'T.C.' Tartışmasını Türk Milleti kazandı!

Abone Ol

 Son günlerin en önemli tartışmasını şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti “T.C.” oluşturdu.

Sağlık Bakanlığı'nın kendine bağlı kurumların tabelalarından “T.C.” ibaresini kaldırması, toplum içinden büyük tepki gördü.

Sosyal medyada Bakanlığa karşı savaş açıldı, duruma tepki gösteren milyonlar da isminin başına “T.C.” ibresini ekledi.

Tepkilerin büyüdüğü bir zamanda Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da “T.C.'ye gerek yoktur” ifadeleri ile sinirleri daha da gerdi.

Hatasını anlayacağı yere ateşin üzerine benzinle koşturdu...

Bakan arkadaşları da sinirlerin gerildiği bir ortamda T.C.'nin kalkmasını savundu.

Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, ortamı yumuşatacak açıklamalar yapması yerine, facebook ve twitter üzerinden isimlerinin başına T.C. ekleyenleri, “fitneciler” olarak nitelemesi bardağı taşıran damla oldu.

Bakan Müezzinoğlu gibi Bakan Bağış da sosyal medya üzerinden eleştiri yağmuruna tutuldu...

Peki, gelinen süreçte ne oldu?

Bakan Müezzinoğlu geri adım attı. Tabelalarda “T.C. ibaresi kalacak” dedi.

TRT Haber de "Sağlık Bakanlığı T.C.'yi kaldırdı" iddialarının kendisini hem üzdüğünü, hem de gerdiğini ifade ederek;

“Merak etmeyin, bu ülkenin huzurunu bozdurmamak için buraya da T.C.'yi koyduracağız' diyorum. Bitti, bitti. Bu ülkenin T.C.'siyle kimse oynayamaz" dedi.

Ama hem ülkenin huzurunu bozdunuz hem de T.C.'yle oynadınız Sayın Bakan!

Önce “T.C.'ye gerek yok” diyerek toplumu gerdiniz, huzuru kaçırdınız, gelinen süreçte “T.C.'ye kimse oynayamaz” diyorsunuz...

Nabza göre şerbet vermek, deyimi bu olsa gerek.

Toplumun tepkisini ölçmek niyetiyle T.C.'yi tabelalardan kaldırdıysanız, cevabınızı aldınız Sayın Bakan.

Bu tepkiler karşısında gerek hükümetiniz gerekse şahsınız umarım bir daha nabız ölçme işine girmezsiniz.

Çünkü Sayın Bakan, Türk Milleti, devletini kutsal kabul etmiştir ve küçük hesaplara da bu kutsalını çiğnetmemekte kararlıdır...

“T.C.” İBARESİ TABELALARDA NEDEN ÖNEMLİDİR?

T.C. ibaresi Türkiye Cumhuriyeti'nin kısaltmasından öte devletin aidiyatını simgelemektedir. Nasılsıki Osmanlı amblemi bir bütün olarak Osmanlı sınırlarlarını ifade etmişse, T.C.'de aynı şekilde Türkiye'nin sınırlarını ve devletin varlığını göstermektedir.

Şimdi siz T.C.'yi tabelalardan kaldırırsanız, devletin varlığını da silmiş olursunuz.

Devletin sınırları Ankara'da biter.

İstanbul'da oturan da Kars'ta oturan da devlet kurumana gittiğinde tabelada T.C.'yi göremezse, devletin varlığını hissedemez.

Bu aynı bayrak gibidir.

Nasılki bayrağın dalgalandığı her yer devletin sınırıysa, bayrağın kaltığı yerde de devletin sınırı biter.

Bu açıdan hatadan dönülerek doğru bir karar verilmiştir...

Ayrıca bugüne kadar PKK terör örgütü, Türk Askeri yerine T.C. askeri, Türk Devleti yerine T.C. devleti kelimelerini kullandı.

Tabelardan T.C. ibaresinin kaldırılmaması işte bu açıdan önemlidir. Çözüm süreciyle birlikte toplumun önemli bir kısmında, katil Öcalan ve katil sürüsü PKK'nın devleti ele geçirdiği kanısınının oluştuğu bir zamanda, T.C.'nın kaldırılması bir anlamda PKK'nın da ekmeğine de yağ sürmüştür.

PKK, “30 yıldır T.C. ile verdiğimiz mücadeleyi biz kazandık bakın T.C. devletini tabelalardan da siliyoruz” diyerek sevinç gösterisi bile yapmaya başlamıştır.

Bu girişime BDP'den destek gelmesi de sevindiklerinin göstergesidir...

İşte toplumu geren de bu düşünce olmuştur. Türk Milleti, ne oluyor, devletin ismide mi değişiyor? Diyerek tepkisini ortaya koymuştur.

Tüm bunlar ortadayken toplumdaki haklı tepkiyi fitnecilik olarak suçlamak, kabul edilemeyeceği gibi terör örgütünün elini güçlendirmiştir. İlerleyen günlerde görülecektir ki PKK bu girişimden yola çıkarak bölmeyi düşündüğü Anadolu topraklarında barış olması için T.C. ibaresinin kaldırılmasını isteyecektir...

Bu bakımdan bir şey yapılacaksa toplumu üzmeden, germeden, PKK'nın sevinmesine fırsat vermeden yapılmalıdır...