-Filistin'de, Doğu Türkistan'da, Orta Doğu'da ve tüm dünyada aşkları zalim pençeler altında paramparça edilmiş tüm aşıklara ithafen-
Aşk bekler ve bekletir. İlleti şehvet ise sabırsızdır aşk. Gerçek maşuk olan alemlerin yaratıcısı ise, sabırlıdır aşk. O'nun uğrunda canını hiçe sayar aşık. O yüzden "şehit en büyük âşık" denir. Ve böyle bir aşk bulaşıcıdır. O'nun bu aşkına aşık olur bir başka aşık. Demlendirir aşkını, bekletir bekçi gibi. Geleceğinden hiç şüphesinin olmadığı ahiret gününe imanını şahit tutar nikahında. "Dünyada olmazsa ahirette mutlaka" der.
İşgalci rejimin Filistin'den uzaklaştırma cezası verdiği Ğufran Zamil, 1 yıldır Türkiye'de yaşıyor.
O'nun hikayesi, Gazzeli Hasan Selame'nin hayal ürünüymüş gibi yazılmış kitabını okuması ile başlamış.
Filistinli lider Hasan Selame, Muhammed Deif'in yakın arkadaşıdır. Yahya Ayyaş ile Gazze'den tanışmaktadır.
1948'den beri işgalciler çok can yaktığı, çok zulümler yaptığı için, İşgalcilerin yaptıkları zulümlere karşılık, canlarını biraz acıtmak için Ayyaş'ın planladığı operasyonel eylemlerin bir kısmını Hasan Selâme, Dayf ile birlikte yapmış. Onun kitabını okuyan Ğufran, O'na hayran olmuş.
Hasen Selame yaptığı eylemler sebebiyle 1996'dan beri işgalci İsrail'in zindanında imiş. Hapsedildiğinde 23 yaşındaymış. Kendisi de işgalci hapishanesinde iki yıl esir kalan Ğufran Zamil ise Filistin'de gazetecilik okurken Hasan Selâme nin kitapları yüzünden tutuklandığında, hiç görmeden âşık olduğu Hasan ile nasıl haberleşeceğini düşünmüş. Esirlerle ilgilenen bir esir olan Ahsen Temimi aracılığıyla, O'nunla evlenmek istediğini bildiren bir mesaj göndermiş. Hasan: "Sen evlenmek istiyorsan tabi ki şeref duyarak kabul ediyorum." cevabını iletmiş.
Ğufran'ın ailesinin, O'nun bu kararı hakkında hiçbir bilgisi yokmuş. Olsa da mücahit bir aile oldukları için, 46 kez müebbet alan bir tutuklu ile nikahlanmasına karşı çıkacaklarını düşünmemiş bile. Nitekim öyle de olmuş. Onun bu kararından şeref duymuşlar. İşgalciler, Ğufran'ın bir abisini şehit etmiş. Diğeri esirmiş, bir diğeri ise Filistin'den uzaklaştırılmış.
2009'da Ğufran hapisten çıkmış. Nikah kıyılmış. 16 yıldır nişanlı ama Hasan'ı hiç görmemiş. Nişanlandıktan iki sene sonra esirler kaçak bir telefonla görüştürmüşler onları. Bir kere sesini duymuş.
İşgalciler iki esirin nişanlandığını duyunca kudurmuşlar. Ğufran ve Hasan ilk "esirken nişanlanan"lar olarak çığır açmışlar. Sonra arkası kesilmemiş. Filistinli kızlar için işgal zindanlarındaki bir esir mücahitle nikahlanmak onur vesilesi olmuş.
Ğufran nikah belgesini, işgal hapishanesindeki Hasan'a göndermiş ama işgalciler yırtıp atmışlar. Şehit Yahya Sinvar'ın da arkadaşı olan Hasan, hiçbir esir takasında serbest kalacaklar listesinde yer alamamış. Tek başına bir odada tutulmuş hep. O'nu 30 yıl bekleyen annesi vefat etmiş. 4 kardeşi şehit olmuş.
Batı Şeria'nın Nablus şehrinden olan Ğufran, 2023' de Hasan'ın ailesini ziyaret etmek için Gazze'ye gittikten 2 ay sonra 7 Ekim'de savaş başlayınca 1 yıl Gazze'den çıkamamış. İşgalci rejimin binlerce yıllık müebbet cezasına çarptırdığı Hasan'la, dünyada ya da ahirette mutlaka olacağına inandığı düğünlerini beklerken sabrı bir direniş biçimi sayıyor. Azimle hayata tutunmuş, Hasan'ın bir gün mutlaka serbest kalacağına inanıyor.
İşgalcilerin kendisine ve diğer esirlere yaptıkları insanlık dışı muameleleri anlatırken, savaştan sonra esirlerin durumunun daha da kötüleştiğini söylüyor. Bir yıldır Türkiye'de yaşayan Ğufran Hanım;
bu esirleri tüm dünya bilsin, tanısın diye kampanya başlatılmış. "İşgalci İsral'in zindanlarında her birinin hikayesi alev gibi yakan on binden fazla esir Filistinli var. Onların yanında durulmasını istiyoruz" diyor. "Dünyada bir garip yolcu gibi ol!" hadisi şerifinin tecessümü yüzünden okunan, esirlerin sesi olmaya adanmış gazeteci
Ğufran Hanım'a Filistinli esirleri hatırda tutma sözü verirken, dünyada da olsa ahirette de olsa Hasan Selame ile düğünlerine davet edilme sözü alıyoruz. Hasan Selame'nin
Ğufran Hanım'ı O'nun aşkına aşık eden iki kitabı, Türkçe'ye tercüme edildi. Nida yayınlarından çıktı. Kalemlerin insan sayısı kadar arttığı dijital zamanlarda, esaretin akıl almaz zorlukları ile imzalanmış, okunmazsa eksik kalınacak kitaplar: -berzah aleminde geçirilen- BEŞ BİN GÜN ve OTOBÜSLER YANIYOR.
Selam ile...