Türkiye Spor Yazarları Derneği As Başkanı Recep Çınar, Türk Futbolu’nda ki son gelişmeleri Yenigün Gazetesi’ne değerlendirdi. Spor muhabiri Samet Aktaş’a önemli açıklamalarda bulunan Çınar, birçok konuya açıklık getirerek, Türk Futbolu’nun liyakat sahibi kişilerle birlikte yeniden ayağa kalkabileceğine işaret etti. İşte o röportaj…

Konyaspor’un bu sezonunu ve Kayserispor maçını bir değerlendirirseniz neler söylemek istersiniz? Daha açıkçası Konyaspor Süper Lig’de kalacak mı?

Öncelikle şunun altını çizmek isterim; Konyaspor’un ligde kalması noktasındaki inancım da zerre kadar bir sapma yok.  Özellikle Samsunspor maçının ilk yarısındaki oyunu, daha doğrusu oyuncuların kazanma isteği Kayseri’de de sahaya yansıtılırsa, Konyaspor kesinlikle Konya’ya puansız dönmez ve bu ligde kalır. Konyaspor’un berbat bir sezon geçirdiğini sağır sultan bile biliyor, ama şimdi sırası değil. Yukarıda da ifade ettiğim gibi, Konyaspor, Kayserispor maçını kazasız belasız bir atlatsın, sezonun değerlendirilmesini o zaman yaparız. Halının altını kaldırır, bütün pislikleri ortaya çıkarırız. Halının altındaki pisliklerin neler olduğunu, Konyaspor’a aidiyet duyan insanlarla paylaşırız.

Yakın zaman önce Türkiye Spor Yazarları Derneği seçimleri oldu. TSYD’de güçlü bir yönetimle görevine devam ediyor. Seçimler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok önemli bir seçimden daha alnımızın akıyla çıkmanın gururunu yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz.  Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin saygın üyelerinin teveccühü ile 3 yıl daha derneğimize hizmet etme onurunu yaşayacağız. TSYD Genel Başkanımız Oğuz Tongsir ile birlikte yol arkadaşlığı yapmanın keyfini yaşayacağız. TSYD’de Asbaşkan sıfatımla görev yaptığım yönetimdeki 13 arkadaşıma, büyük oy farkıyla galip gelen kurullarıyla yedekleriyle 46 kişilik aday listemizdeki tüm yol arkadaşlarıma, başta şehrim Konya olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından seçim için İstanbul’a gelen, İstanbul’da işini gücünü bırakıp sandık görevini yerine getiren tüm üyelerimize yürekten teşekkür ediyorum.  TSYD, şubeleriyle ve temsilcilikleriyle, özellikle Anadolu’da büyümeye devam edecektir.

TSYD olarak yeni dönemde hedefleriniz neler olacak? Ne gibi faaliyetler yürütmeyi planlıyorsunuz?

İnanç tam! İnanç tam!

Yukarıda da altını çizdiğim gibi, TSYD özellikle Anadolu gelişerek, genişleyerek büyüyecek. Bununla birlikte mesleki çalışmalar noktasında projeler geliştireceğiz. Örneğin, TSYD tarihinde ilk kez “1’inci TSYD Görsel Yarışması” adı altında Türkiye Spor Yazarları Derneği, üyesi olan foto muhabiri ve kameramanları arasında bir yarışma düzenleyeceğiz. Ben şahsen bu yarışmayı önemsiyorum ve hatırı sayılır bir katılımın olacağını düşünüyorum. Bildiğiniz gibi, Urla’daki tesislerimizi, bir aksilik olmaması halinde 1 Haziran’da hizmete açacağız ve bu tesislerden üyelerimiz ücretsiz olarak yararlanacaklar. Urla tesisleri için gecesini gündüzüne katan Oğuz Başkana teşekkür etmeden geçersem, haksızlık etmiş olurum. TSYD’nin önemli bir hizmeti de Urla olacaktır.

Türk futbolunda son dönemde özellikle yöneticiler ve kulüpler arasında kutuplaşma başladı. Sizce bu kutuplaşmada ki temel sorunlar nelerdir?

Uzun uzun cümleler kurmaya gerek yok. Türk futbolundaki kutuplaşmanın ya da kaosun tek cevabı 4 büyük kulüp arasındaki rekabet. Başka bir şey değil. 

Avrupa’da Türk takımları  özellikle son 20 yıldır kupası yok. Zaman zaman ülke puanı toplansa da bir türlü kupalar kazanamıyoruz. Sizce Avrupa’da neden kupa kazanamıyoruz?

Avrupa kupalarına katılıyoruz, ama Avrupa takımlarıyla yarışabilecek gücümüz yok. Diyeceksiniz ki, Galatasaray nasıl UEFA şampiyonu oldu? O dönemde güçlü bir Galatasaray vardı, Galatasaray’da da Hagi gibi güçlü ve onun etrafında bütünleşen, inanan oyuncular vardı. Anlaşılabilir bir dille şunu söylüyorum; Avrupa ile hem ekonomik, hem de sosyal anlamda nasıl boy ölçüşemiyorsak, futbolda da boy ölçüşmemiz mümkün değil. İstisnalar olabilir, ama o da tek tük. 

Hakemlerin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bazen ‘Üç yalnız adam’ diyorum, bazen ‘bu hakemlerle lig bitmez’ diyorum. Kısacası şu; iyiniyetlilere evet, ama kafasının arkasında şeytanlık olanlara hayır.

Türk Futbolunu ayağa kaldırmak için ne gibi çalışmalar yürütülmelidir?

Futbolun ve kulüplerin başına futbolu bilen, futboldan anlayan, futbolcu psikolojisini bilen liyakat sahibi birileri geldiği zaman Türk futbolu ayağa kalkar. Ama ne zaman olur bunlar, onu ben de bilmiyorum. Daha açık konuşmak gerekirse, bu anlamda umutlu değilim.

Milli Takım Montella yönetiminde önemli bir ivme yakaladı. EURO 2024’de az bir süre kaldı. Sizce A Milli Takım, başarı elde edebilir mi?

Montella’nın ismi milli takımla anıldığı zamanlarda Adana Demirspor’da beraber çalıştığı bir arkadaşımı aradım, kendisinden Montella ile ilgili bilgi aldım. Adanalı arkadaş, “TFF’nin yaptığı en akıllı iş Kuntz’u gönderip, Montella’yı takımın başına getirmesi oldu” demişti. İtalyan Hoca gerçekten başarılı oldu. Milli takım başarılı olur mu? Bu işi bir takım oyunu olarak değerlendiriyorum. Çok yetenekli bir kadromuz var. Genç bir jenerasyon var ve milli takımı uzun süre taşıyacaklar diye düşünüyorum. Benim kişisel görüşüm; iyi başlarsak, iyi bitiririz.

SAMET AKTAŞ

Editör: Samet Aktaş