İş işten geçti sağ yapsan olmaz, sol yapsan çarparsın diye düşündüren olayların karşısında söylenecek veya söylenen cümle “Yandı gülüm keten helva.”
Son günlerde yaşadıklarımızdan sonra nedense içimizdeki fırtınayı anlatan “Yandı gülüm keten helva” ifade edilebilir diye düşündüm.
Hasan Öztürk de bunu dizelere dökmüş;
Sevgi dedin para pula,
Canım sıkkın yürek mevta,
Haklı haksız şahit Mevla,
Yandı gülüm keten helva!
Bir yanda İmralı muhabbeti bir yanda da Papa’nın gelişi kabulü derken bunlar yetmezmiş gibi Milli Eğitim bakanımız durur mu o da bir şeyler söylemem gerekir deyip. “ Heybeli Ada Ruhban okulunun açılmasını arzu ediyorum.” Deyivermesi enteresan değil mi? Buyur buradan yak! Tüttüre tüttüre dağı taşı gez..
Atatürk Bursa’da bir kız çocuğu Hristiyan oldu diye Türkiye genelindeki yapancı ülke okullarını kapattırmıştı.
Olmadı yetmedi devam ediliyorlar; Milli Savunma Bakanlığı Bütçesi Komisyonunda Dem Partili Milletvekili Türk Askerine işgalci ve tecavüzcü diyor. Milli Savunma Bakanımız cevap vermiyor.
Rahmetli Başbuğumuzun kızı adana Milletvekili Ayyüce Türkeş gerekli cevabı veriyor. Ayyüce Türkeş Hanımı tebrik ediyorum yüreğine sağlık!
Papanın İznik Konsülünü hortlatıp, ayin yaparak temelde milli bekamızı örseleyen eylemine karşı, dini zeminimize çöreklenen sözde Müslüman siyasi vasıflı Lawerce’ler kutsiyet kondurup alkış tutarken; Türk Ortodoks Kilisesi’nin itiraz etmesi manidardır demiş. Halil Kaya Başkanım aldım cebime koydum.
Kitaplığımda kitapları karıştırırken Ülkücülerin Galip Erdem Ağabeyisinin 1984 basımı “Mektuplar” adlı kitabı aldım. Defalarca okumama rağmen tekrar okumaya başladım.
Hele onun davayı Ağrı Dağının zirvesine çıkarmak ile söylediği cümleleri tekrar hatırladım.
“Bizler davayı ağrı Dağının zirvesine çıkaracaktık. Bin zahmet ve acılar çekerek tırmandık. Zirvede sevincimiz sonsuzdu.
Ama bir noksanımız olduğunu fark ettik. Davayı dağın eteklerinde unutmuştuk..
Meğer biz davayı değil kendimizi dağı zirvesine çıkarmıştık.”
Tek derdi zirveye çıkmak olanlarla yük taşıyamazsınız, zaman ilerledikçe yükün bizzat kendisi olurlar.
Gönül heybesinde, vefayı taşıyan, insanlardan korkma. Ne olursa olsun seni yarı yolda bırakmaz.
Cenabı Allah bizleri tek derdi memleket sevdası olanlarla yol arkadaşı ve ülküdaş yapsın!
Kitabın yazı olmayan sayfasına not almışım;
“Allah rızası ve cennet nimetleri sabredenlerin, doğruluktan şaşmayanların, huzurda boyun bükenlerin, hayra harcayanların ve seher vaktinde istiğfar edip yalvaranlarındır. (Âli İmran3/7)
Hal hatırın nedir sorma,
Suçun fazla beni yorma,
Başın taştan taşa vurma,
Yandı gülüm keten helva!
Hasan Öztürk dörtlükleri ve yukardaki yazımızın başlığı ile “Yandı gülüm keten helva!” yazımızı bitirelim mi?