Uzmanlar, sosyal medya ve dijital platformlarda karşılaşılan savaş görüntülerinin, çocuklar ve gençler üzerinde ciddi psikolojik etkiler oluşturabileceğini belirtti.

Uzmanlar görüntülere sürekli maruz kalmanın ileri dönemler için travmaya yol açabileceği uyarısında bulunarak savaş içeriklerinin yoğun şekilde izlenmesi çocuklarda stres, korku, kaygı ve uyku bozukluklarına neden olabildiğinin de altını çizdi.

Özellikle küçük yaş gruplarında dünyaya yönelik adalet duygusunun zedelendiği, 'güçlü olanın her istediğini yapabildiği' algısından etkilendiğine dikkat çeken uzmanlar, çocukların gelecek planlamalarında olumsuz etkiler oluşturmasına yol açtığı uyarısında bulunuyor. Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Savaş görüntülerine dijital medyada çok fazla tekrara maruz kalan öğrenciler, psikolojik bir travma geçirebiliyor. Bu da ilerleyen düzeylerde stres, korku, kaygı ve uyku bozukluklarına neden olabiliyor. Bir de dünyadaki adalet duygusuna güven azalmış durumda. Özellikle çocuklar ve gençler 'güçlü olan her istediğini yapabilir bir dünya anlayışı' olduğu için, dünyayı güvensiz bir ortam gibi görebilmekteler. Bu da çocukların ve gençlerin dünyaya bakış açılarında gelecek planlamalarında olumsuz bir etkiye neden olmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Savaşı hayatın merkezine almak doğru değil"

Savaş görüntülerinin sıklıkla yer alıyor olmasıyla çocuklarda saldırganlık eğilimlerinin arttığını anlatan Özcan Aladağ, "Çözüm olarak anne ve babaların çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemeleri gerekiyor. Medya okur-yazarlığı çok önemli burada, özellikle çocukları savaş görüntülerinden uzak tutmaları gerekiyor. Özellikle yetişkinler, gençler, ergenleri sosyal medyadan dolayı uzak tutmak oldukça güç. Bu nedenle anne ve babaların ortada bir tutum sergilemeleri gerekiyor. Yani ne savaşı hiçe sayma ne de savaşı hayatın merkezine almak doğru değil. Bu nedenle anne ve babanın çocuklarını dinlemeleri gerekiyor ve onlardaki yardım duygusunu, çaresizlik duygusunu en aza indirmek oldukça önemli" diye konuştu.



"Ebeveynler bu haberleri takip edebilirler"

Konya’da kırsal kalkınmaya yeni soluk: İpek böceği yetiştiriciliğinde i̇lk hasat sevinci!
Konya’da kırsal kalkınmaya yeni soluk: İpek böceği yetiştiriciliğinde i̇lk hasat sevinci!
İçeriği Görüntüle

Görüntülerle oluşabilecek travmalara dikkat çeken Psikolog Meryem İlhan da, "Ekran başında hepimiz savaşın izlerine ortak olabiliyoruz. Bu da ikinci travma dediğimiz bir etki ortaya çıkarabiliyor. İkinci travmayı deprem zamanında da aslında yaşadık. Travmaya doğrudan maruz kalmasak da travmanın etkilerini bizimle barındırmamızı içeriyor. İşte uyku problemleri, genel olarak kaygı problemleri gibi şeyler doğurabiliyor. Özellikle çocukların kurgu ve gerçek ayrımını yapmakta daha güçlük çekmesi ile birlikte güven problemleri yaşadığını görüyoruz bu noktada. Evet ebeveynler bu haberleri takip edebilirler, ancak özellikle çocukların yanında bunu takip etmemeleri daha sağlıklı olacaktır. Kendileri açısından da 7/24 bu şiddet içeriklerine maruz kalmak yine kaygı, korku, çaresizlik hislerini ortaya çıkartabilir. Bu noktada kendilerini gerçeklikten kopmadan koruyabilmelerini ve çocukları olabildiğince uzak tutmalarını daha sağlıklı buluyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Şiddet içeriklerine çok fazla maruz kalmaları çocuklar için şiddetin normalleşmesine sebebiyet verir"

Psikolog Meryem İlhan konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Sosyal medyada özellikle etkileşim alabilmek için gerçeklikten birazcık daha kopartarak sunuluyor insanlara bu görseller. Çocuklar da bu gerçekliği ayırt edemediği için aslında daha derin etkileniyor. Çocukları özellikle sosyal medyadaki içeriklerden alıkoymak gerekiyor. Haber kaynaklarını da tabii ki doğru seçmek kendimiz için de çocuklarımız için de daha sağlıklı olan. Şiddet içeriklerine çok fazla maruz kalmaları çocuklar için şiddetin normalleşmesine sebebiyet verir ve normal olanı tabii ki günlük hayatlarında daha fazla uygulamaya başlarlar. Bu da şiddet oranının artmasına neden olabilir."

Kaynak: İHA