Akıllı telefon ve tablet bilgisayarların yaygınlaşması bir anlamda dostlar meclisinde sohbeti ortadan kaldırdı. Android ve İPhone telefonlar çıktığından itibaren konuşmak unutulmaya başladı... Sevdiklerine, dostlarına, yakınlarına, iş arkadaşlarına... bir şey söylemek isteyen teknolojiyi kullanıyor. Telefon açma gereği bile duymuyor! Keşke telefon açsa hiç olmazsa sesini duyar. Fakat bunu bile yapmaktan o kadar imtina ediyoruz ki Twitter ve Facebook üzerinden ne diyeceğimizi aktarıyoruz. Yaygın kısa mesajın üzerine sosyal sitelerin de eklenmesiyle insanlar arası ilişkiler arasına sanal alem girdi...
Hani bir söz vardır; “Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır” diye. Artık bu sözün de geçerliliği kalmadı. Konuşmayı bıraktık, bilgisayar, tablet, akıllı telefon... ile mesaj atmaya, “ben de sanal alemdeyim” demek için birbirimizi 'dürtmeye, titretmeye...' başladık...
Teknolojiyi kullanmak tabii ki güzel şey. Yurtdışında veya başka bir ildeki yakınımızla, dostumuzla sosyal paylaşım siteleri ile çok rahat görüşebiliriz. Ama insani ilişkilerimizi de bir kenara bırakmamalıyız...
Öyle bir noktaya geldik ki ne kadar uzakta olursa olsun tanıdıklarımızın bayramını, kandilini, mutlu günlerini kutlamak için mesaj atıyıruz. Mesaj atarken de “Slm, nsln, kib, grşrz...” gibi kısaltma kelimelerle Türkçe'nin içine ediyoruz. Oysa mesaj atacağımıza telefon açıp, seslerini duymamız bizi daha çok mutlu etmez mi? İnsan olmamızın gereği de bu olmalı...
Dumanla haberleşme, kuşlarla mesaj gönderme dönemi 300 yıl önceydi. Şimdi kutuplardaki bir yakınımızla görüşmek bile sadece telefonun tuşlarına basmaya bağlı. Ancak günümüzde bile sosyal paylaşım sitelerinin müptelası olmuşusuz ki mesaj atıyoruz, yazarak konuşuyoruz. Eğer kendimizi frenlemezsek yakında konuşma duyumuzu da kaybedebiliriz...
Kapitalist sistemin amacı da bu değil mi “konuşmayan, düşünmeyen toplum” oluşturmak. Bunu da çok güzel yapıyor. Konuşup, düşeneceğine ver eline oyuncağı eğlendiğini, mutlu olduğunu sanarak vakit öldürsün...
Öyle bir noktaya geldik ki dostlarımızla buluştuğumuz da bile telefonlar hiç elimizden düşmüyor. Karşınızdaki yakınınız konuşuyor, siz elinizde telefon, İpad, tablet gibi cihazlarla twit atıyorsunuz, Facebook'unuza gelen yorumlara cevap veriyorsunuz! Yapılan bu hareket sohbet meclisinde bulunanları rahatsız etmez mi?...
Belki yüzünüze söyleyemez ama içinden, “Adama bak ya konuşmaya geldik telefonla oynuyor” diyordur...
Çünkü bunu ben de bizzat yaşadım. Gazeteci arkadaşımla Kültürpark'ta otururken eleştirdiğim gibi yaptım ve Facebook'a gelen yorumları okuyordum. 5-10 dakika sonra şu tweet geldi. “Artık telefonu bıraksan da konuşsak...” O anda yanlış yaptığımı anladım ve telefonu kapattım...
Dostlukta önemli olan dostunuza ne kadar değer verdiğinizdir. Onun için sohbet ortamında teknolojiyi bir kenara bırakalım ve insan olmanın en önemli özelliği olan konuşmayı deneyelim. Belki yakınınızın önemli bir sorunu, sıkıntısı veya mutlu bir anı vardır ve paylaşmak istiyordur. Onu dinlemek yerine sanal alemi takip edersek, hem kendi hayatımızda hem de yakınımızın hayatında istenmeyecek değişiklikler oluşturabiliriz. Atalım teknolojiyi. Sevdiklerimize kulak verelim. Unutmayın her teknolojinin bir üst modeli çıkar ama kaybedilen bir dostluk bir daha geri gelmez...
Bu arada 19 yıllık yıllık arkadaşım Gazeteci Abdullah Akif Solak'ın Yeni Haber gazetesi Haber Müdürlüğü'nden Yazı İşleri Müdürlüğü'ne terfi ettiğini öğrendim ve çok mutlu oldum. Yazı İşleri Müdürlüğünü en iyi şekilde yapacağına inanıyor ve gazetecilik hayatında başarılar diliyorum...