Günümüzde her geçen gün teknolojik yenilikler yapılmakta ve teknolojinin üretmiş olduğu ekipmanlar giderek pahalanmakta ve bu ekipmanların özel eğitim almış kişiler tarafından kullanılması gerekmektedir. O nedenle teknoloji kullanan işletmelerde ve tesislerde sürekli eğitime veya diğer nedenlerle de yeni eğitimli ve belgeli personele ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamak için bütün bakanlıklar belirli dönemlerde personel alım duyuruları yapmaktadırlar. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılda Sağlık bakanlığından personel alım duyuruları yapılmıştır.
Basında çıkan haberlerde “Sağlık Bakanlığı, 15 bin 247 sözleşmeli personel ve 2 bin 753 sürekli işçi alımı için düğmeye bastı. KPSS ile yapılacak başvurular 29 Eylül–6 Ekim 2025’te ÖSYM üzerinden alınacak” haberleri duyuruldu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdelediği 37 bin kişilik istihdam planının ilk aşamasında 19 bin personelin göreve başladığını hatırlattı. Memişoğlu, “Şimdi ikinci aşamaya geçiyoruz. 15 bin 247 sözleşmeli personel, 2 bin 753 sürekli işçi olmak üzere toplam 18 bin yeni personel alımı yapılacaktır. Bu atamaların ülkemize, milletimize ve büyük sağlık ailemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanlığı’nın bu alımı, hem sağlık çalışanı ihtiyacını karşılaması hem de iş arayan adaylara önemli bir istihdam kapısı sunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etmiştir.”
Sağlık önemli ancak sağlıklı olmak için sağlıklı yetiştirilen veya sağlıklı üretilen yiyeceklerin toplum tarafından tüketilmesi de önemlidir. Bu öneme istinaden son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı yaptığı kontroller sonucu zaman zaman bozuk gıda üreten firmaları kamuoyuna duyurmaktadır.
Sağlıklı gıda üretimi ile beslenen toplumlarda hastalıkların azalmasını ve sağlık giderlerinin azalmasına sebep olacağı bir gerçektir. Elbette ülkemizde nüfus artıyor, insanımızın daha huzurlu ve sağlıklı yaşaması için yeni sağlık kurumları açılmakta, dolayısıyla sağlık personeline ihtiyaç vardır. Buna hiç kimsenin bir itirazı olamaz.
Sağlıklı bir gıda üretimi için tarımsal üretimde iyi Tarım Uygulamaları (İTU) , Organik Tarım gibi üretim modelleri geliştirilmiştir. Bu üretim uygulamaları; gerek kaliteli ve verimli bir tarımsal üretim gerekse güvenli gıda tüketimi açısından oldukça önemli ürünler yetiştirmektedir. Bu tarım uygulamaları, topraktan sofraya kadar uzanan bütün üretim ve pazarlama aşamalarını kapsadığından üretimin her safhasında yetiştirilen ürün veya tarımsal faaliyetler bilinmekte, insan sağlığı ve çevreye olan etkileri değerlendirilerek kontrol altına alınmakta ve bütün riskler ortadan kaldırılmaktadır. Yetiştirme sürecinde üreticiler mevcut kaynakların (toprak tipi, erozyon, taban suyu seviyesi ve kalitesi, sürdürülebilir su kaynaklarının varlığı, arazinin ilk kullanımı, parazit ve diğer asalaklarla bulaşık olması ve bitişik alanlara etkisi gibi) varlığı göz önünde tutularak yapılmalıdır.
Toprağın işlenmesinden, ürün yetiştirme ve işlemeden kullanıma kadar bütün safhalar da ürünün sağlıklı ve mevzuatlara uygun olmasına özen gösterilmelidir. Bunun sağlanması için;
- Kaliteli tohum, mümkün olduğunca Sertifikalı fide veya fidan kullanılmalı,
- Uygun zamanda ve miktarda gübre kullanımı için toprak analizleri yılda en az bir defa, yaprak analizleri ihtiyaç duyulduğunda yaptırılmalı. Gübreleme, toprak yapısına göre hangi gübrenin uygun olduğunu belirledikten sonra, bitkinin ihtiyaç duyduğu miktarda ve zamanda yapılmalıdır. Arazilerde mümkün olduğunca yeşil gübre veya hayvan gübresi kullanılmalıdır.
- Sulama, gübreleme, ilaçlama, pestisit kullanımı ve diğer bütün uygulamalarla ilgili işlemleri kayıt altına alınmalı,
- Su kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirilebilecek ve bitkinin ihtiyaç duyacağı suyu temin edebilecek sulama sistemleri kurulmalı. Sulama suyu kaynağı yılda en az bir kez mikrobiyal, kimyasal ve mineral kirleticiler bakımından analiz ettirilmeli,
- Hastalık ve zararlılarla mücadele "Entegre Mücadele Teknik Talimatları" doğrultusunda öncelikle kültürel tedbirler, mekanik mücadele, biyolojik mücadele veya biyoteknik yöntemler uygulanmalı. Son çare olarak kimyasal mücadele yapılmalıdır.
- Hasat ve hasat sonrası işlemler hijyenik koşullarda yapılmalı.
Çevrenin ve doğal kaynakları korunmasının yanı sıra sağlıklı gıdalar üretmek için tarım bilinçli ve mesleki belgeli kişilerce yapılmalıdır.
İnsanların yerleşik hayata geçerek tarım yapmaya başlaması ve bu başlangıç zamanla gelişerek bu günkü modern tarımı oluşturmuştur. Bu yerleşik hayata sahip olan toplumların tarıma dayalı ekonomisi ve nüfusu tarım sektöründe çalışan kişiler etrafında oluşuyor iken tarım zamanla diğer sektörlere kaynak olmuştur. Tarım önceleri ferdi veya aile bireyleri tarafından yapılmakta iken sonradan tarım işletmelerinin de oluşmasına neden olmuştur.
Tarımda gelişmeler üretimde yer alan yatırım ve yönetimde bilgi kullanımı artmıştır. Diğer sektörlerde olduğu kadar olmasa da tarım sektöründe de danışmanlık hizmetleri yaygınlaşmaya başlamış olup bu olumlu bir gelişmedir.
Üretilen tarım ürünlerinin sağlıklı ve güvenilirliğini artırmak için tarımda daha fazla Ziraat Mühendisi ve diğer ilgili bazı meslekten olan personel istihdam edilmeli, sağlığımızı, tabiatı ve çevreyi tehdit eden unsurlar minimuma indirilmelidir. Bunun sağlanması için;
· Özel işletmelerde, bölgelere göre belirli büyüklükte araziye sahip bitkisel üretim yapmakta olan işletmelerde zirai eğitim almış (Ziraat Mühendisi) eleman istihdam etme mecburiyeti getirilmelidir.
· Hayvancılık işletmelerinde büyüklüklerine göre veteriner istihdam etme mecburiyeti getirilmelidir.
· Tarım ürünlerini işleyen bütün tesislerde en az bir ve kapasitelerine göre daha fazla sayıda gıda ve ilgili mesleklerden personel istihdam etme mecburiyeti zorunluluğu getirilmelidir.
Yediğimiz içtiğimizi üreten, işleyen ve tüketiciye kadar gelmesini sağlayan bütün işletmelerde bu husus dikkate alınmalı, böylece daha sağlıklı gıdalar tüketilerek sağlıklı toplum oluşturmalıyız. Sağlıklı yetiştirilen tarım ürünleri ile beslenen toplum da sağlık giderleri her yıl artan değil giderek azalma gösterecektir.
“İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın’ düsturu, ecdadımızdan bizlere miras olduğuna göre bu mirasa sahip çıkmak sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşamakla mümkündür.
Sağlık bakanlığı bütçesinin %27 ‘ini koruyucu sağlık hizmetlerine ayırmaktadır. Sağlık çalışanı sayımız 1,5 milyona yaklaştığı (2025) Sağlık Bakanlığı tarafından belirtilmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığının ise kayıtlara göre 65.500 kadar personeli bulunmaktadır. Belki bazılarına göre personel sayısını mukayese etmek gereksiz görülebilir, ancak su ürünleri, orman ürünleri, tarla, bahçe, tıbbi bitkiler ve hayvancılık gibi birçok alanda faaliyet gösteren tarım alanı çeşitli ve sorumluluğu fazla olan bakanlığın personel sayısı da bu kadar az olmamalıdır. Artan çevre felaketleri ve kuraklığa karşı daha çok araştırmalar yapılmalı ve sağlıklı ürün yetiştirmek için daha çok personel istihdam edilmelidir.
Tarım ve Orman Bakanlığının bir kısım görevleri özel sektör tarafından yapıldığı söylenebilir, sağlık hizmetlerinde de özel sektör vardır.
Ülkemizde sağlığa mutlak yatırım yapılmalı, yeni hastaneler yapılmalı, teknolojik donanımlar ve personel de alınmalıdır. Buna hiç kimse itiraz edemez. Ancak sağlıklı beslenmeyen bir toplumda sağlık harcamalarının her geçen gün artacağı da unutulmamalıdır. Son günlerde basında yer alan haberlerde yedikleri gıdadan zehirlenip ölenleri okumaktayız. Sağlık bakanlığının görevleri arasında “hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak” da vardır. Hastalık risklerinin azaltılması için bağışıklık sistemini güçlendirmekle ve sağlıklı beslenmekle olmaktadır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için diğer faktörler yanında sağlıklı diyet gerekmektedir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için tek tip beslenmeden kaçınılmalıdır. Farklı besin maddeleri, vitamin ve mineralleri içeren tarım ürünleri yeterince ve dengeli tüketilmeli ki bağışıklık sistemi güçlü olsun, hastalıklara karşı vücudumuzun direnci artsın.
Sağlıklı tarım ürünlerine yeterince ulaşamayan insanlar daha fazla hasta olacaklarından daha fazla sağlık giderleri olacaktır. Bu nedenle tarımsal üretimin sağlıklı ve sürekliliğini sağlamak için tarım sektöründe de gerekli önlemler almak için personel ve bütçe artırılmalıdır. Üretimde daha fazla teknik eleman arazide, gıda işletmelerinde ve kontrol laboratuvarlarında olmalıdır. Bu hedefe varılmadıkça üretim bilgisiyle donatılmış Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi ve Veteriner hekimlerden faydalanmamış olunacaktır. Yeterince sağlıklı üretilmeyen gıdalarla beslenmek zorunda kalan toplumda sağlık giderlerimiz de artmaya devam edeceği unutulmamalıdır.