banner5
banner68

Kalbinizi riske atmayın!

Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı verilere göre, 2030 yılında kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin 22,2 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Kalp krizi riskine karşı uyarılarda bulunan Özel Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji, uzmanı Öğrt. Üyesi Halil İbrahim Erdoğan, kalp sağlığının ömür boyu korunması gerektiğine vurgu yaptı

11 Kasım 2022 Cuma 11:32
Kalbinizi riske atmayın!

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünyada her yıl 17,9 milyon kişi kalp krizi sonucu hayatını kaybediyor. Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin artarak bu oranın 2030 yılında 22,2 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Özel Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğrt. Üyesi Halil İbrahim Erdoğan, kalbin önemine vurgu yaparak, kalp krizi risklerini ve alınması gereken önlemleri anlattı. Erdoğan, “Vücudun en çok korunan 2 organından biri kalptir ve dışarıdan gelen bir tepkiyle kolay kolay acı hissetmeyen kalp, beslenme bozulduğu zaman feryat eder.” ifadelerine yer verdi.

‘KALP, DİĞER ORGANLARIN DAMARLARINA GÖRE DAHA ÇOK TIKANIR’

Kalp krizi riskinin önemine vurgu yapan Erdoğan, “Kalp krizinden vefat eden sayısı, kovid-19 vakalarından vefat eden insanlara göre daha fazla olmasına karşın; pandemi kapsamında birçok tedbir aldık ancak kalp krizi riskine karşı tedbir almıyoruz. Oysaki kalp; vücudun en çok korunan 2 organından biridir ve dışarıdan gelen bir tepkiyle kolay kolay acı hissetmez ancak beslenme bozulduğu zaman feryat eder. Bu yüzden kalbi en başta beslenme ile korumak gerekir.” dedi. Kalp damarlarının diğer organlara göre daha fazla tıkandığını vurgulayan Erdoğan, bunun sebebinin net olarak bilinmediğine değindi. Erdoğan, “Kalp, günde yaklaşık 8bin litreye yakın kan pompalıyor ve siz istediğiniz zaman gücünü arttırmak durumunda kalıyor. Diğer organlar kan basıncı yüksekken beslenirken; kalp, düşük tansiyondan beslenir. Nedeni tam olarak bilinmemekle beraber; diğer organların damarlarında çok fazla tıkanma yaşanmazken, kalp damarlarında çok fazla tıkanma yaşanıyor.” şeklinde konuştu.

BU ÖZELLİKLER RİSKİ ARTIRIYOR

Kalp krizinin oluşmasındaki sebeplerden bahseden Erdoğan, “Fazla yağlı yiyeceklerin okside olmasıyla birlikte tehlikenin başlamış oluyor. Doğallığın bozulmasıyla birlikte endüstriyel yağların tüketilmesi riski artırıyor. Bu zengin yağlı besinler vücuda girdiği zaman sigara, alkol ve vücudun stres faktörleriyle okside olursa sıkıntı o zaman başlıyor. Beslenmesine dikkat etmeyen, kilosu fazla olan, alkol- sigara tüketen, kolesterol ve şekeri bulunan, ailesinde genç ya da orta yaşta kalp krizi geçiren ve özellikle 40-50 yaşın üstündeki kişiler risk grubundadır. Bu saydığımız özellikler ne kadar fazla ise; kişi risk grubuna o kadar dahil demektir. Stres, sigara, kolesterol yüksekliği dediğimiz faktörler, kişinin vücuduna göre farklılık göstererek kişi seçebiliyor. Okside olan yağlar okside olduğu takdirde kalp damar duvarında birikerek plak oluşturuyor. Bu plak, insanın doğuşundan itibaren yaşına, çevresel faktörlere, alkol, sigara tüketimine, beslenmesine göre oluşuyor. Bu plaklar zamanla ilerleyerek patlar ve patlayan damarda oluşan pıhtı, damarın beslenmesini engelleyerek oksijensiz kalıyor. Bu esnada kalp krizi gerçekleşir.” ifadelerini kullandı.

‘KALP SAĞLIĞI İÇİN YAŞAM TARZI DEĞİŞTİRİLMELİ’

Erdoğan, kalp krizi riskine karşı neler yapılması gerektiğine değindi. Kalp sağlığı için ömür boyu sağlıklı bir yaşam biçiminin benimsenmesi gerekliliğine vurgu yapan Erdoğan, “Saydığımız kötü alışkanlıkların azaltılması ve beslenmeye dikkat edilmesi, kalp krizi riskini aza indirir. ‘Riski tamamen yok eder’ diyemiyoruz çünkü çok nadir de olsa risk grubunda olmayan insanlara da rastladığımız oluyor ancak bu vakaların çok nadir olduğunu unutmamak lazım. Karbonhidrattan az, proteinden fazla olarak yaşam boyu beslenmeye dikkat etmek gerekir. Sebze meyve tüketimini artırmak ve omega3 ağırlıklı yağlarla beslenmek kalbi besler ve riski azaltır. Sıvı yağ tüketiminin artırılması ve hayvansal yağların azaltılmasını ve tüketiliyorsa da hakiki olmasına dikkat edilmesini öneriyoruz. Kolesterolün doğal yolla düşürülmesi, sağlık için en iyi olacağı için etin de yağsız kısımlarının tercih edilmesi ve balık tüketilmesini öneriyoruz. Yemekte sebze tüketiminin artırılmasını ve geç saatlerde olmayacak şekilde meyve tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Günlük hayatta ne kadar hareket edilse de boş bir zihinle, vakit ayırarak spor yapılması gerekir. Spor yapan bir insanın ana 3 damarının yanında çevre damarlar oluşur ve ana damarlar tıkandığı zaman kriz geçirme önlenmiş olur. O yüzden günün en az 20 dakikası ve haftanın 5 günü tempolu yürüyüş ya da koşu öneriyorum.”

 ‘KALP KRİZİ, İSTEDİĞİ ZAMAN GELİR’

Erdoğan, kalp krizinin geçmeyen yanma hissiyle kendini gösterdiğini söylerken kalp krizinin diğer belirtileri hakkında bilgi verdi: “Bize gelen hastalar, ‘göğsümde bir ağırlık, baskı, sıkışma hissettim’ diyerek bizlere başvuruyorlar. Bu kalp krizi ağrısı, el ile gösterilebilecek tek bir yerde değil, yaygın olarak gelir. Diğer bir tanı ise, iğne batar gibi anlık değil; 3-5 dakika kadar sürer. Bu belirtiler var ise, hastanın yaşına, aile öyküsüne, şeker ve kolesterolü olup olmadığına bakıyoruz. Göğüs ağrısı olan insanlar da ilk başta ‘ben kalp krizi için aday mıyım’ diye saydığımız risk faktörlerinin kendisinde bulunup bulunmadığına bakmalı. Eğer hasta, kalp krizi adayı ise ve ağrı, baskı tarzında sağa ve sola doğru yatıldığında geçmeyen, 3-5 dakika arası süren yanma tarzında bir ağrı ise acile gitmek ya da 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım almak gerekir.” Bazı hastalarda kalp krizi ağrısının farklı olabileceğine değinen Erdoğan, “Kadın hasta, diyabetik ya da böbrek yetmezliği olan hasta ve gençlerde ağrı, farklı olabiliyor. Bu hastalar risk faktöründe ise sırtın üstünde, ensede, sol omuzda, çenede yansıyan ağrı hissedebilir. Bu ağrının eklem ve kas ağrılarından farklıdır ve yürüdüğün zaman, merdiven çıkıp efor harcandığı zaman ortaya çıkan ağrı ise anlaşılabilir.” dedi.

HASTA, KENDİNİ DEĞİŞTİRMELİ’

Kalp krizi geçiren bir hastanın damar yolunun açılmasıyla birlikte hastalığın düzeltilmiş olmadığını ifade eden Erdoğan, hastanın kendisini değiştirmesi gerekliliğine vurgu yaptı. Bu konu hakkında Erdoğan, “Diğer organların hasar alması durumunda tedavisi ve nakli mümkün ancak beyin ve kalbin hasar görmesi durumunda bu organların hasar gördüğü kadarı kaybedilmiş demektir ve geri kalan kısımların korunması gerekir. Kalp krizi geçirildiğinde de o ana kadar olmuş olanı eski haline getirmeye çalışıyoruz ancak hastalık devam eder ve yaşam tarzının değiştirilmesi gerekir.” şeklinde konuştu. Erdoğan, risk faktörlerinden olan tansiyon, şeker, aşırı kilo ve aile öyküsünde kalp krizi olan 40 yaş üstü vatandaşların kardiyoloji hekimine kontrole gitmesini de tavsiye etti.

HACER CEYLAN

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet telem 2022-11-19 01:54:13

Sağolasın hocam

banner64

banner50