Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2026 yılı yapay zeka verileri, teknolojinin günlük yaşamda ve iş dünyasındaki hızlı yükselişini gözler önüne serdi. Hem bireysel hem de kurumsal alanda dikkat çekici bir sıçrama yaşanırken, vatandaşların ve şirketlerin yapay zekaya olan ilgisi son bir yılda neredeyse iki katına çıktı. Geçen yıl %19,2 seviyesinde olan üretken yapay zeka kullanan bireylerin oranı bu yıl %37,6’ya yükselirken, bu teknolojileri iş süreçlerine dahil eden şirketlerin oranı da %7,5’ten %14,0’a ulaştı.
TEKNOLOJİNİN LİDERİ GENÇLER VE EĞİTİMLİ NÜFUS
Yapay zeka araçlarının kullanım alanları ve kullanıcı profili incelendiğinde genç neslin ve eğitim seviyesi yüksek bireylerin ön planda yer aldığı görüldü. Yaş gruplarına bakıldığında 16-24 yaş arasındaki gençlerin yaklaşık %65’inin yapay zekadan faydalandığı tespit edildi. Eğitim durumuna göre yapılan değerlendirmede ise yükseköğretim mezunlarının %62,7’lik oranla teknolojiyi en aktif kullanan grup olduğu belirlendi. Bireylerin yapay zekaya başvurma nedenlerinin başında %86,4 ile günlük ve özel ihtiyaçlar gelirken, bunu mesleki gelişim ve eğitim hedefleri takip etti.
ŞİRKETLER PAZARLAMA VE AR-GE İÇİN YAPAY ZEKAYA YÖNELDİ
İş dünyasında da yapay zeka rüzgarı esmeye devam ediyor. Özellikle 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli şirketlerin %37,1’i yapay zeka çözümlerini iş süreçlerine entegre etmiş durumda. Sektörel bazda liderliği %63,7 ile yazılım, bilişim ve telekomünikasyon alanı göğüslerken; medya, yayıncılık ve iletişim sektörü de ikinci sırada yer aldı. İşletmelerin bu gelişmiş teknolojileri en çok pazarlama, satış, araştırma-geliştirme ve üretim süreçlerini iyileştirmek amacıyla tercih ettiği görüldü.
UZMAN EKSİKLİĞİ VE GİZLİLİK ENDİŞELERİ ENGEL OLUŞTURUYOR
Yapay zekanın sunduğu tüm kolaylıklara rağmen, henüz bu teknolojiyi kullanmayan veya çekimser kalan işletmeler için bazı engeller öne çıkıyor. Şirketlerin yapay zekaya mesafeli durmasındaki en büyük etken %72,3 ile alanında yetişmiş kalifiye uzman eksikliği olarak gösterildi. Bunun yanı sıra hukuki süreçlerdeki belirsizlikler, veri güvenliği endişeleri ve yüksek maliyetler de işletmelerin karar alma mekanizmalarını etkileyen diğer önemli faktörler arasında yer aldı.




