Sömürülen işçidir, memur değil!

Abone Ol

Dün yine binlerce işçi meydanlara indi.

Ellerinde “Köle değiliz, işçiyiz” pankartları ile yaşam standatlarının yükselmesi için bir kez daha haykırdılar.

Daha doğrusu da işçi haykırdı ama dinleyen de olmadı.

İşçi hakları konusunda çeşitli platformlarda gözül laflar eden hükümet, iş hakları vermeye geldiğinde ise, ekonominin olanaksızlığından yakındı, “Yunanistan gibi mi olalım?” edebiyatına başladı. Fakat düne kadar IMF'ye borç vermekten söz ediliyordu...

IMF'ye borç vermeyi düşünen hükümet, işçisine ise hazinenin kapılarını kapatıyor...

2013'ün ilk altı ayı için işçinin eline net geçen asgari ücret 774 TL oldu. İkinci altı için ise bu oran 804,70 lira olacak. Böylelikle AK Parti hükümeti işçisine yılın ilk 6 ayı için yüzde 4.1, ikinci 6 ay için ise yüzde 4,4 zam artırışını reva gördü.

Gece yarışı milletvekili maaşlarına ise yüzde 45 zam yapmaktan da geri durmadı...

Maaş konusunun dışında 4/B, 4/C statüsündeki sözleşmeli çalışanın da kadro hakkını yıllardır vermedi. Her defasında verilen sözlerle çalışanın hayalları yıkılırken, taşeronlaştırma faaliyetleri de hızla artıyor.

Yasal haklarının verilmeyerek, köle zihniyeti gibi çalıştırılan taşeron işçiler, hayatta kalma savaşı vermektedir.

Taşeron işçiler adeta komutla hareket eden bireyler haline getirilmiştir.

İşten atılma korkusuyla seslerini dahi çıkaramıyorlar.

Fakat buna rağmen taşeron zihniyeti nedeniyle on binlerce işçi devletin asli ve sürekli işlerini yapmalarına rağmen, yılın belli dönemlerinde işten çıkarılmaktadır.

En önemlisi ise taşeron mütaeahhitlerin altında çalışan işçilerin, iş güvenliğinin olmamasıdır.

İş kazalarının seri cinayete dönüştüğü Türkiye'de heryıl yüzlerce işçi iş kazalarında hayatını kaybederken, arkasında “bundan sonra nasıl geçeneceğiz endişesi” içinde gözü yaşlı ailesini bırakıyor.

AK Parti hükümeti ise her defasında “iş kazalarıyla ilgili düzenleme yapacağım” sözleriyle günü kurtarma siyasetinin peşine takılıyor. Bir iki göstermelik, panel ve seminerle ile duruma dikkat çekmeye çalışsada, kanuni düzenlemeler yapılmadığı için ölümler devam ediyor...

İşçilerin haklarıyla ilgili muhalefetin verdiği önergeler de kabul dahi görmüyor.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın kamuda aynı işi yapmakla birlikte, farklı statüde çalışanların memur veya sürekli işçi kadrolarına atanması amacıyla verdiği kanun teklifi, iktidar milletvekilleri tarafından reddedildi.

Kanun teklifinde adaletsizliğin ve ayrımcılığın giderilmesi amaçlanıyordu. Ancak AK Parti, taşeronlaşmayı durduracak bu teklife onay vermedi. Teklifin kabul edilmesini bekleyen işçilerin hayalleri yıkılırken, taşeron firmalar büyük bir sevinç yaşadı...

Kısacası AK Parti hükümeti, 10 yıl boyunca umut tacirliği yaptı, sürekli sözler verdi ancak verilen sözleri bir türlü yerine getirmedi.

Her verilen söz ise gerçeğe dönüşmediği için varolan hayallar de yıkıldı...

Yıkılan hayallari için de de işçiler 1 Mayıs'ı kutlamaya çalıştı.

Memurlar ise resmi tatil nedeniyle yattı. Herne kadar bazı memur sendikaları, “biz de 1 Mayıs'ı alanlarda kutlayacağız” dese de özünde bu bir işçi bayramıdır.

Dolayısıyla, “İdare-i Maslahatçılık” yapan, hertürlü hakları kanunla güvence altına alınmış olan memurlar, yasal haklardan yoksun, taşeron zihniyeti altında tabiri caizse köle gibi çalışan işçinin halini anlamayaz. Anlaması da beklenemez!

Dün memur sendikaları alanlara çıktıklarında, hükümet aleyhinde konuşabildiler mi, işçilerin köle gibi çalıştıklarını ifade edebildiler mi? Hayır.

Hükümetin gösterdiği alanlarda biri iki güzel konuşma ile “1 Mayıs'ı kutladık” dediler...

Onun için Türkiye'de artık anlam karmaşasını bir kenara bırakalım.

Memur işçi değil, devletin işini yapmakla yükümlü devlet memurlarıdır. İşçiler ise devletin ve özelin işini yaparken taşeron firmaların altında, zor şartlar içinde asgari ücretle çalışanlardır.

1 Mayıs İşçi Bayramı'dır, geçmişte böyleydi ve gelecekte de böyle olacaktır.

Dün resmi tatil olduğu için memurlar uyurken, aileleriyle birlikte pikniğe giderken, milyonlarca işçi işlerinin başındaydı.

Onun için Türkiye'nin gerçeğinde sömürülen işçidir, memur değil!