1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) düzenlediği Kılıçaslan Meydanındaki etkinliklerle kutlandı. Etkinliğe; CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, Genel İş Sendikası Konya Şube Başkanı Mustafa Tamer, çeşitli parti ve sendika üyeleri, işçi sınıfı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Birçok işçi meydanda sloganlar atarak haksızlığa uğradıklarını haykırarak kendilerine yeterince maaş verilmediğinden yakındı. Onlarca kişi meydanda tek yürek oldu. Etkinlikte açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş ise, 1 Mayıs gününe ithafen işçilerin ve emekçilerin yanında olduğunu dile getirerek işçi eylemlerinin eskisinden daha önemli olduğunu aktardı. Barış Bektaş, “Osmanlı’nın çöküş zamanında bu ülkedeki altınların yüzde 75’i yurt dışına taşınırken, şimdi madencilerin canı pahasına çıkardığı altının yüzde 98’i Kanada’ya gidiyor. AKP, işte bu sömürünün bir parçası. Ermenek’te 18 işçinin 46 gün boyunca naaşları çıkarılmazken yandaş ruhsat sahibi ve yandaş maden firması mal kaçırdı. O işçiler 10 sene oldu tazminatlarını alamadılar. Dolayısıyla AKP; emeğin sömürülmesi demek. Bizlerin kalbi ise her zaman emekçi ve emeklilerle birlikte atacak. O yüzden toplumun tüm katmanları çevrilen senaryonun ne olduğunu görmeli, adaletin yanında durmalı” ifadelerini kullandı.

BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!

Genel İş Sendikası Konya Şube Başkanı Mustafa Tamer, 1 Mayıs’ta, hakları için, adalet, demokrasi, barış için mücadele ettiklerini belirterek işçiler olarak dünyanın dört bir yanında meydanlarda buluştuklarını söyledi. Tamer, “Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan ve yok sayılan milyonlar olarak her 1 Mayıs’ta alanları doldurup tepkilerimizi ve umutlarımızı dile getiriyoruz. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının 1 Mayıs’ını ise ülkemiz için önemli bir dönemeçte kutladık. Bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten bizler, bu ülkenin emekçileri, emeklileri, gençleri, kadınları olarak hesap soruyoruz, değiştirme iradesini güçlü bir biçimde ortaya koyuyoruz. Siyasal iktidarın yoksullaştırıcı ekonomi politikalarına ve hukuksuzluklarına “Dur” diyoruz. Emek ve demokrasi mücadelemizin yeni bir dönemini 1 Mayıs meydanlarından başlatıyoruz. Ekmeğimizin her gün küçüldüğü, gelirde, vergide ve ülkede adaletsizliklerin arttığı, hak ve özgürlüklerimizin alabildiğine kısıtlandığı bu süreçte hükümetin yoksullaştırıcı ekonomik programına, seçimden sonra uygulayacağını ilan ettiği acımasız kemer sıkma politikalarına, tüm haksızlıklara, hukuksuzluklara, adaletsizliklere karşı itirazlarımızı 1 Mayıs meydanlarına taşıdık. Ülkemizde güçlü bir tarihi olan 1 Mayıs’ı iş yeri iş yeri, sokak sokak, meydan meydan örgütledik ve sokağa çıktık. Yüksek enflasyon yüzünden her gün yoksullaşıyoruz. Tüm dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye gıda enflasyonunda açık ara önde. Bankalar ve şirketler kârlılık rekorları açıklarken bizler yoksullaşıyoruz. Çalışanlar açlık sınırının bile altındaki asgari ücrete mahkum ediliyor. Emeklilere bir asgari ücret bile çok görülüyor. Bu da yetmezmiş gibi vergi yükü hep işçinin, emeklinin ve emekçinin sırtında. Kuşa döndürdükleri kıdem tazminatımıza bile göz dikiyorlar. Oysa ki bizler çok çalışıyoruz. Dünyanın en uzun çalışma saatlerine sahip olan Türkiye, dünyada işçi haklarının en kötü olduğu 10 ülke arasında. Bu böyle gitmez! O yüzden Anayasamızda tanımlanan demokratik laik sosyal hukuk devleti için mücadele ediyoruz. Bizler üretiyoruz ve çalışıyoruz. Birleşe birleşe kazanacağız” diye konuştu.

Cddxcdcv

İŞÇİ OLARAK HAKLARIMIZ YOK

Tarım işçisi Mustafa Toparlak, Türkiye’de işçi olmanın koşullarının ağırlığından yakınarak sendikalıların, tarım işçilerinin hakları ve güvencesinin bulunmadığını ileri sürdü. Toparlak, “Tamamen bir hak gaspıyla iç içe yaşıyoruz. Bunun yanında sosyal haklarımız da bulunmuyor. Yalanlar üzerine düzen kuranlar var. Ama biz inanıyoruz ki bu düzenleri paramparça olacak. İşçi sınıfı, emekçiler ve emekliler sorunlarına sahip çıkarlarsa ancak çözüm bulunur. Yoksa bu sömürü düzeni devam eder. Umut fakirin ekmeği. Bu yüzden umudumuzu kaybetmiyoruz. Ayrıca ülkede sarı sendikalar işçi sınıfının mücadelesini çok uluslu şirketlere ve emperyalizme satıyorlar. Soma’daki maden faciası, asansör kazaları gibi olayları her gün yaşıyoruz” diye kaydetti.  

KADRO SÖZÜ VERMİŞLERDİ AMA SES YOK!

Konya dahil 21 ilde “Sibergöz-42” operasyonları Konya dahil 21 ilde “Sibergöz-42” operasyonları

Diğer emekçi işçiler ise şunları dile getirdi: “Verilen maaş bizlere yetmiyor ve geçinemiyoruz. Yapılan zamlar her zaman az oluyor. Biz buna bir çözüm bekliyoruz. Demokrasi ve adil düzenle işçilerin hakları onlara verilebilir. Ama maalesef emekli arkadaşlarımız şu anda sadece 10 bin lira maaş alıyor. Hatta aldığı maaş hastaneye gittiklerinde kesiliyor. Bunun yanında ülkedeki ekonomik kriz düzelirse biz emekçi ve emeklilerin maaşlarına da iyi bir şekilde yansıyacaktır. Her 1 Mayıs’ta bir araya geliyoruz. Haklarımızı dile getirmekten vazgeçmiyoruz. Ancak maalesef çıkardığımız sesin karşılığını alamıyoruz. Bunun yanında belediyede çalışan arkadaşlarımız hakkı olan kadroyu istiyor. Haklarını vermiyorlar. Halbuki milletvekili ve genel seçimden önce kadro sözü verilmişti ama hâlâ ses yok. Hakkımızı istiyoruz, kadromuzu istiyoruz. Meclis’te de biz işçilerin ve gençlerin hakkı daha çok savunulmalı.”

Kaynak: TUBA KAYA