banner5

Çin soykırım yapıyor!

Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da uyguladığı soykırım Konya’da protesto edildi. Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Ceylani Kılıç, 3 milyon insandan fazla insanın yurdundan edildiğini söylerken, Genç İHH Başkanı Abdullah Diken ise Çin’in soykırım yaptığına dikkat çekti.

09 Aralık 2022 Cuma 17:19

Çin'deki Doğu Türkistan bölgesinde yaşanan zulme dikkat çekmek amacıyla Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından "Doğu Türkistan'a destek" için açıklama yapıldı. Şerafettin Cami önünde Cuma namazı çıkışında gerçekleştirilen etkinlikte Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da uyguladığı şiddet ve soykırım protesto edildi. AGD Konya Şube Başkanı Ceylani Kılıç, dünyanın Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dışı saldırılara karşı kayıtsız kaldığını dile getirdi. “Sömürgecilerin yağma ve talanları dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini kaydeden Kılıç, “Adil bir düzenin hâkim olması gerekirken, uluslararası anlaşmalar ve insan hakları olarak sunulan bazı iki yüzlü söylemler güçlülerin zayıfları ezmesine sebep olmaktadır. Dünya tarihinde yaşanan binlerce savaşa rağmen barış ve adalet sağlanamamış, aksine Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve NATO gibi kuruluşlar başta olmak üzere uluslararası birçok kuruluş emperyalizmin ve sömürgeci anlayışın güçlenmesine sebep olmuştur. Çıkarlarını her türlü kutsalın üzerinde tutan ülkeler, zayıf bırakılmış ülkeleri ve halkları ezmeye devam etmektedir. Emperyalizm; işgallerle, iç savaşlarla, şiddet ve korkuyla, baskı ve tahakkümlerini sürdürmektedir” dedi.



‘KARDEŞLERİMİZ ŞEHİT OLDU’

Çin devletinin, Doğu Türkistan'daki politikalarına tepki gösteren Kılıç, “Emperyalist ve katil Çin Devleti, yıllardır işgal ettiği Doğu Türkistan’da her türlü yöntemi kullanarak sistematik olarak baskı, işkence ve katliamlar gerçekleştirmektedir. 2016 yılından bu yana 3 milyonu aşkın kardeşimiz, toplama kamplarıyla hürriyetlerinden yoksun bırakıldı kısırlaştırma programlarına tabi tutuldu. Ayrıca hastalık ve salgın bahane edilerek insanlar Çin yönetimi tarafından evlerine kapatılarak ve kapılar kaynakla açılamayacak hale getirilip evlerinde   ölüme terkediliyor. Geçtiğimiz günlerde ise çıkan yangına müdahale edilmeyerek arasında çocukların da yer aldığı Uygur Türkü kardeşlerimiz şehit oldular” diye konuştu.

‘İNSANLAR BASKI ALTINDA’

Doğru Türkistan’da insanların temel haklarından mahrum bırakıldığını kaydeden Kılıç, “İnanç ve düşünce özgürlüklerinin kısıtlandığına, toplama kamplarında tecrit edilmiş bir yaşama zorlandığına, psikolojik ve fiziksel işkencelere maruz kaldıklarına dair acı gerçekler hepimizi derinden yaralamaktadır. Çin’in bu baskılara gerekçe olarak tüm Müslüman Doğu Türkistan halkını şiddetle ilişkilendirmesi de kabul edilemez. Tam tersine insanların temel hak ve özgürlük talepleri karşısında Çin yönetiminin baskı ve tahakküm uygulaması bir şiddettir. Başta Türkiye olmak üzere İslam ülkelerinin Müslüman Doğu Türkistan haklı talepleri doğrultusunda Çin’e karşı birlikte hareket etmeleri ve her platformda bu konuyu dile getirmeleri Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin seslerine ses katacaktır” diye konuştu.

 

‘MAZLUMLARIN SESİ OLUNMALI’

Mazlumların sesi olunması gerektiğini kaydeden Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü,Doğu Türkistan halkının birçok temel haktan mahrum bırakıldığını, inanç ve düşünce özgürlüklerinin kısıtlandığını, toplama kamplarında tecrit edilmiş bir yaşama zorlandığını, psikolojik ve fiziksel işkencelere maruz kaldıklarına dair acı gerçeklerin kendilerini derinden üzdüğünü dile getiren Kılıç, “Hz. Ali Efendimiz derki: 'Bir zulmü engelleyemiyorsanız en azından onu herkese duyurun.'  Ayrıca bilinmelidir ki sadece üzüntümüzü belirtmek, sadece miting ve açıklama yapmak artık tek başına yeterli değildir. Zulmü durdurmak ve mazlum kardeşlerimize yardımcı olmak için eylem gerekmektedir. Kuklalara karşı hamasete dayalı söylemler geliştirip kuklacılara teslim olunarak gidilen yolda duvara toslamak kaçınılmazdır” diyerek sözlerini tamamladı.

‘KONYA HALKI SESSİZ KALMADI’

Çin’in Uygurlara yaptığı zulme karşı Konya halkı sessiz kalmadı. Cuma namazı çıkışı çeşitli camilerden çıkan cemaat ve vatandaşlar, Çin’in zulmüne karşı yürüyüş yaptı. Yürüyüşe katılan vatandaşlar, ‘Ben hürüm, özgürlüğümü kısıtlayamazsınız, Doğu Türkistan’a özgürlük ve Doğu Türkistan Anadolu’dur’ yazılı pankartlarla tepkilerini gösterdi.

‘UNUTULAN SOYKIRIM TEKRARLANIR’

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı Genç İHH Başkanı Abdullah Diken, Çin hükümetinin 2017 yılından beri toplama kamplarında milyonlarca kişiyi zorla alıkoyduğuna dikkat çekerek, “Çin zulmünün açıkça diğer adı: Adım adım soykırımdır. Biz burada Uygur’u, Kazak’ı, Kırgız’ı ve Hui’siyle İslam inancına mensup insanları, ırkçı bir yaklaşımla topyekûn ortadan kaldırmayı hedefleyen Çin’in soykırım içeren uygulamalarından vazgeçmesi adına bir kanaat oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Aliya İzzetbegoviç’in ‘Unutulan soykırım tekrarlanır’ sözünü hatırlatan Diken, Çin’in zulmüne karşı ulusal ve uluslararası kamuoyunu farkındalığa davet etti.

KİTLESEL BİR SOSYAL MÜHENDİSLİK PROJESİ!

Uygurların temel insani haklarının ellerinden alınarak kitlesel bir cezayla karşı karşıya bulunduklarını söyleyen Diken, Çin’in Uygur bölgesinde uyguladığı politikaların Uygur toplumunun kültürel kimliklerinden, dini inançlarından sıyrılmış ve ‘terbiye edilmiş’ makul vatandaşlar haline getirecek kitlesel bir sosyal mühendislik projesi olarak gördüğünü ifade etti. Çin hükümetinin irrasyonel uyguladığı yasaklardan bahseden Diken, “Sıfır Kovid bahanesiyle evlerin kapıları kaynak makineleriyle kapatılmakta, insanların en temel ihtiyaçlarını gidermek için dahi dışarı çıkmalarına müsaade edilmemektedir. En son yaşanan elim yangın faciası ve Çinli görevlilerin bu faciaya seyirci kalmaları bir kez daha göstermiştir ki, Çin Komünist Partisi ve yönetimi, zalim ve katildir!” diye konuştu.

‘BİR YERDEKİ ADALETSİZLİK, HER YERDEKİ ADALETE YÖNELİK BİR TEHDİTTİR’

Çin’in bu tutumdan derhal vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Diken, “Çin, Dünya Sağlık Örgütü’nü ve bağımsız sağlık kurumlarını kamplara davet etmeli, Doğu Türkistan’da kurulan ve Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer azınlık gruplarının evlerinin içine kadar takip edilmesini sağlayan yüksek teknoloji ürünü takip ve gözetleme sistemleri derhâl kaldırılmalı; sokak sokak, cadde cadde, ev ev bu uygulamaları yapan bin 400’ü aşkın güvenlik şirketi bölgeden çekilmelidir. Birleşmiş Milletler, Çin’in insan haklarını ayaklar altına alan toplama kampları vahşetini derhâl durduracak sahici adımlar atmalıdır!” şeklinde konuştu. Hak ihlaline karşı her zaman mücadele edeceklerini belirten Diken, “Her türlü hak ihlaline karşı mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz ve mazlumların yanında kalmaya devam edeceğiz. Bizler inanıyoruz ki; Martin Luther King’in ifade ettiği gibi; ‘Herhangi bir yerdeki adaletsizlik, her yerdeki adalete yönelik bir tehdittir.’ Allah, Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin yardımcısı olsun.” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

Son Güncelleme: 09.12.2022 17:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64

banner50