banner5

Maddi şeyler bir sevgiliye feda edilmelidir

Araştırmacı-Yazar Salih Sedat Ersöz, Konya iş dünyasının önemli isimlerinden biri olan merhum Haşim Bayram’ın milli bir duruşu olduğunu, sosyal ve kültürel faaliyetlere önem verdiğini, mesleki anlamda birçok başarılara imza attığını anlattı.

21 Mayıs 2022 Cumartesi 14:54
Maddi şeyler bir sevgiliye feda edilmelidir

Ersöz, merhum iş adamı Haşim Bayram ile ilgili yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi, “Haşim Bayram; Maddi olan bir şeyin bir sevgiye, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra anlamı olmadığını yaşattı ve öğretti. Çocuklarına çalışkan olmalarını ve zamanın kölesi değil, efendisi olmalarını öğütlerdi. Bu dünyadan ve Konya’dan bir Haşim Bayram geçti. 80 li yıllarda öğrencilerine “biz atom bombası yapabiliriz” diyerek tarifini veren bir Haşim Bayram. Yine öğrencilerine “sesler havadan kaybolmaz. Size Fatih Sultan Mehmet’in sesini dinletebilirim” diyen bir Haşim Bayram. Öğretmenlikle başladığı meslek serüvenine Konya’yı ekonomi alanında çağ atlatan çalışmaları ile devam eden bir Haşim Bayram. Yine gerek kültürel, sosyal ve spor alanlarında gerekse dini alanda yaptığı faaliyetler ile Konya’nın adını dünyaya duyuran bir Haşim Bayram…1970 li yılların ikinci yarısından itibaren tanıdığım Haşim Bayram hocamı önce kızı Şeyma Bayram hanımefendinin kaleminden okuyalım:   “Rabbimizin bize lütfettiği ve en hayırlısını nasip ettiği Mehmet dedemiz, Elmas babaannemizden 1951 yılında Kazımkarabekir’de doğmuş göz aydınlığımız, huzurumuz, onurumuz, babamız Haşim Bayram. İlk ve orta öğretimini Kâzımkarabekir’de lise öğrenimini Akşehir Öğretmen Okulu’nda, Ankara Yüksek Öğretmen hazırlık sınavında tamamlamış. Daha sonra Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Fizik Lisansı ayrıca Kimya yüksek mühendislik öğrenimini tamamlamış.  1973 yılında âşık olarak annemiz Emine Bayram’la evlenmiş. Üstün zekâsı ve güzel ahlakıyla hep dikkat çekmiş. Daha ilkokuldayken köy şartlarında değişik işlerde çalışıp kazandığı harçlığın bir kısmını aile geçimine katkı kalanı ise kitap almak için ayırmış. Okuyarak sürekli ufku açılan babamız memleketine bir gün kuracağı fabrikaları ve üretimlerini hayal etmiş ve hedeflemiş.  Anadolu’nun birçok lisesinde Kimya Öğretmenliği, Sanayi Bölge Müdürlüğü ve bazı sanayi kuruluşlarında mühendislik yapmış. Konya Gazi Lisesi’nde Kimya Öğretmeniyken sağ-sol davaları olduğu günlerde Kayseri’ye hademe olarak sürülmüş. Sonrasında öğretmenlik hakkı yeniden iade edilmiş. 1981 yılında Anadolu’nun saf, samimi gençlerinin elinden tutmak, onların okuması, ülkenin geleceğinde söz sahibi olmaları, dünyaya nezaket, zarafet ve ilim dâhilinde anlatabilme sevdasıyla Anadolu Dershanesini kurdu. Temeli para kazanmak olmayan dershanede maddi geliri olmayan gençleri okutup hazırladı. Öğretmenliğin en iyisini yapmaya çalıştı. Öğrencilerine bilgi haricinde umut, heyecan ve cesaret aşıladı. Öğrencilerinden bir hatırada; “Hocam bize atom bombası yapabiliriz dedi ve anlattı. ‘Atom bombası. Kritik kütle var. Zenginleştirilmiş uranyum kritik kütleye ulaşınca o ışımalardan dolayı büyük bir enerji olur ve dünyayı mahveder. Bunu önlemek için oraya grafik çubuklar konulur ki o elektronları emer ve dolayısıyla kontrollü bir süreç yaşar.’ Der ve bize az sesinin tonunu etkinleştirerek şöyle derdi: ‘Yani İslam dünyasında da Müslümanlar arasına bu grafik çubuklar konmuş ki kritik kütleye bizi ulaştırmıyorlar. Biz gücümüzün farkında olmalıyız.’ O zaman bizde ufuk patlıyor ve bir şeyler yapabiliriz yeter ki birlik olsun diyorduk.” Başka öğrencilerinden kendilerine babamızın maddi manevi katkıları ve hayır dualarını da duyuyor ve onur duyuyoruz.

Aydın Fikirler Kulübü, Milli Türk Talebe Birliği, Akıncılar, Mefkûreci Öğretmenler Derneği, aktif olarak öğretmenlik ve sonrasında ülke insanının ve diğer zenginliklerinin de değerlendirilmesi gerektiğini düşünerek 1989 yılında evrensel bir anlayışa sahip olan milli duruşun, duygunun adıdır diye tanımladığı Kombassan şirketini kurması. Bütün bunlar hayatında yaptığı faaliyetlerin birer cümlede özetidir.

Konya 2. Organizede kâğıt, matbaa, basım olarak ilk hamlesini yapmıştır. Maddi ve bürokratik engellere rağmen ülkenin gelişmesi,  kalkınması, yeni sanayi alanlarının bulunup kurulması için büyük fedakârlıklarla 2006 yılına kadar yürütmüştür. Ülkemizde değil dünyada da atılımlar yapmıştır. Milli ekonomiyi büyütmeye etkin model olmuştur.

Sosyal ve kültürel alanda yaptığı faaliyetler arasında da şu etkinlikler yer almıştır:

Uluslararası İslam Ticaret Hukuku Kongresi düzenlemiş. Dünya çapında İslam âlimlerini, fıkıh üstadlarını toplamıştır. ( Faaliyeti kitap haline getirmiştir.) Aile-çocuk eğitim seminerleri (sertifikalı), İlk şivlilik, İlk aşure şenlikleri, İlk Mevlana Ödülleri Töreni, Her alandaki başarılı iş ödülü (dünya çapında), İlk bisiklet turu (dünya çapında), Sosyal, kültürel, siyasi, ticari, bütün ilklerin sahibi babamız…

Vefatında sonrada bizi arayan, ziyaretimize gelenler babamızın; “hayırsever, ufuk açıcı, iz bırakan, aksiyoner, zeki, samimi ve fedakâr, üretim delisi bir insan olması” gibi özelliklerini dile getirdiler elhamdülillah.

Bizlere nasihatı; “Dünyada en mütevazı şey topraktır, siz topraktan da mütevazı olacaksınız. Rabbimizin bizi baştan donattığı insanlık gereklilikleriyle yaşamamız gerekir” idi. Bizlere sürekli; Adaletli olmayı, empati yapmayı, zulümle mücadeleyi aşıldı. Mazlumluğun tek kimlik olduğu ve daima yanında olmamız gerektiği düşüncesiyle büyütüldük. Çalışkan olmamızı, zamanın kölesi değil, efendisi olmamızı isterdi. Hiçbir maddi şeyin bir sevgiye, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra anlamı olmadığını yaşattı, gösterdi babam bize… Allah dostu babamızı rahmetle yâd ediyorum. Babam; dört evladın da, torunların da senden razı. Rabbim de razı olsun inşallah. Cennet mekânın olsun inşallah.”

Şeyma Bayram hanımefendiye teşekkür ederek yakından tanıdığım Haşim Bayram hocamı kendi kalemimden yazmaya devam edeyim.

Yukarıda da bahsettiğim gibi ben Haşim hocamı 1970 li yılların ikinci yarısından itibaren MTTB den ve Akıncılar Derneğinden tanıdım. 1978 yılından itibaren de çalıştığım gazete olan Türkiye’de Yarın Gazetesine zaman zaman yaptığı ziyaretleri ile samimiyetimiz arttı. Kendisinde ülkemizin gelişmesi için sürekli bir şeyler yapma gayretinde olması ve çok aktif bir yapıya sahip olması özellikleri hemen ön plana çıkıyordu.

Öğretmenliği döneminden itibaren çok farklı bir kişiliği vardı. Araştıran, inceleyen, neden, niçin gibi sorular üzerinde titizlikle duran ve çalışan bir yapıya sahipti. Kesinlikle klasik, ezberci, bilinen şeyleri aktaran değil her gün kendisini yenileyen ve öğrencilerine her an, her derste farklı metodlar öğreten, hedefler gösteren ideal bir öğretmendi. Öğretmenliğim döneminde kurmuş olduğu dershanede 3 yıl boyunca Cumartesi ve Pazar günleri öğretmenlik yapmak nasip oldu.

Onu daha sonra ülke ekonomisinin kalkınmasında lokomotif görevi yaparken gördük. Kombassan gibi dev bir holding ve holdinge bağlı onlarca şirket kurmuş, bu şirketlerde binlerce kişi istihdam edilmişti.  Kombassan sadece Konya’da, sadece Türkiye’de değil ekonomik alanda dünyanın önemli ülkelerinde faaliyet yapıyor ve tüm dünyaya adını duyuruyordu.

Ancak inanmış, davasına bağlı, samimi bir mü’minin böyle bir şeyi başarabilmesi inanılacak gibi değildi. Yıllarca bu ülke insanını sömüren güçlerin buna tahammülleri yoktu. 28 Şubat dönemi sadece siyasi anlamda değil Müslümanlara ekonomik anlamda da büyük darbe vurmuştu. Kombassan’a ve Kombassan gibi faaliyet yapan samimi Müslümanların kurdukları şirket ve holdinglere saldırı başladı. “Yeşil Sermaye” adını verdikleri bu kuruluşları batırmak, yok etmek için ellerinden geleni yaptılar ve başardılar. İhalelere girmelerini engellediler, ithalat ve ihracat yaptırmadılar, daha önce aldıkları devlet ihalelerini iptal ettiler, halkın gözünü korkutarak hisse alımlarına engel oldular. Daha neler neler… Bütün bu saldırılar karşısında bile gerek Haşim hocam gerekse paralel olarak faaliyet yapan diğer kuruluş yöneticileri yılmadılar, pes etmediler, zorluklarla ayakta durmaya çalıştılar. Ama vurulan darbe öyle kolay kolay atlatılacak gibi değildi.

Şeyma hanımın yazısında belirttiği faaliyetlerin tamamını yakından biliyorum. Birçoğuna iştirak ettim. 80 darbesinden sonra öğretmenlikten alınarak hademe olarak sürüldüğü günleri çok iyi hatırlıyorum. Tekrar öğretmenliğe döndüğü, Kombassan’ı kurduğu, Kombassan adıyla yaptığı çok sayıda sosyal ve kültürel faaliyetleri hepsini yakından takip ettim, hepsine şahidim. İnsan elbette hatadan berî değildir. Nihayet insanız ve hepimizin hataları var. İnsan olmamızın özelliği bu… Haşim hocam da yapmış olduğu sayılamayacak kadar çok sayıda olan faaliyetleri icra ederken hata yapmış olabilir. Ama Haşim hocamın samimiyetine, inancına bağlılığına, ne yaptı ise bu ülke insanı için ve ülkesini geliştirmek için yaptığına, kısaca her haliyle iyi niyetine, doğruluğuna, bu doğrultuda yaşayıp yine bu doğrultuda ebediyete gittiğine yürekten inanıyorum.   

Aktüel Para Dergisi Haşim Hocamla ilgili şunları yazmış: “Haşim Bayram bugün 50 trilyonluk (833 milyon dolar) varlığıyla Türkiye’nin en zengin işadamları arasında yer alıyor. Tabii bu para kendisinin değil. Tüm ortaklarının. Fakat para Bayram’ı diğer zengin işadamları gibi bozmamış. Kendisini tanıyanlar, yanında çalışanlar da dahil olmak üzere Bayram’a “Haşim Hoca” ya da kısaca “Hoca” diye hitap ediyorlar.”

Aktüel Para Dergisinin yazdığı hususa ben de defalarca şahit olmuşumdur. Ne zaman görüşsek o eski öğretmen Haşim Hoca’dan farklı değildi. Hiçbir zaman Anadolu insanı olma özelliğini bozmadı ve mütevazılığını yitirmedi. Kendisine ulaşılamayan kibir ve gurur dolu bir yapıda hiç görmedik. O her zaman Konya’nın Haşim Hocası olarak kaldı.  

Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesine yükselmesi en büyük hayali olan Haşim Bayram hocam; kendisi gibi düşündüklerine ve bu uğurda çalıştıklarına inandığı kadrolar olan Milli Görüş kadrolarının yanında olmuş, o kadrolara destek vermiş, sadece sözde destek olmakla kalmamış Milli Görüş zihniyetinin gerektirdiği atılımları yapmıştır.

Kendi el yazısıyla yazdığı şu notu okununca bu konudaki düşüncesi daha iyi anlaşılacaktır:

“Dünya’da ilk uçak fabrikasını kuranlar biz idik. Nerde bu fabrikalar şimdi? Ama üzülmeyin… Anadolu uyandı. Her türlü engellemeye rağmen, genç ve dinamik Anadolu insanı üretmeye ve ürettiklerini dünya pazarlarına sunmaya başladı. Adeta Anadolu bozkırlarında yeni bir tarih yazılmaya başlandı. Şair demişleyin;

Yeniden cemre gibi düşmek toprağa,

Yeniden haram etmek gece gündüz uykuyu,

Yunus Emre gibi atsız - pusatsız,

 Yeniden fethetmek Anadolu’yu…”

Bütün engellemeleri aşıp yeniden Anadolu’yu fethetmek hayali ile hep ileriye doğru adımlar atan Haşim Bayram hocam, ülkenin gerçek anlamda büyümesinin sadece bir alanda değil tüm alanlarda büyüyüp gelişmeye bağlı olduğunu belirterek ekonomik alanın yanında sosyal, kültürel ve spor alanlarında da atılımlar yapmıştır. Bir dönem sahipsiz kalan Konyaspor’a sahip çıkmış, spor alanında da Konya’yı şampiyon yapmanın gayretinde olmuştur. Konyaspor’u Büyükşehir Belediyesine devrettiği günlerde çok sık görüşmelerimiz oldu.   

Son yıllarında rahatsızlıklarla imtihan edildiği halde şükrü, sabrı, okumayı hiçbir zaman terk etmeyen Haşim Bayram ve eşi Emine Bayram korona virüse yakalandı. Durumu ağırlaşan Bayram çifti özel bir hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Emine Bayram, 23 Ekim 2021 tarihinde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Eşi Emine Bayram'ın vefatından 1 hafta sonra durumu daha da kötüleşen Haşim Bayram da 31 Ekim 2021 Pazar günü 70 yaşında iken ebediyete irtihal eyledi.

Haşim Bayram’ın cenazesi Hacıveyis Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Üçler Mezarlığı’na defnedildi. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Vefatının ardından Yeni Şafak gazetesinde yayınlanan bir yazı ile tamamlayayım:

“Türk sanayisinin önemli isimlerinden olan ve bir süredir tedavi gördüğü koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden Kombassan Holding Kurucu Başkanı Haşim Bayram, ardında binlerce kişiye istihdam sağlayan onlarca şirket bıraktı. 1989 yılında Kombassan Holding’i kuran Haşim Bayram, faizsiz kazanç ve küçük birikimlerle ortak üretim fikrini ortaya koyarak Anadolu insanını üretimle buluşturarak Kombassan’ı kurdu. Kısa sürede binlerce kişisinin katılımıyla Konya’da üretim odaklı iştirakler kurulmasına öncülük eden Bayram, 28 Şubat postmodern darbe sürecinde büyük baskılara maruz kalsa da pes etmedi. Kurduğu şirketlerin çatı kuruluşu olan Kombassan Holding’de uzun yıllar Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Bayram, sağlık sorunları nedeniyle holdingdeki aktif yöneticiliği bıraktı.

Kurduğu sistemle yurt içindeki vatandaşların ve gurbetçilerin birikimleriyle faizsiz kazanç ve ortak üretim modeli fikrini ortaya koyan Haşim Bayram, bu birikimlerle ülkenin üretim gücünü artıracak fabrikalar kurdu. Sonraki süreçte katılımcıların bir bölümünün ortaklıktan ayrılması isteği mevzuata takılınca Kombassan Holding’in adı 2017 yılında Bera Holding olarak değişti. O tarihten bu yana pek çok alt kuruluşuyla faaliyetlerini sürdüren Bera Holding çatısı altında 18 fabrika ve 32 işletme ile hizmet veriyor. Ayrıca yaklaşık 4 bin kişiye istihdam sağlıyor.”

Son Güncelleme: 22.05.2022 13:09
Anahtar Kelimeler:
HaberHaşim Bayram
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64

banner50