Bergama Yeni Cami’de Tarihe Tanıklık Eden Ustaya Hüzünlü Veda
Kültür dünyasını derin bir yasa boğan bu acı kayıp, asırlık bir çınarın devrilmesiyle gerçekleşti. Parşömenin Türkiye'deki son temsilcilerinden İsmail Araç, yaşlılığa bağlı sağlık sorunları ve solunum yetmezliği nedeniyle evinde hayatını kaybetti. Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanındaki kültür, sanat ve akademi çevreleri bu ölüm haberiyle sarsıldı. Usta zanaatkar için memleketi Bergama Yeni Cami'de bugün öğlen düzenlenen törenin ardından Araç'ın cenazesi Bergama Mezarlığı'nda toprağa verildi. Sevenlerinin, ailesinin ve yetiştirdiği öğrencilerinin gözyaşları arasında toprağa verilen usta, geride doldurulması imkansız bir boşluk bıraktı.
UNESCO Tarafından Tescillenen Bir Yaşam Öyküsü: Yaşayan İnsan Hazinesi

Hayatını adadığı mesleği sayesinde uluslararası arenada da saygın bir yer edinen değerli usta, ömrü boyunca pek çok prestijli ödüle layık görüldü. İnsanlık tarihine armağan edilen en önemli kültürel miraslardan biri olan parşömenin son büyük ustası İsmail Araç, 1933 yılında Bergama'da dünyaya geldi. Doğduğu topraklarda kadim bir geleneğin izini süren Araç, geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılmasına sunduğu katkılar nedeniyle 2017 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı', 2021 yılında ise UNESCO'nun 'Yaşayan İnsan Hazinesi' unvanına layık görüldü. Bu unvanlar, onun sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda dünya kültür tarihini koruyan bir muhafız olduğunu tescilledi.
Tabakçılar Köprüsü Altında Başlayan 71 Yıllık Eşsiz Serüven
İsmail Araç'ın meslek aşkı, yarım asrı çoktan aşan bir zaman dilimi öncesinde mütevazı bir atölyede filizlenmişti. Deneyimli usta, 1953 yılında Tabakçılar Köprüsü altında başladığı dericilik mesleğini tam 71 yıl boyunca sürdürdü. Antik Çağ'dan günümüze ulaşan parşömen üretimini, hiçbir kimyasal kullanmadan geleneksel yöntemlerle yapan dünyadaki son ustalarından biri olarak kabul edilen Araç, eserleri ile Bergama’nın kültürel hafızasında simge isimlerden biri oldu. Kimyasal maddelerin kolaylığına kaçmadan, tamamen doğanın sunduğu imkanlarla üretim yapmak, onun sanata olan saygısının en büyük göstergesiydi.

Bergama Krallığı’nın Gizli Reçetesini Günümüze Taşıyan Deha
Ustanın ellerinde hayat bulan malzeme, sıradan bir kağıt ya da deriden çok daha öte tarihi bir anlam taşıyordu. Bergama Krallığı döneminde M.Ö. 2. yüzyılda geliştirilen en önemli yazı malzemelerinden parşömeni birebir geleneksel yöntemlerle günümüze taşıyan Araç, oğlak ve keçi derilerini özel işlemlerden geçirerek kullanılır hale getirdi. Hayvan derilerinin asırlarca bozulmadan kalabilen birer yazı tabakasına dönüşmesi süreci, sabır ve yüksek maharet istiyordu. Ağır fiziksel emek gerektiren bu mesleği yıllarca tek başına sürdürdü. Özellikle 'kavaleto' adı verilen geleneksel bıçaklarla yaptığı işçilik, yerli ve yabancı araştırmacıların büyük ilgisini çekti. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen bilim insanları ve sanat tarihçileri, onun kavaleto karşısındaki büyüleyici performansını hayranlıkla izlemişti.
Gelecek Kuşaklara Aktarılan Emanet ve Peştemal Kuşatma Töreni

Yaşamının son dönemlerinde en büyük endişesi bu kadim sanatın kendisiyle birlikte mezara gitmesi olan İsmail Araç, bu konuda tarihi bir sorumluluk üstlendi. Mesleğini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen usta sanatçı yaşamının son dönemlerinde bu hayalini gerçekleştirdi. Demet Sağlam Tokbay ve Nesrin Ermiş Pavlis’i yetiştirerek geleneksel parşömen sanatının devam etmesini sağlamak isteyen Araç, düzenlenen 'peştemal kuşatma' töreniyle çıraklarına ustalık icazeti verdi. Ahilik geleneğinin en anlamlı ritüellerinden biri olan bu icazet sayesinde, 2 bin yıllık Bergama mirası, ustanın yetiştirdiği yeni nesil sanatçılar vasıtasıyla geleceğe aktarılmaya devam edecek.






