Tek sesli ufuk turu!

Abone Ol

 Konya Sivil Toplum Kuruluşları (STK), bu yıl da ufuk turu programını gerçekleştirdi.

Alanya'da buluşan STK'lar 3 gün boyunca Türkiye ve dünya siyasetinde yaşanan gelişmeleri konuştu.

Fakat konuşulanları görüş alışverişinden ziyade bir sohbet olarak değerlendirebiliriz. Çünkü basından ve sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla programda hiçbir muhalif ses çıkmadı. Tüm konuşulanlar hükümet lehineydi.

Zaten konuşmacıların profiline baktığımızda birçoğu AK Parti'nin politikalarını beğenen insanlar. Böyle bir yapıdan da hükümete eleştiri gelmesini beklemiyoruz. Ancak “STK'ların çok sesliliği nerede kaldı?” sorusunu da sormak gerekiyor herhalde.

Ufuk turlarında gördüğüm kadarıyla Konya STK'ları içinde çok seslilik bitmiş. AK Parti aleyhinde konuştuğun zaman dışlanıyorsun.

Bir de hükümetin Suriye ve Filistin politikasını eleştirdin mi, ya Amerikancı, ya İsrailci ya da provokatörcü oluyorsun.

Benzer durum programda da yaşandı. Bir konuşmacının hükümetin Suriye politikasındaki yanlışlarını eleştirmesi üzerine salonda hemen homurdanmalar başlıyor. “Ne diyor bu adam, provokasyonculuk yapıyor” şeklinde cümleler sarf ediliyor.

Programa Kıbrıs'ta olduğum için katılamadım ama takip eden gazeteci arkadaşlarımın bu tür durumların da yaşandığını anlatması gerçekten hayret vericidir...

Peki, STK’lar böyle mi olmalıdır. STK'lar dünyada hükümetin politikalarından bağımsız çalışmalar yürütürken biz de tam tersi bir durum var. Tersi bir durum olmasında; Ekonomik, rahat hareket edebilme, başta milletvekilliği olmak üzere değiş bürokratik alanlarda koltuk kapma, rant sağlama, diğer STK'ların önüne geçme, medyada daha çok yer alma gibi... bir çok neden var.

Bu nedenleri kabul edebilir miyiz? Hayır. Çünkü hükümet bugün var yarın yok. Dolayısıyla STK'lar omurgalı faaliyet yürütmeli. Her gelen hükümetle yakın diyalog kurmakla, politikalara sonuna kadar destek vermekle kişiliksiz STK'cılıktan kurtulamayız...

Gelelim ufuk turlarının 15 maddelik sonuç bildirgesine. Sonuç bildirgesinde hükümeti eleştiren hiçbir ibare yok. Hatta hükümetin politikalarını övme adına hatalar dahi yapılmış.

En önemli hata 3. maddede yer alan “Günümüzde Batı medeniyeti maddi ve manevi anlamda derin bir kriz yaşamaktadır. Uzun bir durgunluk döneminden sonra İslam medeniyeti için yükseliş döneminin işaretleri görülmektedir” ibaresiyle yapılmıştır.

Bugüne kadar kan ve sömürge üzerinden yaşayan Batı'nın hangi medeniyetinden bahsediyorusunuz? Ayrıca gittiği her yerde insanlığa gerçek medeniyeti öğreten İslam Medeniyeti ne zaman duraklamış ki bugün yükseliyor.

Hükümetin İslam dünyasıyla ilgili politikalarını övme uğruna, “İslam medeniyeti yeniden yükseliyor” demek büyük bir yanlıştır...

Sonuç bildirgesinde, “Arap Baharı diye isimlendirilen süreç, bölgede halkın rızasına dayalı meşru rejimlerin kurulmasının önünü açacaktır” ifadesi de kullanıldı.

İfade özü itibariyle sadece AK Parti'nin değil Amerika ve İsrail'in de işine gelecektir. Çünkü Arap Baharı'nı başlatan (işin arka planını yürütendir) ABD'dir. Dolayısıyla ülkelerin yeni liderleri ve rejimleri de ABD dostu olmak zorundadır. Fakat ABD, “demokrasi götürüyorum” ayağına devamlı olarak “rejimleri ve liderleri her ülkenin kendi halkı seçecek” diyor ama arka planının böyle olmadığı belli. Görünen köy kılavuz istemediğine göre “Arap Baharı meşru rejimlerin kurulmasının önünü açacaktır” demek insanın ufkunun olmadığının göstergesidir...

Suriye politikalarının da, “Tahriklere rağmen devam ettirilmesi” açıklandı. Bu bir anlamda “Reyhanlı gibi patlamalar yaşansa da, onlarca vatandaş ölse de Suriye politikası devam etmelidir” demekten başka bir şey değildir. Alanya'da 5 yıldızlı otelde tatil yapıp konuşmak kolay, gidin bir de bu sözlerinizi Reyhanlı'daki acılı ailelere de anlatın da görelim. Toplantıda bulunan bir STK yöneticisinin bir yakını Reyhanlı saldırısında ölse aynı şekilde bu ibare bildirge de yer alacak mıydı? Politik düşüneceğinize ufkunuzu açın ve biraz empati yaparak Reyhanlı halkının yerine kendinizi koyun!

Hükümetin başkanlık sistemi ve çözüm sürecine de destek verildi. Tersi olması da zaten beklenmiyordu. Türkiye'de politik ve ideolojik STK'lar olduğu sürece hükümetin düşüncelerinin zıttı bir şey söylemek provokatörlük olduğu için, başkanlık sistemine de, çözüm sürecine de... destek verilir...

Lafın özü 10. Ufuk Turu Toplantıları diğer toplantılarda olduğu gibi AK Parti'nin kurmaylarıyla ve partilileriyle buluştuğu Kızılcahamam kampından bana göre bir farkı yoktur. Aslında toplantının ismi “Ufuk Turu” yerine “Sohbet Toplantıları” şeklinde değiştirilse daha iyi olur. Çünkü eleştirel görüşlerin olmadığı bir yerde, “ufuk turu yapıyorum” demenin hiçbir anlamı yoktur.