İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde okul müdürü olarak görev yapan İbrahim Oktugan, bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırıyla silahla vurularak öldürüldü. Bu bağlamda Konya’da sendikalar bir araya gelerek eğitimcilerin sesi oldular ve eylem olarak dün eğitime bir gün ara verildi. Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün önünde yapılan eylemde ise sendika başkanları, üyeleri ve çok sayıda eğitimci yer aldı. Programda; “Öğretmene uzanan eller kırılsın. Beyaz önlük değil kefen verdiniz. Eğitimciler ölüyor, meclis uyuyor” gibi sloganlar da atıldı.

5B3A67D8 Cbc1 4B7F A362 B69F5913791A

“YASAL DÜZENLEMELERİN ACİLEN YAPILMASINI İSTİYORUZ”

Memur-Sen Konya İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Konya Şube Başkanı Nazif Karlıer, eğitim çalışanlarına yönelik giderek artan şiddet olaylarını protesto etmek için ve şiddeti önleyecek, failleri cezalandıracak, mağdurlara hukuki koruma sağlayacak bir yasal düzenlemenin yapılması talebiyle bir araya geldiklerinin altını çizdi. Karlıer, İstanbul Eyüpsultan’da eski bir öğrencinin okul müdürü İbrahim Oktugan’a silahla saldırıda bulunduğunu, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan okul müdürünün kurtarılamayarak vefat ettiğini anımsatarak meslektaşına Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiasına başsağlığı diledi. Karlıer, “Kanayan bir yara hâline gelen şiddet olaylarına dikkat çekiyor, tedbir alınması için yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Bu çağrımızı yıllardır yapıyoruz. Sesimize kulak verilseydi, gereken önlemler zamanında alınmış olsaydı belki de bugün başka şeyler konuşurduk. Ancak ne yazık ki birçok konuda olduğu gibi bu konuda da geç kalınmıştır. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın, Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in daveti üzerine bakanlıkta bir görüşme gerçekleştirmiş, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yapılmıştır. Sayın bakanın davetini ve eğitimcilere şiddeti önlemek üzere yapılacağı ifade edilen çalışmaları önemli ve kıymetli buluyoruz. Yarın yaşanmasını istemediğimiz acılar da bugünkü ilgisizliğin sonucu olmamalıdır. Şiddetin, eğitimi tehdit eder boyuta ulaştırması, geleceğimizi tehlikeye sokacak boyuta varması, acil ve köklü çözüm bulmayı zaruri hâle getiriyor. Devlet, kasıtlı şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önlemekle mükelleftir. Bu doğrultuda, eğitim çalışanlarına karşı eğitim ve öğretim hizmetinin sunumundan kaynaklı şiddet eylemlerine yönelik cezai ve hukuki tedbirlerin alınması elzemdir. Eğitim çalışanları olarak, şiddete karşı caydırıcı nitelikte ceza getirilmesini, şiddete uğrayana, çalışana da hukuki koruma sağlayacak türden yasal düzenlemelerin acilen yapılmasını istiyor ve bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Jmmj

“EĞİTİM ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDET GELECEĞİMİZE SIKILAN BİR KURŞUNDUR!”

Türk Eğitim Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Ali Köç, eğitimde şiddet yasası çıkarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunu ve eğitim camiasını büyük yasa boğan şiddet olaylarına bir yenisinin daha eklendiğine dikkat çekti. Ali Köç, İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde okul müdür olarak görev yapan İbrahim Oktugan’ın, bir öğrenci tarafından menfur saldırıyla silahla vurulduğunu ve canice öldürüldüğünü ifade ederek, “Kıymetli meslektaşımıza Allah ‘tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. Okullarımızda öğretmene şiddet, mobbing, taciz, itibarsızlaştırma, vakaları ciddi önlemlerin, yasal düzenlemelerin ve esaslı politikaların hayata geçirilememesi nedeniyle maalesef had safhaya ulaştı. Disiplin yönetmeliklerin yetersizliği, eğitimcilerin itibarını zedeleyen ve sadece adı değişen öğretmeni şikayet hatları, öğretmenlik mesleğinde mülakat, torpilli yönetici görevlendirmeleri, rotasyon, performans, şeffaf olmayan ödül, ceza gibi uygulamalarla rencide edilmesi tüm şiddet olaylarına zemin hazırlıyor. Çoğu okulumuzda güvenlik görevlisinin bulunmaması, güvenliğin sadece nöbetçi öğretmenlerin eliyle sağlanmaya çalışılması, kamera sisteminin olmaması da şiddet olaylarına neden oluyor. Dolayısıyla ‘Eğitimde Şiddet Yasası’ çıkarılmasının yanı sıra Meclis Araştırma Komisyonu kurulması, Türk Ceza Kanununda eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi de Türk Eğitim-Sen’in öncelikli taleplerindendir. Ayrıca Öğretmenlik Meslek Kanununda eğitim çalışanlarına yönelik şiddet ile ilgili yasal düzenlemenin yer alması için de büyük mücadele veriyoruz. Eğitim çalışanlarımıza yönelik şiddet aslında geleceğimize sıkılan bir kurşundur. Öğretmenlere verdiğimiz değer çocuklarımızın geleceğine yönelik verdiğimiz kıymettir. Bu bilinçle hareket etmek milli bir ödevdir” ifadelerine yer verdi.

ÇÖZÜM ÜRETİLMİYOR

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul, eğitim konusunda gerekli çözümlerin yerine getirilmediğinden yakınarak yaşanan sorunlarda öğretmenlerin hedef gösterilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Bahattin Ertuğrul, eğitimcilere karşı adeta sopa gösterildiğini ileri sürerek, “Millî Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim emekçilerine yönelik söylem ve yaklaşımları ile Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden emeğin değersizleştirildiği, mesleğimizin itibarsızlaştırdığı koşullarda, savaşlarda bile hedef alınmayan eğitim emekçileri okullarda şiddetin hedefi olmaya devam ediyor. Önceki gün ömrünün büyük bölümünü eğitime ve öğrencilerine adamış olan bir meslektaşımızı hayattan ve öğrencilerinden koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci oluşu ne de failin uyruğu ile ilgilidir. Bugüne kadar eğitimden sorumlu olanların yaptıkları açıklamalarda eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının bizlere karşı bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturdu” diye konuştu.

EĞİTİMSİZ BİR TOPLUM, KARANLIĞA MAHKUMDUR

Anadolu Eğitim Sendikası Konya Temsilcisi Şerife Dalkıran, eğitimsiz bir toplumun karanlığa mahkum olduğunu vurgulayarak öğretmene yapılan her saldırının ülkenin geleceğine yapıldığını ifade etti. Dalkıran, “Bu ülkede okulda öğretmen öldürüldü! Söz bitti! Şiddetin, cinayetin tek bir faili olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, her fırsatta tehdit ederek hedef haline getiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür. Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur” diye kaydetti.

Çatalhöyük otobüs hattında değişiklik! Çatalhöyük otobüs hattında değişiklik!

EĞİTİME DAİR ELEŞTİRİLERİMİZE KULAK TIKIYORLAR

Eğitim-Sen Konya Şube Başkanı Özgür Konukcu, eğitimde emeğin küçümsendiğini dile getirerek okullarda şiddetin körüklendiğinin de altını çizdi. Eğitimcilerin artık açık hedef haline geldiğini belirten Konukcu, “Buradan Milli Eğitim Bakanı’na soruyoruz; Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin can vermesi gerekiyor? İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır. Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz? Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Her suç gibi bu suçun da azmettiricileri olduğunu biliyor ve onları çok iyi tanıyoruz. Daha önce defalarca yaşadığımız cinayetler gibi Oktugan cinayetinin de azmettiricileri; öğretmenler çalışmıyor gibi yanlış bir algıyı toplumda yaymaya çalışanlardır. Bizleri bugün okullarımızda açık hedef haline getirenler; liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlar, her fırsatta bizleri aşağılamaya çalışan mülki amirlerdir. Öğretmenliğin aynı zamanda bir uzmanlık mesleği olduğunu görmezden gelenlerdir. Okullarda şiddeti körükleyenler; eğitime dair eleştiri ve önerilerimize yıllardır kulak tıkamakta ısrar edenlerdir. Bizleri hedef haline getirenler; her fırsatta emeğimizi küçümseyenler, mesleğimizi itibarsızlaştıranlardır” diye söyledi.

“CAN GÜVENLİĞİMİZİN OLMADIĞI BİR EĞİTİM SİSTEMİNİ KABUL ETMİYORUZ”

Hürriyetçi Eğitim Sen Konya İl Temsilcisi Semih Demir ise şunları dile getirdi: “Bugün eğitim emekçilerinin canlarından endişe ederek okula gidiyor olması işte bunların eseridir. Bunun için atılması gereken ilk adım zihniyetin kökten değişmesidir. Okullardaki şiddetin arkasındaki nedenler ortaya çıkarılmalı, eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalıdır. Okulda şiddetin son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz. Okullarda yaşanan şiddet olaylarındaki korkutucu tırmanışı engellemek için bir an önce eğitimde şiddet yasası çıkarılmalıdır. Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler toplumun vicdanını rahatlatacak ve yeni olaylar açısından caydırıcı olacak şekilde cezalandırılmalıdır. Özel ya da devlet okulu fark etmeksizin, derhal tüm okulların güvenliği sağlanmalıdır. Ahlak bekçiliğine soyunan RTÜK’ün toplumsal şiddeti başlıca gündemi haline getirip, mafya ve suç temalı TV yapımlarını denetlemesi sağlanmalıdır. İçine bin bir tane gereksiz ve hatta zararlı içeriklerle doldurulan müfredat yerine şiddetin çağdışı ve yanlış olduğunu öğreten, toplumsal yaşam dersleri içeren öğretim programları hazırlanmalıdır. Kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula gitmek istemiyor, can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz!”

Muhabir: TUBA KAYA