Tıp İlminde,...

Abone Ol

Tıp İlminde, İleri Adım Atmaya Çalışanlar

İnsanlar yaşamları üzerinde çeşitli işlemlerle karşılaşırlar.

Kendilerince yapılabilecek mücadeleler de uğraş yapsalar da bedeni işlemlerinde oluşan olanlar da uğraş yapsa da “Alın yazısı” deyip mücadeleyi bırakabilenler de olabilmektedir.

***

 Bendenizin başından da buna örnek olabilecek bir geçmişim olmuştu.

Gelin bu oluşumu beraber izleyelim.

***

Gözlerimde görme gerilemesi dolayısıyla Gözlük camı değişimi için gittiğim Polikliniklerdeki muhterem doktorlar. Bir noktada birleşiyordu.

“Gözünde Katarakt başlangıcı var ama yaşın ilerleyişinden sinirlerde zayıflama yanında, bundan öte arka kısmında bir şeyler görünüyor bir hastahane de muayene ol”  tavsiyesinde bulunuyorlardı.

Hangi hastahane de hangi doktor daha iyi halleder düşüncesi ile. Muhterem ve başarılı bir hastahane yönetici iken ayrılan kıymetli dostum Sayın Prof. Dr. Dursun Odabaşı' ya müracaatım da.

Konya Eğitim ve Araştırma Hastahanesi göz doktoru Sayın doçent Yaşar Sakarya'yı salık verince gittim.

Sayın Sakarya muayenesinde aynı problemleri görmekle beraber nereden kaynaklandığını tespit için beyin, göz grafikleri, kan tahlilleri vb. araştırması yapması neticesi sol gözümün katarak ameliyatını başarı ile tamamladı.

Bu sol göz ameliyatı neticesi başarılı bir görme fonksiyonuna kavuştuğum için sevinçliydim. Kendilerine gazetelerde de teşekkür ilanı vererek teşekkür etmiş oldum.

***

Sağ gözümün de ne zaman yapılabileceği soruma. “ Gözlerde sorunlar görülmekte sol gözü yaparken çok uğraşım oldu. Bu bakımdan sağ gözün yapılması üzerinde ben yapmak istemiyorum ama çok istersen Tıp Fakültesine gidebilirsin” deyiverdi.

Anladım ki tehlike bulunmakta ve belki ameliyat başarılı olamayacak göz kaybım olacaktı.

O zaman bendenizin düşüncesi “alın yazısı ve yaşlılıkta var. Böyle gitsin” düşüncesine yani “alın yazısına” girmiş oldum.

***

Aradan hayli zaman geçti. Bir gün bilgisayar da Kataraktla ilgili bir konferans olduğunu öğrenince gittim ve orada genç yaşlarda olan Prof. Dr. Ümit Kamış'ın Katarakt ameliyatlarında yeni buluşuşlarını dinleyicilerin hayretleri arasında bende dinledim!

Sayın Prof. Dr. Ümit Kamış'ın Öz geçmişini bilgisayardan buldum ve birçok başarılarını iftiharla okudum.

Bundan esinlenerek bu değerli doktora bir de bendeniz muayene olmak istedim ama hemen randevu almanın zor olduğunu öğrenince ne yaparım düşüncesine girdim.

***

Bu arada sevgili yeğenim RUGANO ayakkabıları sahibi Sayın İslâm ve eşi RânâBolanyığ'ın ziyaretleri sırasında sohbette anlatmış Rektöre mi gitsem acaba demiştim!

Sayın Rânâ hanımefendi söze girerek “enişte benim Dayı zadem Fazilet Hanım vasıtasıyla inşallah randevu alırız” demiş, iki gün sonrada aldıkları randevuyu bildirmişlerdi.

***

Nitekim iki gün sonra Yeğen İslâm Bolanyığ telefonla doktordan randevu aldıklarını söyledi ve bizzat kendisinin götüreceğini belirtti.

Benim,“ben taksi ile giderim” diretmeme, “Asla siz bana babalık yaptınız vazifem” deyip uzaklarımda olan Selçuk tıp fakültesine götürmekle kalmayıp benimle beraber muayene işlemlerini takip etti. Sağ olsunlar kendisi ve eşine teşekkürlerimi sunarım

Eve getirirken Ameliyat gününde de bizzat götüreceğini söyleyip o gün de sabahın köründe alarak hastahaneye tekrar götürdü ve ameliyat sonrası da eve getirdi.

Ne kadar memnun olduğumu bilemezsiniz. Pek karşılaşılmayan bu İnsanlık duygularından dolayı kendilerine tekrar teşekkürle Allah razı olsun derim.

***

Şimdi olanlara geçelim.

Selçuk Ün. Tıp fakültesi Göz klinikliğinde bendenizi evvela soru sonra elimdeki detaylara göz gezdirme neticesi asistan doktorların göze bakması sonrası, göz cihazlarına gönderdiler.

Her üç cihazda üç çeşit kontrol yapılırken ben tedirgin oluyordum. Gözümde problem mi var? Diye.

Cihazlar neticesi “sağda problem yok solda hem delik hem de problem var ama şimdilik ameliyat gerekmez” dediler

 Bu sırada Sayın Prof. Dr. Ümit Kamış bizzat gelerek muayene etti. Tüm muayenelerin süresi iki saate vardı sanırım.

Sayın Prof. Dr. Ümit kamış ameliyat gününü verdi ve o gün Hastaneye yattım.

Tekrar cihazlarla kontrol ve ameliyat masasına yattım Sayın Pof. Dr. Ümit Kamış beyefendi bizzat ameliyatı yaparken öğrencilerine de anlatıyordu.

***

On beş dakika sonra odama indim ve gün boyu devamlı bakım içinde damla vb. yapıldı ertesi gün yeniden kontrol ve Sayın Ümit Bey “geçmiş olsun” deyip talimatı verdi

Böylece açılan gözüm pırıl pırıl görüyordu.

***

İşte burada demek istediğim Selçuk Tıp fakülde cihazlarının son sistem içinde olmakla beraber başarılı ve kendini ilme vermiş yeni bir şeyler araştırmasında uğraşan Prof. Dr. öğretim üyelerinin bulunması ile birkaç yıl evvel belirttiğim gibi.

Üniversitenin ileri adımlar içinde ön sıralara geçmesi yanında!

Bizlerinde karamsarlık değil bu hekimlerimize başvurmamızın faydasını görmemizdir.

***

Üç gün sonrasına kontrole gelmemi istediler. Kontrol eden stajyer Doktor Hanım muayenelerini yaptı ve sorularını sordu.

Bendeniz “Prof. Dr. Ümit Kamış beyefendi gelmez mi” dediğimde “buraya pek gelmezler” demesinden birkaç dakika sonra Sayın Ümit Kamış Beyefendi çıkagelip bizzat birde kendileri cihazlarda kontrol sonrası birde göz arkası grafiğine bakarak!

“Sizin gözleriniz iyi durumda. Çok iyi gördüm. Üç hafta sonra gözlük vereceğim daha iyi göreceksiniz”deyip samimi bir ilgi gösterirken teşekkür etmelerime!

İşte biz doktorlar bu teşekkürleri bekler ve hastanın iyileşmesi ile gurur duyarız sözlerini eklediler.

***

İşte İlimde doktorluk bu idi. Oturup sadece muayene hatta ideoloji peşinde olmayıp insanlara yararlı olmak azmine şapka çıkartılırdı.

Gerek kendilerine gerekse bulunduğu müessese Selçuk Üniversitesi Rektör ve camiasını bu yöndeki başarılarından dolayı kutlarım.

***

Hoşça kalınız.