Trump’tan Tahran’a Hem Barış Mesajı Hem Son Uyarı
Dünya basınının ve küresel piyasaların gözü kulağı, uzun süredir büyük bir gizlilik ve gerilimle yürütülen ABD-İran müzakerelerine çevrildi. Konuya ilişkin en sıcak ve çarpıcı açıklama ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi. Sürecin olumlu bir neticeyle sonuçlanmasını umduğunu belirten Trump, yaptığı son değerlendirmede "Anlaşmanın yarın imzalanması bekleniyor" diyerek tarihi bir eşikte olunduğunun sinyalini verdi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte stratejik Hürmüz Boğazı'nın istisnasız herkese açılacağını ve uygun bir zaman diliminde İran'dan nükleer parçacıkları teslim alacaklarını ilan eden ABD Başkanı, diplomasinin başarısız olma ihtimaline karşı da sert bir ton kullandı. Sürecin hızlı ve sorunsuz şekilde sonuçlanmasını arzuladığını yineleyen Trump, aksi bir senaryonun masada olduğunu hatırlatarak "Aksi halde elimizde son bir çözüm yolu daha var" ifadeleriyle Tahran yönetimine gözdağı vermeyi ihmal etmedi.
Arabulucu Pakistan’dan İtiraf: Barışa Hiç Olmadığı Kadar Yakınız
Kritik müzakerelerde iki süper güç arasında köprü görevi üstlenen Pakistan kanadında ise imza heyecanı zirveye ulaşmış durumda. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, taraflar arasında aylardır devam eden ve küresel güvenliği tehdit eden çatışmaları tamamen sona erdirecek barış anlaşmasının genel çerçevesi üzerinde nihayet uzlaşıldığını müjdeledi. Anlaşmanın son metninin titizlikle hazırlandığını aktaran Şerif, bölge ve dünya barışına "hiç olmadığı kadar yakın" olduklarını kararlılıkla vurguladı. Sürecin önümüzdeki 24 saat içinde kesin olarak tamamlanmasını beklediklerini açıklayan Başbakan Şerif, Pakistan'ın mutabakatın hemen ardından devreye sokulacak olan dijital tabanlı elektronik imza süreci için tüm teknik hazırlıklarını tamamladığını, taraflar arasındaki asıl teknik düzeydeki görüşmelerin ise gelecek hafta başlamasının planlandığını duyurdu.
İran Dışişleri Trump’ı Yalanladı: Yarın İmza Yok
Washington ve İslamabad’dan yükselen iyimser dalgaya karşılık, İran Dışişleri Bakanlığı’ndan sürece adeta fren yaptıran temkinli bir açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, batılı liderlerin aksine net konuşmak için henüz çok erken olduğunun altını çizerek "Mutabakatın ne zaman imzalanacağı konusunda beklememiz gerekiyor" dedi. ABD ve ortaklarının masadaki tutarsız ve değişken politikaları nedeniyle her türlü erken değerlendirmeden kaçınmak zorunda olduklarını ifade eden Bekayi, net bir dille mutabakatın yarın imzalanmayacağını açıkladı. Ancak açık kapı bırakmayı da ihmal etmeyen Sözcü, önümüzdeki günlerde bir imza atılma ihtimalinin de tamamen göz ardı edilemeyeceğini ekledi. İran müzakere heyetinin yakın tarihte Cenevre ya da başka bir uluslararası merkezi ziyaret etme planı bulunmadığını da sözlerine ekleyen Bekayi, Tahran’ın kırmızı çizgisini hatırlatarak, İran'ın uluslararası sistemde dondurulmuş haldeki finansal varlıklarının serbest bırakılmasının bu anlaşmanın vazgeçilmez ve esnetilemez bir parçası olduğunu vurguladı.
Arakçi: Bu Savaşın Kazananı Net Bir Şekilde İran’dır
Sürecin askeri ve diplomatik boyutuna ilişkin İran’ın duruşunu özetleyen bir diğer önemli çıkış ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den geldi. İran'ın yürüttüğü bu zorlu mücadeleden ve diplomatik savaştan çok daha güçlü bir aktör olarak çıktığını savunan Arakçi, "Bu savaşın kazananı İran'dır" diyerek ülkesinin masadaki konumunu güçlendirdi. Henüz resmi bir mutabakat zaptının imzalanmadığını, metin üzerinde her an stratejik değişikliklerin yapılabileceğini hatırlatan Bakan Arakçi, yürütülen müzakerelerin son aşaması sorunsuz bir şekilde tamamlandığı takdirde, liderlerin fiziki olarak bir araya gelmesine gerek kalmadan anlaşmanın iki taraf arasında uzaktan, dijital yöntemlerle imzalanacağını ve hemen ardından dünya kamuoyuna resmi duyurusunun yapılacağını sözlerine ekledi.