YEDİK RAHMETİ........

Abone Ol

Ankara'da yedik rahmeti, yağmuru!

Önceki gün mesai arkadaşım İbrahim Çiçekçi ile birlikte minik bir Ankara turumuz oldu!

Sosyal medyadan da takip edenlerimiz vardı. Adım adım bizi izlediler. Hatta sıradaki adresin neresi olduğunu soranlar dahi vardı.

Öğlen saatlerinde Konya'dan Yüksek Hızlı Tren ile Ankara'ya hareket ettik. Konya'dan çıkışımızda rahmet yüklü bulutlar kendisini hafif hafif göstermeye başlamış ancak henüz rahmet düşmemişti.

Ankara'ya yaklaşık 1 saat 45 dakika süren tren yolculuğumuz neticesinde ulaştık. Trenden iner inmez sırılsıklam olduk desek yalan olmaz!

Ankara'nın kasvetli ve bilindik memur kokan havası karşılasa da bizi, bu rahmet ikliminin bereketini iliklerimize kadar ıslak ıslak hissettik.

Ankara'da bulunuş nedenimiz Vakıflar Haftası'nı en iyi ve güzel şekliyle değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızın yalnızca bir kısmıydı.

Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem Bey'le vakıflar, vakıf bilinci, vakıflılık, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün yapmış olduğu faaliyetler gibi vakıf üzerine pek çok konuda sorular yönelttik.

Adnan Bey'e hem misafirperverliğinden ötürü, hem de Vakıflar Haftası münasebetiyle çok yoğun olan mesaisine rağmen bizi de kırmayıp yaklaşık 1 saatini bize ayırdığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Kendisiyle yapmış olduğumuz söyleşinin ayrıntılarını gazetemizin 5. sayfasında bulabilirsiniz.

Yaklaşık 2 ay önce Ankara'dan ayrılıp Konya'ya gelişimde bir daha uzun süre Ankara'ya gitmemeyi düşünüyordum. Fakat Ankara bizim işimizin önemli bir durağıydı bu ayrıntıyı unutmuşum.

Kısacık zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmenin gayreti içerisindeydik. Önceliğimiz haber kesemizi tıka basa doldurmaktı.

Tıka basa olmasak da Ankara'dan dolu geldik. Sonrasında ise uzun süredir görüşmediğim birkaç dostumla görüşme fırsatı buldum.

Aslen Konyalı, Konya'da yetişmiş, gazetecilik mesleğindeki ilk deneyimlerini Konya'da gerçekleştirmiş, Konya'da mesleki tecrübe edinmiş olan ve sonrasında Anadolu Ajansı'nın Samsun Bölge Müdürlüğü'nde uzun süre görev yapan arkadaşım Ömer Ersoy'un da Ankara'da çalıştığını öğrenmiştim.

Başbakanlığa bağlı Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA)'nın basın bürosunda görevli olan ve yaptığı çalışmalarla kısa sürede burada da başarılı olan değerli kardeşimle burada görüşmek beni mutlu etti.

Kendisi de ziyadesiyle mutlu oldu ziyaretimizden.

Bizimle yakından ilgilendi ve 'Yanımbaşımda olsa da gidemediğim, kokusuna hasret kaldığım memleketime benden selam götür' diyerek uğurladı bizi.

Kendisine teşekkürlerimi tekraren sunuyorum.