomobil dünyasının en çok tartışılan ve kişisel zevkleri yansıtan görsel tercihlerinde ise geleneksel renk tonlarının mutlak hakimiyeti bu yıl da bozulmadı. Beş aylık süreçte yollara çıkan 382 bin 385 adet binek aracın renk dağılımında, ikinci el piyasasındaki satılabilirlik kolaylığı ve kiri az gösterme avantajıyla bilinen gri renk, 160 aka bin 405 adetle listenin en tepesine oturdu. Yüzde 41,9'luk oranla ezici bir liderlik kuran gri rengi, yüzde 25,6 ile kurumsal ve bireysel filoların vazgeçilmezi olan beyaz renk takip etti. Asaletin rengi siyah yüzde 11,6 ile üçüncü sırada yer alırken, canlı tonlardan mavi yüzde 9,9, doğayı çağrıştıran yeşil ise yüzde 5,6 oranında tercih edildi. Dikkat çekici kırmızı renk yüzde 3,4, toprak tonlarındaki kahverengi yüzde 1,3 seviyesinde kalırken, listenin marjinal tonlarını oluşturan turuncu yüzde 0,4, sarı yüzde 0,3 ve diğer özel karma renk kombinasyonları yüzde 0,1'lik oranlarla estetik tercihleri tamamladı.