'Suda Kota'cıların hevesi kursaklarında kaldı!

Abone Ol

Çiftçiyi strese sokan bir konu vardı: Suya kota getirilmesi...
Çok şükür, Meclis'ten gelen ertelelencek haberi ile şimdilik rahat bir nefes aldı.
Peki, bu kota fikrinin sorumlusu kim?
Gerçekliği yüksek olan iddialara göre Merkez Selçuklu Ziraat Odası. Hani Başkanı Faruk Çöklü'nün “Konya'da tarım bizden sorulur” dediği ziraat odası...  
Ne yapmış bu Çöklü?
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)’nun isteği üzerine yeraltı suyunun bireysel kuyularda 200 mm, kooperatif kuyularında ise 360 mm su ile sınırlandırılmasının uygun olacağını belirttiği bir rapor hazırlatmış.
Devlet Su İşleri 4. Bölge Müdürlüğü'nün suya kota getirilmesini düşündüğü bir zamanda bu raporun hazırlanması da oldukça manidar. Üstelik Bölge Müdürü Mustafa Uzun'un daha sonra ortaya çıkan “ben bu işe kellemi koydum” iddiaları da varken!
Raporun ismi ‘Konya Havzası Tarımında Planla ve Ölçülü Su Kullanımı.’
Raporu bilimsel hazırlatmışlar ancak pratikte düşünemedikleri için az kalsın tarlada ürün yanacaktı!
Neyse, Selçuklu Ziraat Odası raporunu tamamlayıp TZOB'ye gönderiyor. TZOB'nun da mantığına uygun gelecek ki raporu DSİ Genel Müdürlüğü'ne sunuyor. DSİ'de tam aradığım rapor sevinciyle Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na koşuyor.
En sonun da da Meclis'e gelen bir teklifle 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 10. maddesine “Kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine çekilecek yeraltı suyu miktarının tespitini sağlayacak ölçüm sistemleri kurulmadan, kullanma belgesi verilemez” hükmü ekleniyor.
Çiftçiye de ölçüm cihazını takması için 2 yıllık süre veriliyor.
Türkiye'nin heryerinde çiftçiler yandım anam feryadına başlıyor!
Raporu hazırlayanlar dahil herkes ne oluyor, şaşkınlığı yaşıyor. TZOB ve Selçuklu Ziraat Odası Başkanı Faruk Çöklü, pişmanlık içerisinde, “Hazırlanan raporun bu hale geleceğini bilmiyordum”  ifadelerine başlıyor.
 “Biz de kota istemiyoruz” söylemlerle günah çıkarmanın derdine düşüyorlar.
Eee... büyüklerine danışmadan haddinden büyük işe kalkışırlarsa sonu bu olur!...
Allah'tan Türkiye'de tarıma darbe vuracak bu raporun karşısında KOP Kalkınma İdaresi Başkanlığı kararlı bir şekilde duruyor.
Kalkınma İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu'nun gayretleriyle “DSİ Genel Müdürlüğü Tarafından KOP İllerinde Uygulanacak Olan Su Kotalarının Bitki Üretimine Olan Etkisi” ve “KOP Bölgesinde DSİ Yeraltı Suyu (YAS) Eylem Planı ve Kuyulara Su Tahsisi Uygulaması” isimli iki rapor hazırlıyor.
Raporlar çok net. Dolaylı cümlelerden oluşmuyor.
Deniyor ki, mevcut alt yapı oluşturulmadan kota uygulanırsa yıllık 5 milyar TL civarında olan bitkisel üretim geliri 1,7 milyar TL azalır. Hayvansal üretim ve tarıma dayalı sanayi sektörünü de işin içine katarsak kayıp katlanır.
KOP'un net verilerle açıkladığı raporları dikkate alan muhalefet ve iktidar milletvekilleri  kuyulara sayaç takılması süresinin 3 yıl ve sürenin bitiminde Bakanlar Kurulu'nun kararıyla da 2 yıl daha ertelenmesi talebiyle kanun teklifi verdiler.
Bu süreçte MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ve AK Parti Konya Milletvekili İlhan Yerlikaya'nın emekleri büyüktür.
Alt komisyonda teklif kabul edildi. Bugün de Meclis'te görüşülüp kanunlaşması bekleniyor.
Şimdilik çiftçinin 5 yıl süreyle rahat bir nefes aldığını söyleyebiliriz. Bu süre zarfında da KOP İdaresi alt yapıyı hazırlayacaktır.
Çünkü KOP Kalkınma İdaresi Başkanı Babaoğlu kararlı. 5 yıl içinde basınçlı sulama sistemine geçilecek, araziler toplulaştırılacak, suyun az olduğu dağ köylerine göletler yapılacak yani suyu konya tabiriyle hoyratça kullanma dönemi sona erecek...
Tüm bunlar yapıldığı takdirde de suya kota getirilmesinin bir önemi kalmayacak. Hangi ürünün ne kadar su istediği belli olacağı için ürün tarlada kalacak derdi olmayacak.
Çünkü KOP İdaresi birilerinin gazına gelip, arka planı düşünmeden rapor hazırlamaz. Uzmanlarıyla görüşür, çiftçiyle tartışır ve gereğini yapar. Suya kota karşısında hazırladığı raporlar sağlıklı bir şekilde çalıştıklarının göstergesidir.
Sözün kısası, Merkez Selçuklu Ziraat Odası Başkanı Faruk Çöklü'nün hazırlattığı rapor,  TZOB'nin bilinçsiz hareketi ve DSİ 4. Bölge Müdürü Mustafa Uzun'un kişisel hırsının sonucunda Türkiye'de tarımı yok edecek girişim KOP İdaresi ve Konya Milletvekilleri tarafından bertaraf edilmiştir.
Böylece kotacıların hevesi kursağında kalmıştır!
Çiftçilerinin de bu süreçte  KOP İdaresi ve Konya Milletvekillerine bir teşekkür borcu da vardır...