Günden düne büyüyen ve gelişen Konya, aldığı göçlerle ve kalabalıklaşan nüfusuyla bir takım problemlerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu problemlerden biri de trafiktir.
Trafik, insanların, hayvanların ve araçların bir düzen içerisinde bir yerden bir yere gidip gelmesidir. Dolayısıyla trafikteki ufacık bir tıkanma toplumun büyük bir kesimini etkilemektedir.
Konya'da trafik bir işkence haline geldi. İnsan yola çıktığı zaman iki adım gitmeden yanan ışıklar, araçların yoğunluğu, trafik kurallarına uymayan yayalar ve sürücüler gerçekten günü çekilmez hale getirebiliyorlar. Sadece şehir merkezi değil, şehrin güney- batı ve doğu çıkışları da trafik keşmekeşinden nasibini almış durumda. Konya Çumra, Konya- Akşehir, Konya Ankara yolu bu yoğunluğun en çok yaşandığı yerlerdir. Buralarda insanlar resmen canlarıyla oynuyorlar. Sadece kendilerinin değil, diğer insanların da hayatlarına kastediyorlar. Sağ şeritten gitmesi gereken ağır vasıtalar, otobüsler ve kamyonlar bir bakıyorsun ki en son şeritte seyretmekte, trafiğin altını üstüne getirmektedir. Yine bazı sürücüler, özellikle taksi şoförleri, sol şeride geçmek için sinyal vermeden orta şeritteki bir arabanın hemen önüne direksiyon kırıyorlar, yine sinyal vermeden en son şeride geçiyorlar, orada trafik tıkanınca zikzaklar çizerek yine şerit değiştiriyorlar. Diğer sürücülerde sabır sebat diye bir meleke bırakmıyorlar. İtiraz edince de el-kol hareketleri hemen hazır. Ya da kornoları! İnsanı taciz edercesine kornaya basıyorlar. Şehirde bir başıboşluk hâkim vaziyette.
Gazetenin birinde okudum. En çok trafik cezası Konya'da veriliyormuş. Bu bir şey ifade etmez ki. Bence çoğu sürücünün ya trafikten men ya da ehliyetlerine l konup yeniden sınava tutulması gerekiyor. Çünkü bu tip insanların, maymunların araba kullanmalarından hiç farkları yok. Onlar da trafiği hallaç pamuğu gibi attırıyorlar bunlar da!
Konya'da trafiğin rahatlaması için şehirde hizmet veren tramvayın trafik ışıklarına takılmaması gerekmektedir. Bu konuda Büyükşehir belediyesine ve yetkililere mühim vazifelere düşmektedir. Bunun için şehrin ortasından geçen raylar yerin altına alınmalıdır. Rayların işgal ettiği şeritler de karayolu sürücülerinin hizmetine verilmelidir.
Rayları yer altına almamak için türlü türlü bahaneler üretiliyor. Hep kale kalıntısı bilmem neden bahsediyorlar. Olmayan kalenin nesinden bahsediyorlar. Sadece Tramvayın güzergâhında mı tarihi eser kalıntısı var, şehir merkezinin her yerinde var. Ama onları yıkıp AVM ya da meydan yapmayı ya da üzerini örterek otopark yapmasını pekâlâ biliyorlar. İnsan bir şey üretmek istemeyince bahanesi hazır oluyor. Neymiş efendim, altından tarihi eser çıkıyor. Siz Tramvayı Alaeddin Tepesinin etrafında dolandırarak tarihi esere en büyük zararı vermiyor musunuz? İllaki Konya surlarını ortaya çıkartmak istiyorsanız, tarihi kitaplarda surun kapılarının olduğu yerler bellidir. Bu çerçevede surları açığa çıkartıp, gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz. Rayların dışında kalan yerlerden surların inşasını devam ettirebilirsinin Rayların girişini de şehir kapısı haline getirebilirsiniz.
Konya'da haddinden fazla özel otomobil var. İnsanlar özel arabalarına binsinler binmesin demiyorum. Ama bir insan toplu taşıma aracında trafiğe takılmadan Konya'nın bir ucundan bir ucuna 15 dakikada ulaşabilme imkânına sahip olurlarsa, toplu taşıma araçları onların tercihi olacaktır. Otobüslerin seferlerinin sık olması gerekmektedir. Eğer insanlar günde 3 saatini bir yerden bir yer ulaşmaya ayırırlarsa kimse toplu taşımayı tercih etmez. Bunun için toplu taşıma araçları vatandaş için cazip hale getirilmelidir. Sürücüler eğitimli olmalı, yolcu ile tartışmaya girmemeli, sabırlı ve mesleğinin cilvelerine hazır olmalıdır. Vatandaş olarak bizlerde şoförlerimize ve vatmanlarımıza karşı anlayışlı, nazik, hoşgörülü ve kibar olmalıyız. Mutlaka toplu taşıma ve trafik kurallarına uymak mecburiyetindeyiz.
Toplu taşıma araçlarının kaliteli hizmet vermesi gerekmektedir. Bunun için toplu taşıma araçlarının iç dizaynı son derece modern ve ferah olmalıdır. Bir sert fren modası çıktı. Şoför her frene bastıkça yolcu savrulmakta, insanların içi dışına çıkmaktadır. Bırakın ayakta tutunmayı, insanlar oturduğu yerde bile tutunamıyor ve kafasını elini kolunu bir yerlere çarpıyorlar.
Daha huzurlu ve rahat bir trafik için hep birlikte trafik kurallarına uyalım. Yol isteyene yol verelim ve birbirimize karşı saygılı olalım.
İyi günler!