Yeniden merhaba ...

Abone Ol

Yeniden merhaba ve bir hastane arkadaşlığı

Göz ameliyatı neticesi bir ay kadar bilgisayar kullanmamamı salık verdiler

Bendenizde Antalya'ya gittim.

***

Bir ay hitamında Konya'ya dönüşümün ikinci günü birden rahatsızlanınca!

Hastanenin acil kısmında buldum. Tetkik neticesi servise yatırdılar.

On gün kadar kaldığım servisteki tetkik ve tedaviden sonra Yüce Allah'ın(CC) izni ile sağlığıma kavuşup eve döndüm.

***

Ve sizlere yeniden Merhaba diyor, inşallah bundan böyle konulu yazılarımı sunmak nasip olur.

***

Bu vesile ile sizlere hastane de yatan iki hastanın arkadaşlığını anlatan bir fıkra sunmak isterim.

***

Bir hastane odası iki yatak ve hayatla ölüm arasındaki çizgide yaşamdan yana kalmaya çalışan iki kalp hastası.

Yataklardan biri pencere önünde diğeri duvar dibinde.

Pencere önündeki Sabahtan akşama kadar pencereden dışarı bakıp seyrettiklerini duvar dibinde bir şey görmeden, aynı kaderi paylaşan hasta arkadaşına anlatıyor!
                 -Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif esiyor olmalı. Beyaz yelkenliler denizde belli belirsiz ilerliyorlar Kuğu gibi süzülüyorlar.
                  -Park mı? Ha, park henüz tenha. Salıncakların ikisi dolu ikisi boş.

Geçen haftaki sevgililer yine geldiler. Elleri birlerinden hiç ayrılmıyor. Şimdi erkek kızın saçlarını okşuyor, ne kadar birbirlerine yakışıyorlar.
                 -Erguvanlar bugün çıldırmış öyle bir çiçek açmışlar ki etraf mora boyanmış. Erikler desen keza, tepeden tırnağa beyazlar giyinmiş.

İşte Parkın neşesi çocuklar geldi. Ellerinde rengarenk Balonlar var ah kardeşim görmelisin.

***
                 Bu böyle sürüp giderken her gördüğünü anlatıp dururken ansızın bir kalp krizi geçirir pencere kenarındaki.

Duvar dibinde düğmeye bassa doktoru çağırabilir ve belki de arkadaşı kurtulabilir.

Ama yapıyor işte şeytan karışıyor işine. Arkadaşı ölürse pencere kenarı boşalacak ve kendisi oraya geçecek. Bugüne dek kulaklarıyla duyduğunu gözleriyle görecek ve duvar dibindeki düğmeye basmaz ve arkadaşı ölür.

Ertesi gün duvar dibinde olan yatağını pencere kenarına taşırlar. Beklediği an gelmiştir artık yattığı yerden pencereden dışarı bakar

Karşısında duvardan başka bir görüntü yoktur. İşte buraya kadar.