Üniversiteye girişte yeni sisteme öğrenci ve velilerin bakışı
15 Eylül 2014 itibariyle lise ve dengi hem özel kurumlarda hem de kamu kurumlarında eğitim-öğretime başlandı. Öğrenci ve velilerde elbette ki yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına müteakip tatlı bir heyecan olması geçmiş yıllarda da olduğu gibi doğal bir durum. Ancak bu yıl özellikle üniversite sınavlarına hazırlanan gruplarda bir farklılık gözlenmekte geçmiş yıllara göre. Bu yıl dershanelerde özellikle YGS ve LYS'lere yani (üniversite sınavlarına) hazırlanan hem öğrencilerde hem de velilerde farklı bir heyecan, farklı bir kaygı, farklı bir davranış şekli hüküm sürüyor.
Bu yıl LYS'lerin son kez uygulanacağı haberleri gençlerde ayrı bir baskı unsuru oluşturuyor. Hatta daha iki gün önce görüştüğüm bir öğrenci bu yıl kesinlikle kazanmalıyım hocam diyor bana. Sınav sisteminin değişeceği düşüncesinden mi böyle düşünüyorsun? dediğimde ise verdiği cevap, hocam, bir sonraki yıl ne olacağı belirsiz, mezun grup olacağım bu yıl başaramazsam, TEOG tarzı bir sınav yaparlarsa nasıl olacak, ben liseden mezun durumda olacağım. Ya istediğim üniversiteye hiç yerleşemezsem. Bu nedenle bu yıl bu işi halletmem gerekiyor diye cevap veriyor.
Aynı durumu öğrenci velilerinde de görüyoruz. Bir telaş içerisindeler, sanki çocuklarının son şansı gibi ifadeler ya da bu düşüncenin etkisiyle böyle davranışlar var maalesef. Bir velimizle görüşmemizde hocam bu çocukların günahı ne! diye sordu bana. Ne demek istiyorsunuz? diye sordum. Bir sınav sistemi değişecekse, bu jenerasyonun işi bitse de öyle değiştirseler ya!. Bu çocukların günahı ne? liseye başlarlarken böyle bir durum söz konusu değildi. Şimdi bu çocuklar lise son sınıf. Ya bu yıl kazanamazlarsa, sınav esnasında bir şey olursa, ne bileyim bir terslik oldu ve sınavları istedikleri gibi gitmedi. O zaman ne olacak. Bu çocuklar hiç bilmedikleri bir sistemde sınava girecekler. İlk kez bu tip bir sınav uygulandığında resmen kobay olacaklar şeklinde cevap verdi. Hakikaten cevap karşısında kanım çekildi.
Bu yıl mezun durumda olan öğrencilerse daha farklı dertlere sahipler yukarıda bahsettiklerim dışında. Onlar bu yıl kazanmak zorunda olmalarına ek gerekçeler de sunuyorlar. Hocam bir sonraki yıla kalırsak ve liselere giriş için uygulanan TEOG tarzı bir sınav olursa, nasıl olacak biz mezun grubuz ne olacak?. Okul notlarımıza bu sınav sisteminden dolayı çok da dikkat etmedik maalesef. Okul notlarınız baz alırlarsa ve bir sınav uygulanmazsa biz ne yapacağız? şeklinde sorular soruyorlar ve tedirginliklerini belirtiyorlar.
Veli ve öğrenci problemlerinden diğer bir kısımda çocuğu 11.sınıf yani lise 3 olan öğrenci ve velilerinin sıkıntıları. Onlar daha da bir belirsizlik içerisindeler. Çocukları 2015-2016 eğitim-öğretim yılında lise son sınıf olacaklar ve üniversitelere yerleşmek için sınav hazırlık grubu olacaklar. Ancak ne olacağı yani nasıl bir sınav sistemi olacağı ya da nasıl uygulanacağı hakkında bilgileri yok. Milli Eğitim Bakanımızın birkaç demecini takip etmişler ancak belirsizler çok fazla. Dolayısıyla bu yıl çocuğu lise 3 olan öğrenci ve velilerde bu durum tedirginliğe neden oluyor.
Diğer bir endişe farklı okullarda çocukları olan velilerde. Diyorlar ki benim çocuğum eğitim olarak bilmem X lisesinden daha iyi bir lisede ve eğitim daha zor, 13-14 yaşında girdiği bir sınavla liseye yerleşti ancak lisede çok çalıştı. Tüm liselerin eğitim-öğretimi açısından eşitlik yok ki. Sınav sistemini değiştirdiğinizde (yani liselerde verilen notları baz alırsanız. Kimi lisede not almak daha kolay iken, kimi lisede daha zor) bu adaletsizlik nasıl çözülecek? sorusu diğer bir merak konusu. Milli Eğitim uygulayacağı merkezi sınavların ağırlığını artırarak bunu çözebilir ancak o zaman da şu soru akla geliyor: Üniversite sınavlarını kaldırarak dershaneleri devre dışı bırakmayı hedefleyen iktidar, uygulayacağı merkezi sınavlar nedeniyle bu ihtiyacı daha da artırmış olmayacak mı?
Diğer bir husus da; geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberle ilgili. Haberde; üniversite sınavlarının kaldırılması akabinde teog benzeri bir sınav getirilecek, öğrenci ilgi ve yeteneklerine göre fakültelere yerleşecek, lisedeki ilgi alanları spor, sanat vs gibi puanlarına eklenecek deniliyor. Buraya kadar tamam! Ancak yazının devamında, bazı üniversiteler örneğin Boğaziçi Üniversitesi, Odtü gibi üniversiteler (öğrenci taleplerinin yoğun olacağı öngörüsüyle sanırım) kendi sınavlarını yapacaklar deniliyor. Hoppala, bu şu demek sevgili halkım. Artık bu üniversitelere, işçi çocuğu, memur çocuğu, çiftçi çocuğu giremeyecek demek.
Yeni sisteme sokaktaki vatandaşın bakışı genelde bu şekilde. Olayın detaylarını veya gerekçelerini vatandaş çok da iyi bilmiyor. Gördüğüm kadarıyla, eğer sistem değişikliği yapılacaksa bunun gerekçeleriyle birlikte detaylı olarak vatandaşa anlatmak ve ikna etmek gerekiyor. Vatandaşın bakış açısıyla yıllardan beri süregelen bir üniversite sınavlarına giriş sisteminin varlığı ve vatandaşın bunu kanıksamasının sancıları sanırım bu yaşanılan durum. Haksız da sayılmazlar.
Yıllarca eğitim sistemimizle oynayarak işin cılkını çıkardık. Elbette ki her yapılan iyi niyetle yapılıyor bundan şüphem yok ancak bu kadar sık değişiklik bu ülkenin evlatlarına bir ihanettir. Şu anki sınav sisteminin eksikleri vardır. Buna itirazım yok. Ancak, sınav sisteminde değişiklik yapacaksanız bile bunu şu şekilde duyurmalı ve uygulamalısınız: 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle lise 1. ci sınıfa başlayacak öğrencilerimiz, lise eğitimlerini tamamladıktan sonra, bir yükseköğretim kurumuna ygs-lys yerine X sınavıyla yerleşeceklerdir. Ve bu X sınavı şu şekilde uygulanacaktır tarzında olabilmelidir.
Bilmelisiniz ki üniversiteye yerleşmek bu ülkenin %95 lik orta ve alt sınıf ailelerinin çocukları için bir ekmek kapısıdır, hayatlarının kurtulması bir iş sahibi olmaları anlamına gelmektedir. Babası milyarder olan bir çocuğun bu şekilde sorunları olmayabilir. En kötü bir özel üniversitede okur ve babasının şirketinin başına geçe bilir değil mi? Dolayısıyla bu ülkenin salt çoğunluğu ve halkın ta kendisi olan %95 lik ekonomik dilimde olan vatandaşın çocuğunun geleceğiyle ilgili kararları alırken sanırım çok ama çok düşünmek gerekmektedir.
Yoksa bugün şöyle düşündüm seneye bunu yapalım, yarın ise, aaa! Bu böyle değilmiş şöyle yapalım, hatalarımızı gördük sistemi yeniden dizayn ediyoruz!.. tarzında söylemlerle, bu gençlerin bu ülkenin geleceklerinin hem ruhsal hem de maddi olarak dengelerini bozmaya ve onları yok etmeye bir yenilik gözüyle bakmak bir lüksten ibaret olacaktır.
@mayolcu_ , facebook.com/mehmetalperyolcu